Psikolog Buse Aydın öyle nokta atışı tespitler yapıyor ki...
Hayatında bir kadın olan veya olacak olan her erkek bunu sonuna kadar izlemeli ve can kulağıyla dinlemeli brolarım.
Ben sadece küçük bir kesit paylaştım ama siz devamını da mutlaka izleyin. Özellikle bu kısmı kaydedin ve ilişki satrancını usta gibi oynayın...
Düşmanlığın bile bir raconu vardır. Ölümüne kavga etmenin bile bir raconu vardır. Mesela dövdüğün adama elini ayağını öptürmezsin, etek giydirip fotoğrafını çekmezsin. Mafya değilsen, çakal değilsen.
AKP korkutup sindirdiği CHP’lilere reisin elini öptürüp rozet takıyor. Bu düşman hukukuna bile sığmayan bir aşağılamadır.
Bu arada halka yani bizlere de: “Biz sizin seçtiklerinizi işte böyle itimiz köpeğimiz yaparız, kendi kapımızın önüne bağlarız” mesajı veriyorlar.
Öfke çok büyüyor, halkın sinir uçlarıyla çok oynanıyor. Bu gidişatın sonu kimse için hayırlı olamaz.
@Acarogullari10@NisanyanHimself Hocam siz Sevan Nişanyan in fikrine katılmak zorunda mısınız? Öyle düşünüyorsanız buna ilk paylasiminizda neden yer vermediniz?
Bunca hoyratlık almış başını giderken, insan onuru her gün başka biçimde örselenirken elden hiçbir şeyin gelmemesi keder veriyor. Edebiyatla teselli bulmak da bencilce... Ne ki başka yol bilmiyoruz. Belki şu: Yazdığımız her iyi cümle vasatlığa, bayağılığa karşı bir zaferdir.
Mina Urgan, “Bir Dinozorun Anıları” adlı kitabında şöyle yazar:
“Eğitim alanında herkese eşit fırsatlar sağlanmadığını, bana verilen imkânlardan başkalarının yoksun kaldığını anladığım an, sosyalist oldum: Yirmi yaşındaydım. Yirmi yaşındakiler kendilerini pek beğenirler. Ben de kendimi bir şey sanıyordum.
Sonra günün birinde trenle Anadolu'dan geçerken, lokomotif bir ara durakladı. Ve bir kulübenin önünde kendi yaşımda bir kız gördüm. Kız, bir çeşit gururla başını kaldırmış, kayıtsız gözlerle trene bakıyordu. Nerdeyse göz göze gelir gibi olduk bir saniye. İşte o sırada sanki bir şimşek çaktı kafamda. "Ben, o kulübenin önündeki kız olabilirdim; o kız da trende, benim şimdi durduğum yerde durabilirdi" diye düşündüm. Benim ben olmam, onun o olması salt bir rastlantıydı. Benim ben olmam, yabancı diller bilmem, üniversitede okumam, kültürlü sayılmam, kendi marifetim değil, bir rastlantının sonucuydu sadece. O talihsizdi, ben talihliydim, işte o kadar.”
Bu sabah Üsküdar Belediyesi’ni polis bastı, başkan Sinem Dedetaş dahil 6 yönetici gözaltına alındı.
Her hafta bir CHP’li başkan hapse gönderiliyor.
İktidarı gasbeden azgın azınlık, ana muhalefetten intikam alıyor.
Kabile ya da aşiret devleti, bunlardan daha ileridir.
@MuratMuratoglux Bu Osmanlı hayalî nedir anlamıyorum? Kardeşim sen Osmanlı'da tabaaydın, vergi vermediginde devlet tepene çökerdi. Bu neyin sevdasidir yahu?
@MaliGuller Yaw kardeşim ne diyon ya?! Bu tespitlerin sırası mi simdi? Yok logo tasarımı kötü, yok dini siyasete alet etme. Ev yanıyor siz itfaiyenin sireni hoşuma gitmedi diyorsunuz.
Bu fütursuz ve kontrolsüz belediye operasyonlarının bana göre iki anlamı var, ya gerçeklikten koptular kendi elleriyle geleceğin iktidarını hazırlıyorlar ya da artık sandığı umursamıyorlar, yoksa bu kadar pervasızlığın başka izahını bulamıyorum.