İnşallah tersane istanbulun deniz kenarı kısmına yoksul çocuklar girer de soylu olduğunu düşünen kesimin seyir zevkine sıçar. Ortamdaki en az lüks olan yer starbucks. Kapsayıcılık diye bir türkü tutturmuşlar, hayatın hiçbir yerinde görmüyoruz.
Deniz'i alırlarsa, "Deniz'i maalesef alırlar" demenize güvenerek alırlar zaten, onun yerine "Skkimin başını alırlar" denir ve bu sözün altı eylemle doldurulursa Deniz ve diğerlerinin artık alınamayacağı bir sürecin çarkları işlemeye başlar.
nato gözaltılarına dair gizlilik kararı ve görüş kısıtlaması olduğu için avukatlar şu anda ne dosyayı görebiliyor ne de müvekkillerle görüşebiliyor.
savcıyla görüşme talepleri de reddediliyor ve adliyede koridora girişleri bile engelleniyor.
Devletin istedigi oldu: dubai olduk.
Yabanci turistlerin bu sehre hakki var, yurumeye, kamusal mekanlari kullanmaya haklari var.
istanbullularin hicbir seye hakki yok. tek islev uzak mahallelerdeki evlerden gelip sehrin en guzel yerlerinde kalan turistlere hizmet etmek.
#Gezi13Yaşında
Ethem Sarısülük hep 26
Ali İsmail hep 19
Berkin Elvan hep 15 yaşında bir fidan
Ahmet Atakan hep 23
Abdullah Cömert hep 22
Mehmet Ayvalıtaş hep 20
Medeni Yıldırım hep 18
Hasan Ferit Gedik hep 21.
Yani kusura bakmayın ama hanımefendi siz kanye west konserine gittiniz:) igde orada olduğunuzu gösterdiniz, duyurdunuz. Bunu da ben her yerden gözlem paylaşabilirim diyerek savundunuz. Savunabilirsiniz, insan çelişkili canlı sonuçta. Ama kendinizi üstün görmeyi bırakın lütfen
Sözcüklerle aranız iyi bu sebeple tercih edilen “kebapçı köşesi” kötü bir üslup. muhalif-iktidar meselesi de değil bu. Toplum muhalifleri de muhalifliği de cool görmüyor. Kendi balonunuzda çalıp söylüyorsunuz.
Adamı protesto etmek için kadınlar niye mekanı terk ediyor, mekanın sahibinin Ozan Güven olduğu mu çıkmış ortaya? Şiddet faili Ozan Güven istenmediği yerde durmayacak, bitti. Kendisi protesto edilmediği yerlere gidecek. Mesela senin ofise gelebilir gibi görünüyor zırvalarından.
Taksim Gezi Parkı İngiliz taraftarlar için festival alanına çevrilmiş. Ne güzel de olmuş. İnsanlar yiyip içip sosyalleşiyor.
Beyoğlu’nda UEFA finali için gördüğüm neşe 2010’lar İstanbulunu hatırlattı.
Sıkıntı, şu ortamı bugün ülkende yaşayabilmek için İngiliz pasaportunun olması gerekmesi.
Aynı ortamı İstanbullu için kurmaya kalksak hemen “yassak kardeşim”.
Halbuki bu parkta biz konser de dinledik, şenliğe de katıldık, film de izledik, 1 Mayıs’ı da kutladık.
İBB parkı kamusal etkinliklerde kullanmasın diye Vakıflara dahi devretmeye kalktılar.
Neydi o popüler kelime:
D E K O L O N İ Z A S Y O N
Evet, herkese lazım.
Çoğu işyerinde kreş ya da yuva benzeri bakımevi de bulunmadığının, ebeveynlerin kreşlere zorunlu olduğunu tekrar hatırlayalım. Şu ekonomide çocuk doğurmak çoğu hane için sürdürülebilir (!) değil
Aylık kreş ücreti: 35.000 TL
Ortalama maaş: 30.000 TL
Ben: Doğurganlık oranı ekonomik sebeplerden düşüyor.
Aile Bakanlığı: Hayır süpürge reklamlarından dolayı düşüyor.
istediğimiz kadar kendimizi sanata, kitaba, spora, terapiye verip kendi kendimize iyi gelmeye çalışalım menfaat siyasetiyle yönetilen hastalıklı bir toplumda, insanı tüketip bitiren bir sistemde yaşadığımız müddetçe bu bireysel çabamızın hiçbir karşılığı yok