Manisa Turgutlu’da, evlatlarımızın eğitim gördüğü bir okulun önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle telin ediyoruz.
Okullarımızın kapısına kadar ulaşan şiddet, yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülemez. Çocuklarımızın güven içinde eğitim görebilmesi, devletin en temel sorumluluklarından biridir.
Hadisenin bütün yönleriyle ve hiçbir ihmal karanlıkta bırakılmadan araştırılması; silaha erişimden okul güvenliğine kadar tüm hususların açıklığa kavuşturulması zaruridir.
Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor; ailelerine, Manisa’mıza ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bırakın milletin gazını alma politikalarını millet size artık inanmıyor
İnandırıcılığınız kalmadı, iktidar daha eski bakanlardan,milletvekillerinden eski belediye başkanlarından kamu araçlarını geri alamıyor suça karışmasalar haberimiz olmayacak
Tasarruftan önce gidin müşteri garantili karadelikleri kapatın
İşte AKP’nin amaçladığı ‘SANDIKSIZ İLERİ DEMOKRASİ’ düzeni;
Şehitlere 2 metrekare,
Teröristbaşı Öcalan’a VİLLA!!!
Pkk zaten tarihinin en zayıf noktadındayken, bir dönem daha kazanmak için değer miydi!!!
Sayın Savcı bey dilimiz döndüğünce yanlış olduğunu hep beraber haykırıyoruz ama bizi duymaları gerekenler hem sağır hem kör olmuş
Birde sizin aracılığınızla soralım belki duyarlar
Doğu ve Güneydoğu da Devleti'nin yanında olan PKK terör örgütü ile mücadele eden hem malı hemde namusu zarara uğrayan vatandaşlarımıza ne diyeceğiz
Siz yanlış yaptınız devlete vatana sahip çıkmaklamı diyeceğiz
Yada devletin yanında olmasaydınızmı diyeceğiz yazıklar olsun
Benim düşüncem şu meclis ne zamanki elitlerden (istisnalar hariç) oluşmaktan vazgeçer bu işler ozaman çözülür.Çözüm isteyenler halkı bilmiyor,Anadil deyip duranların çocukları yurtdışında daha ne diyeyim
Bir gün milletin karşısına çıkıp biz kandırıldık Allahta millette af etsin derseniz Allah'ı bilmem ama millet af etmez gibi geliyor bana
Bu anlamamakta neden bu kadar direniyorsunuz her barış barış diye çığırkanlık yapıldıktan sonra Terör örgütü hep strateji değiştirmiştir.Bunu anlamak bu kadar zormu
Bu Aziz toprakları Aziz Milletimize, Türk Milletine daim bir Vatan yapan Malazgirt Zaferinin ve bu vatanı namus, kutlu bir emanet bilerek düşmandan koruyan, istiladan kurtaran, üstüne kaim bir devleti kuran Büyük Atatürk'ün kumandanlığında Afyonkarahisar'da Kocatepe'de başlayan destansı mücadelenin, Büyük Taarruzun yıldönümü bugün.
Vatan için, Millet için, Devlet için şehadete ermiş kahramanlarımızı, Büyük Kumandan Alparslan'ı, Cumhuriyetimizin Kurucusu Başkomutanımız Atatürk'ü rahmet ve minnetle anıyor, Zafer Haftamızı tebrik ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti olarak sadece terör ve şiddete muhatap değiliz!
Terörü propaganda aracı olarak benimsemiş PKK’nın ETNİK BÖLÜCÜ SİYASETİ ile karşı karşıyayız!!!
Biz Milletimize söz veriyoruz; bu ihanetin 'kök' salmasına, o 'çerçeve'nin başka ihanet fotoğrafları ile dolmasına engel olacağız.
Adeta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK ile bir savaşa girmiş ve kaybetmiş gibi siyasi sonuçlara sebep olacak bu yasaya karşıyız.
Bugüne kadar siyasal olarak emellerinden taviz vermediklerini, vermeyeceklerini her aşamada beyan eden, üstüne işledikleri cinayet ve katliamlardan pişman olmadıklarını söyleyen, iktidarın verdiği cüretle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni mağlubiyete uğratmış gibi meydanlarda naralar atan bir örgütü muhatap almak devletimizin itibarına, Milletimizin onuruna, şehitlerimizin hatırasına hakarettir, ihanettir.
Tarih, bugün keyfi iktidarlarını sürdürmek hedefiyle ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Seçime’ ayarlı yürütülen bu sürece ortak olanları, Türk Milleti ve Devleti'nin yanında duranları not edecek.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, bir anayasa değişikliği provasıdır.
Kamuoyundaki tartışmalara ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda gündeme getirilen taleplere kıyasla profili düşük tutulan bu teklifle kamuoyunun ve Meclis aritmetiğinin kritik değişiklikler içeren bir anayasa değişikliğine hazır hale getirilmesi amaçlanıyor.
Bu kanun teklifine de, olası bir anayasa değişikliğine de peşinen HAYIR diyoruz!
@DpGultekinUysal Sayın Genel Başkanım bu hamleleri bu iktidar ve yanlılarının gidişini perçinlemiştir.
Bizler bu ülkeyi savunmak için ölmekten korkmadık yine ülkeyi savunmak için cezaevine girmekten de korkmayız yerimiz şerefi ve namusu için siyaset yapanların yanıdır.
Terör demokrasi için değil beka için bir risktir ve bu risk teröristle pazarlık edilerek ortadan kaldırılamaz. Terörün ve teröriste destek veren her bir kimsenin, etnik bölücüğü destekleyen kim varsa her biri için demokrasi sadece bir söylemsel araçtır. Bir taraftan tedhiş eylemlerine , teröre, demokrasinin ruhunu meydana getiren insana ve insanın en temel hakkı olan yaşamaya hakkının hilafına iş görüp, diğer taraftan da bunu savunurken ‘demokrasi’ demek sahtekarlıktır, yalancılıktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi tezlerine, kurucu ilke ve değerlere karşı olmanın kıymet görmek için geçer akçe olduğunu gören bu aykırı tavırla ekmeğini tuttukları köşelerden, kürsülerden kazanan fonlanmış kimselerin PKK terör örgütü ve siyasi bağlantıları lehine yaptığı PR, etnik bölücülüğü ıkına ıkına demokrasi ile yan yana getiren zihniyet demokrasiden de itibardan da haysiyetten de uzaktır.
1984’ten beri başta Kürt kökenli vatandaşlarımız olmak üzere binlerce insanımızın hayatına mal olan, bölücülük üzerine kurulu siyasi anlayışın temsilcileri bir yandan “demokratik cumhuriyeti biz kuracağız” gibi aldatıcı söylemlerle halkı oyalarken; öte yandan şiddet ve terörle milyonların özgürlüğünü, huzurunu gasp etmiş ve iktidardan aldıkları yüzle “pişman değiliz” naraları atmışlardır. Bu çarpık demagojinin arkasındaki gerçek niyet; etnik temelli hakimiyet ve ülke bütünlüğümüzün parçalanmasıdır.
Demokrat Parti olarak temel itirazımız nettir: PKK terör örgütünü, iktidar eliyle herhangi bir etnik grubun “hamisi” veya temsili konumuna yerleştirmek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Milletimize karşı işlenmiş en büyük ihanettir. Devletin kurumları ve milletin iradesi, terör örgütlerinin kuklası haline getirilemez. Hiçbir siyasi hesap, şehitlerimizin kanını, gazilerimizin fedakârlığını ve milletimizin birliğini pazarlık konusu yapma hakkı vermez.
İktidarın iki ortağının, AKP ve MHP’nin teklifi ve siyasi hesaplarla ilgili yasaya ‘evet’ diyen muhalefet partileri PKK’yı veya liderini toplumsal muhatap haline getirmiş, Türkiye'de temelde etnik ayrıma maruz kalmaksızın her bir vatandaş bir demokrasi ve insan hakları sorunu ile mücadele ederken bunu bir etnik grubun sorunu olarak idrak etmiş, bu hali ile bölücülüğe paye vermiştir.
Biz; Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini, bütünlüğünü, laik ve demokratik esaslarını savunuyoruz. Etnik kimlikleri; vatandaşlarımızın onuru, kültürü ve zenginliği olarak korur, saygı duyarız, fakat hiçbir etnik kimliği, terör örgütlerinin siyasi amaçlarına alet etmeyeceğiz. Türkiye’yi parçalanmış, parçalı yönetimlere mahkûm etme peşindeki her girişimin karşısında dimdik duracağız.
Türkiye’nin ihtiyacı, terörle arasına net bir mesafe koymuş, demokratik siyaseti güçlendiren, hukuk devletini tahkim eden ve milletimizin birliğini esas alan bir yaklaşımdır. Devletin otoritesini zayıflatan değil, demokratik meşruiyetini güçlendiren adımlar atılmalıdır.
Bu açıklama sadece bir itiraz değildir.
Bu açıklama, Gazi Meclis’in iradesini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ve Türk Milleti’nin ortak geleceğini savunma kararlılığımızın ilanıdır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu hükmün karşısında hiçbir örgüt, hiçbir pazarlık ve hiçbir siyasi hesap duramaz.
Çözüm demokrasidir, adalettir, hukukun işletilmesidir.
Demokrat Parti olarak bizim 'çerçeve'miz budur!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
DEMOKRAT PARTİ OLARAK BİZİM DE ÇERÇEVEMİZ BUDUR
“PKK Terör Örgütünün, ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yaşayanlar başta olmak üzere Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerindeki vesayetini kaldıracağımıza, bu gibi vesayeti kurumsallaştıracak her teşebbüse karşıyız”
Aziz Milletimiz,
Bugün Türkiye, demokrasi ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek bir süreçle karşı karşıyadır.
İçeriği milletvekillerinden ve Aziz Türk Milletinden gizlenen bir ‘çerçeve yasa’, henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesine sunulmadan İmralı’nın onayına 'arz edilmiştir.' Bu tablo, millî egemenlik ilkesini zedeleyen, Gazi Meclis’i devre dışı bırakan ve millet iradesini gölgeleyen vahim bir anlayışın göstergesidir.
AKP-MHP ortaklığının alışık olduğu düzene uygun biçimde Milletimizin vicdanında ve Cumhuriyetin ruhunda kabul bulamayacak her mesele önce tartışmaya açılmakta, sonra yaratılan fiili durum torbalara doldurularak yasalaşmaktadır.
Bugün de böyle olmuştur. Bebek Katili'ne 'statü' arayışı 'Çerçeve Yasa' meclise gelmeden kendisine sunulması ile nihayete ermiş, Milletvekilleri dahi içeriğine vakıf olmamışken Bebek Katili vakıf olmuş, onay vermiş bu hali ile Bebek Katili Öcalan Yasama erkinin bir üyesi haline getirilmiş, hatta bu uygulama ile yasamanın da üzerine çıkarılmıştır.
Bu, bir terör hükümlüsünün, elebaşının Gazi Meclis’in iradesi üzerinde etkili bir siyasi özne hâline getirmeye çalışmaktır. Bu, sadece hukuka değil, şehitlerimizin aziz hatırasına ve millet vicdanına da ağır bir saygısızlık, hatta Milletimize ihanettir.
PKK terör örgütünün kırk yıldır silahla, bombayla ve kanla başaramadığı siyasi sonuçlar, bugün AKP-MHP ortaklığının yürüttüğü süreçle fiilen hayata geçirilmektedir.
Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörle mücadelesini hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, insan haklarına saygılı fakat kamu düzeninden asla taviz vermeyen bir anlayışla sürdürmüştür ve sürdürmektedir. Bu mücadele yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda anayasal düzenin, toplumsal barışın ve Türk Milleti'nin ortak geleceğinin korunması meselesidir.
Buna en başından itibaren itiraz ettiğimizi, 'komisyon' toplantılarında, öncesinde ve sonrasında yaptığımız açıklamalarla belirtmiştik, yine üstüne basa basa belirtiyoruz.
Milli birlik ve kardeşlik kavramları, silahlı yapıların gölgesinde değil; ortak vatandaşlık bilinci, eşit hak ve sorumluluk anlayışı ve hukukun üstünlüğü zemininde inşa edilir. Devlet ile terör örgütünü aynı düzlemde gösteren ya da dolaylı biçimde muhataplaştıran yaklaşımlar, toplumsal barışa hizmet etmez.
Terör örgütü PKK’yı Kürt kökenli vatandaşlarımızın hamisi vasisi yapacak her teşebbüsün karşısındayız.
Demokrat Parti olarak;
•Terörle mücadelede kararlılığın zayıflatılmasına,
•Terör örgütlerinin herhangi bir toplumsal kesimin temsilcisi gibi gösterilmesine,
•İnfaz düzenlemesi adı ve perdesi arkasında binlerce insanımızın katline, ülkemizin güvenliğine, mücadele için harcanan büyük bütçeler nedeniyle garibin lokmasına sebep olmuş teröristlerin salıverilmesine karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.
Türkiye’nin demokrasiyi işler kılmak, bir terör örgütüne imtiyaz sağlayarak, katilleri serbest bırakmaya kalkarak, etnik bölücülüğü ‘eşitlik’ olarak satmaya çalışarak değil, eşit vatandaşlık hukukunu tüm siyasi ve itikadi aidiyetlerden ari biçimde işleterek mümkündür.
Sayın soylu söylediklerinizi hayret ile takip ediyorum size soruyorum bu devlet aklı veya tecrübe her neyse sizden önceki iktidarlar bunu bilmiyorlar mıydı yenimi çıktı hatırlarsanız belki çözüm süreci diye naralar atılıp methiyeler düzülüyordu sonra nemi oldu hendekler oldu bir sürü can heba oldu,yarın yine böyle olmayacağına bu devlet aklı garanti verirmi
@MhpTbmmGrubu@PrfDrFilizKilic@MHP_Bilgi Sayın filiz hanım bunlar sizin düşünceniz bunlara katılmak imkansız hani kuzeyde güneyde batıda Doğu'da beraber yaşıyoruz demişsinizya size bir tavsiyem olacak Doğu ve Güneydoğu'da bir işletme açın herhangi bir işletme bakalım işletebilecekmisiniz. Hikaye bu kadar
@fatiheryilmaz0 Sayın Ömer Çelik'e çok korktuğumuzu söyleyin şunu belirteyim ben emekli askeri personelim biz ülkemizi savunmak için ölmekten korkmadık cezaevine girip yatmaktan mı korkacağız
@zafersahin06 Türkiye Cumhuriyeti devleti her zaman herkesle mücadele edecek güce zaten sahipti
Bakın zafer bey hafızanızı bir tazeleyin 2002 yılına gidin terör örgütünün durumunu gözden geçirin, sonrasını iyice inceleyin derim
Çerçeve yasa başlangıçtır. Ucunda yeni anayasa/değişikliği olan, ulus devleti ortadan kaldırma riski barındıran, yeni bir devlet tasarımını içermesi muhtemel, ABD’nin şefkatli monarşisini bölgeye uyarlama amacına uygun, sonuç olarak ülkenin hayrına olmayan projenin ilk adımıdır.
Fatih bey bu görüşler için teşekkür ederim.Ben yıllarını terörle mücadelede bir Astsubay olarak geçirmişim.
Şimdi kendime şunu soruyorum hani başımızda müslüman olduğunu söyleyen arkadaşlar ahirette şehit olan arkadaşlarıma nasıl bir cevap vermemi önerirler.
Bu yasa Doğu ve Güneydoğu da yaşayan vatandaşlarımızın hangi sorununu çözecek
Bana eşit olmayan bir yurttaşlığa bir tane örnek yazar mısın? Bundan öncede hendek..... Önce aynı konular gündeme geliyordu,yahu bu ülkede Doğu ve Güneydoğulu olduğu için herhangi bir meslek grubuna giremeyen varmı, Ben biraz zihninizi tazeleyeyim bu mevcut siyasi parti iktidara geldiği zaman kaç terörist vardı,sonra kaç oldu,sonra bir daha çözüm süreci sonra yine yüzlerce şehit ve yaralı
çok iyi bir şey ise getirin vatandaşın önüne yapın referandum