Gözaltıların ardından açıklamamızdır. Başaran Aksu:
Bu mücadele yalnız Doruk ve Eti Gümüş madencilerinin değil, tüm Türkiye'deki sayısız madencinin mücadelesidir. 2 kere değil, kaç kere gözaltına alırsanız alın yine geleceğiz.
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor#BayraktarSorumlusun
📍'0-6 yaş arası çocukların oyunu: ‘Sayım var’, ‘memur geldi’'📍
📍'Gergerlioğlu, cezaevinde annesiyle kalan çocukların altı yaşına geldiğinde zorunlu olarak annelerinden ayrıldığını ve bunun ciddi bir kırılma yarattığını vurguluyor.'📍
📰Detaylar: https://t.co/FqwRL8TTM4
Hep aynı tekerleme: "Çocuklar arasındaki sosyo-ekonomik farklılıkları görünmez kılmak için serbest kıyafet uygulamasını kaldırdık!"
Yoksulluğun artışını durduramadık, en iyisi üstünü örtelim!
Yusuf Tekin'den serbest kıyafet açıklaması https://t.co/ihxqvApdbB
Ankara Valiliği tarafından sendikamız Bağımsız Maden İş'e özel 15 gün süreyle Ankara genelinde eylem yasağı getirilmiştir.
Yıldızlar SSS Holding'in Bakanlıklar, Ankara Valiliği ve Emniyeti başta olmak üzere tüm bürokrasi içinde güçlü olduğunu bilmemize rağmen böyle yoğun bir yasaklama bizleri de şaşırtmıştır. Takdir halkımızındır.
Sendikamızdan yalnız madenciyi soymaya çalışanların korkması gerektiğinin altını çizeriz. Hep açık ve mertçe mücadele ettik, çizgimiz sabittir.
Akköprü durağındayız. Metroyla Enerji Bakanlığı önüne gideceğiz!
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş işçisi, aylardır ödenmeyen ücretleri, zorunlu ücretsiz izinleri ve Ankara’da yaşananları anlatıyor:
“Devlet yanımızda olacağına holdingin yanında oluyor. Bir şeye hemen müdahale edebiliyorsunuz, neden bu holdinge müdahale edemiyorsunuz?”
Yıldızlar SSS Holding’in bütün işletmeleri kamulaştırılmalıdır. Madencilerin ücretleri, tazminatları ve diğer alacakları devlet güvencesiyle derhâl ödenmeli, bedeli Sebahattin Yıldız ve ailesinden tahsil edilmelidir.
Haklarımızı almadan Ankara’dan dönmeyeceğiz. Enerji Bakanlığı’na ve kamuoyuna duyuruyoruz: Bu iş çözülene kadar buradayız.
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor #BayraktarSorumlusun
Ülkede en fazla maden ruhsatına sahip Yıldızlar SSS Holding hep bunu yapıyor.
Her işletmesinde yerin metrelerce altında, ölümle burun buruna çalışarak evine ekmek götürmek isteyen emekçilerin hakkını gasp ediyor.
Emekçiler Ankara'ya, şirket önüne, sözlerini tutmayan Bakanlıkların önüne daha adımını atmadan gözaltına alınıyor.
80 maden emekçisi saatlerdir gözaltında, Bakanlıklar ise işçi kıyımını huy edinen Yıldızlar SSS Holding'in arkasında.
Mazlum İçliyi hatırladınızmı?14 yaşında cinayetten mahkum oldu, ama o sırada 140 km ötede müzik çalıyordu, ispatlandı. 10 küsür yıldır hapiste. Türkiye bir hukuk devletidir
📌 LGS bilgilerini gizleme raporu: Sınavlar da yerel yerleştirmeler de adil değil
Sınava giren çocukların yüzde 5’lik dilimi ile bakanlığın açıkladığı yüzde 5’lik dilimdeki çocuk sayısı arasındaki fark 117 bin 358
✒️ Adnan Gümüş yazdı
🔗 https://t.co/xmuHyO3T7f
Gözaltına alınıyoruz!
Enerji Bakanlığı önüne girişimiz polis tarafından engellendi. Yıldızlar SSS Holding tüm memleketi soyarken izleyen Enerji Bakanlığı şimdi madenciyi gözaltına aldırıyor.
Yine geleceğiz!
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor#BayraktarSorumlusun
Gözaltındayız!
Madenciye yönelik işkence görüntülenmesin diye basın uzaklaştırıldı. Eti Gümüş ve Doruk madencilik işçileri olarak tutulmayan sözlerin peşinden Ankara'ya, sorumlu Enerji Bakanlığı önünde gözaltına alındık.
Yıldızlar SSS Holding, yurdun dört bir yanındaki Nesko, Doruk, Yunus Emre Termik, Eti Gümüş, Yıldız Bakır, KMK Madencilik, Söğüt Seramik, OEDAŞ, Kay Süt işletmelerine işçileri, halkı, esnafı ve belediyeleri soymuş ve Enerji Bakanlığı başta olmak üzere tüm Bakanlıklar izin vermiştir.
Eti Gümüş işçisine ödemeler 6 Ağustos'ta yapılacak dediniz, Doruk Madencisine ücretsiz izinler ödenecek dediniz. Yoksunuz! Biz sözümüzün arkasında duruyoruz, ödeme olamazsa geri geleceğiz dedik ve geldik. Artık hakkımızı almadan dönmeyiz!
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor
#BayraktarSorumlusun
🗣️ “Çocuğu korumak yerine cezalandırma yaklaşımı öne çıkıyor”
👉 TBMM tutanaklarına yansıyan Genel Kurul görüşmelerinde muhalefet milletvekillerinin kanun teklifine yönelttiği itirazlardan bazılarını derledik.
https://t.co/wTVVvIgHSa
Siirt’te doğa bir kez daha ranta kurban ediliyor. Koruma altındaki yaban keçileri, milyonlarca lira harcanarak katledilecek.
Botan Vadisi’nden Pervari’ye, Şirvan’dan Eruh’a kadar yaban keçileri Siirt’in ekolojik dengesinin ve doğal hafızasının parçasıdır.
Adının Çocuk Koruma Kanunu olduğu teklifi konuşuyoruz ama bu teklif sahiplerinin çocukları korumak gibi bir niyeti yok.
Bunu nereden anlıyoruz? Teklif sahiplerinin daha baştan "cani" sözcüğünü kullanarak başlamasından anlıyoruz mesela. Ayrıca, yine, biraz önce konuşmasında şöyle bir gerekçe söyledi: Yani insanın aklı almıyor "Çocuk az ceza alır ise suç örgütleri nasıl olsa az ceza alıyor diye çocukları çeteleştiriyormuş, o yüzden çocukları fazla ceza verelim ki suç örgütleri kullanmasın."
Bu nasıl bir düşünce sistematiği? Suç örgütlerinin dibini kurutamıyorsunuz, aksine onları organize olarak siz kullanıyorsunuz, sonra da diyorsunuz ki: Suç örgütleri lazım ama biz çocukları cezalandıralım. Böyle bir mantık içindesiniz.
Madde 2, o kadar korkunç bir madde ki siz de bunun ne kadar korkunç olduğunu biliyorsunuz. O yüzden Komisyonda mesela "Burada revize edeceğiz, değişiklik yapacağız." dediniz ama yapmadınız. Bakın, bütün temel prensipler çocuk adalet sisteminde koruyucu, önleyici, onarıcı yaklaşımı söyler ama siz ne yapıyorsunuz? Güvenlik, denetim ve kapatma. Üstelik burada suç örgütlerini mazur gösterip çocukları suçlu gösteriyorsunuz, böyle bir anlayışı kabul etmek mümkün değil. Bu maddenin çocukluk kavramını ortadan kaldırmasının inanılmaz boyutları var, bunu siz de biliyorsunuz. Nedir o?
12 yaştan 18 yaşa kadar olanları "çocuk" kavramının dışına ittiğinizde ne yapacaksınız? daha önce de yaptığınız gibi, 12 yaştan itibaren çocukların işçileştirilmesi artık meşru olacak "Erken yaşta evlilik" deyip çocuk istismarını meşrulaştırmanın zeminini hazırlıyorsunuz. Cinsel istismarlarda "Küçüğün rızası" söylemini meşrulaştırmaya zemin hazırlayan bir şey, 12 yaşından 18 yaşına kadar çocukluk kavramını yok saymak.
Buradaki hiç kimse çocukların suçla ilişkilendirilmiş olmasının hiçbir şekilde yaptırımı olmasın demiyor ama ne diyor? Çocuklar çocuktur, o yüzden yetişkinler sorumludur. Siz, MESEM'lerde çocuklar ölürken "Patronlar böyle istiyor." diye meşrulaştırırsanız, çocukların geleceğine ilişkin hiçbir sosyal, toplumsal tedbir almazsanız ve bütün sorumluluğu çocuklara yüklerseniz işte bu suç sisteminden çıkamazsınız.
Ayrıca, tabii ki ağır suçlarda hem suça sürüklenen çocuğu hem mağdur olan çocuğu ve onun yakınlarını dikkate almak gerekir. Onları yok saymak mümkün değildir. Zaten çeşitli yaptırımlar da uygulanıyor ama siz yine kendi sorumluluğunuzu üstünüzden atmak için bu acıları araçsallaştırıyorsunuz, manipülasyona konu yapıyorsunuz ve çocukları birbirinin karşısına koyarak, üstelik çocuğu suça sürükleyen sistemin en temelinde yoksulluk, ayrımcılık, ırkçılık varken bir de böyle gerekçelendirerek ırkçılığı ve ayrımcılığı meşrulaştırıyorsunuz.
Sonra da bütün bu sistemin içinde diyorsunuz ki: "Biz çocukları koruyoruz." Çocuk -12 yaş, 18 yaş- ilk defa çocuk eğitimevlerine gitsin, kapatılma son çaredir diyoruz. Rahat rahat burada "Hayır, önce kapatılsın, sonra idare gözlem kurullarından geçsin, sonra eğitimevine gitsin." diye akıllara ziyan önerileri bize "Çocukları koruyoruz." diyerek dayatıyorsunuz. Peki, bunu neden yapıyorsunuz? Çünkü hep yaptığınız gibi kendi sorumluluğunuzu görünmez kılmak istiyorsunuz. O kadar gözünüz kararmış ki her gün 3 kadın öldürülüyor, koruma kararıyla öldürülüyor. Dokuz gün önce başvuru yapmış, dokuz gün sonra öldürülüyor. Bunlara ilişkin hiçbir tedbiriniz yok, her defasında kadını odağa alıyorsunuz ve sorumluluk duymuyorsunuz. Ama her zaman yaptığınız gibi burada "Çocukları koruyoruz." diyerek kadın cinayetlerini araçsallaştırıp çocukları kapatmayı meşrulaştırmayı bize dayatıyorsunuz. Böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmiyoruz. Örnekler çok açık.
Eğer niyetiniz çocukları korumak olsa, çocukların suça sürüklenmesini engellemek olsa eğitim müfredatından başlayarak tüm siyasal, toplumsal, hukuksal düzeni çocukların yararına kurgulardınız. Ama siz, her zaman yaptığınız gibi, kendi suçlarınız görünmez kılınsın, elinizi yıkayıp kenara çekilin, çocuklar suçlu olsun, kadınlar suçlu olsun istiyorsunuz. Siz, bu suç ilişkilerinin içinde kendi iktidarınızı devam ettirin; tek istediğiniz bu. Ne kadınlar umurunuzda ne çocuklar umurunuzda.
@esikplatformu@cocuklarabaris@HapisteCocuk@Ihdcocuk
2- Çocuk Adalet Sistemindeki Değişiklikler
Temmuz ayında gündeme gelen kanun teklifi, çocukları suça sürükleyen yoksulluk, ihmal, istismar, eğitimden kopma ve çeteleşme gibi yapısal sorunlardan çok cezaların artırılmasına odaklanıyor.
Oysa çocuk adalet sisteminin amacı çocuğu daha ağır cezalandırmak değil; çocuğu korumak, suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmak ve yeniden topluma kazandırmaktır.
#ssç #çocukadaletsistemi
🔴Hevsel Bahçeleri’nde petrol tehdidi: "Sadece mahkeme yetmez, toplumsal refleks şart"
🗣️Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Avukat Ahmet İnal, petrol arama ruhsatının Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri, arkeolojik sit alanları, tarım arazileri ve su kaynaklarını kapsadığını belirterek, İlke TV’ye değerlendirmelerde bulundu
Haber: Elif Dikbaş Yeğin/ @EliffDikbas
https://t.co/jsNchKeuQS