1956 Süveyş Krizi ile 2026 Hürmüz Krizi; Sovyetlerin 1956 Macaristan müdahalesi ile bugünün Çin ve Tayvan gerilimi arasında yalnızca tarihsel bir benzerlik yoktur. Aynı jeopolitik reflekslerin, aynı güç mücadelelerinin ve aynı hataların farklı aktörler üzerinden yeniden üretildiği bir kırılma anı yaşıyoruz.
Yeni Substack yazımda bu sürekliliği tek bir stratejik hat üzerinde okuyorum.
Makale, eş zamanlı krizlerin nasıl birbirini beslediğini gösteriyor.
70 yıl önce Süveyş’te İsrail’in tetikleyici rolüyle başlayan süreç nasıl İngiltere’nin imparatorluk ve jeopolitik çöküşünü hızlandırdıysa, bugün de Hürmüz’de benzer bir dinamik yine İsrail sayesinde ABD’yi zorlayan bir çöküş sürecine dönüşüyor.
70 yıl önceki çöküş batı bloku içindeki parçalanma sayesinde soğuk savaş döneminin en büyük gücü Sovyetlere kendi sistemini Macaristan müdahalesi ile konsoldie etme fırsatı vermişti.
Ancak bu kez fark daha büyük.
1956'da İngiltere imparatorluğunu ABD'ye devretmişti.
Bu sefer karşıda sadece askeri değil, aynı zamanda üretim, ticaret ve finans alanında sistem kurmaya aday bir Çin var. Bu nedenle bu kriz bir bölgesel savaşın ötesinde, küresel güç dengeleri tartışmasının merkezine oturuyor. ABD’nin dikkat ve kaynak kaybı, Pasifik’te caydırıcılığı zayıflatırken Çin’e alan açıyor. Bu sadece askeri değil, sistemik bir kayma.
Enerji hatlarının kilitlenmesi, deniz ulaştırmasının aksaması, donanma gücünün sınırlarına dayanması ve finansal sistemin zorlanması… Tüm bu unsurlar tek bir tabloya işaret ediyor: Küresel düzen kırılıyor. Bu kırılma, 20. yüzyılın ortasındaki gibi kontrollü bir geçiş olmayabilir.
Yazıda ayrıca ABD’nin donanma kapasitesindeki aşınma, doların rezerv para rolündeki erozyon ve savaşın ekonomik sürdürülebilirliği gibi kritik başlıkları da detaylı olarak ele alıyorum. Güç sadece sahada değil, bütçede, üretimde ve lojistikte ölçülür. Bugün bu alanların hepsinde bir zorlanma var.
Türkiye açısından ise mesele çok net. Makalemde Türkiye tavsiyeleri bölümünü bu nedenle uzun tuttum. Böyle bir kırılma anında refleks değil strateji belirleyici olur. Aktif tarafsızlık, denge siyaseti ve milli çıkar odaklı yaklaşım hayati önem taşıyor. Bu sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Tarih bazen tekerrür etmez, kendini daha sert biçimde hatırlatır. Süveyş bir sondu. Hürmüz ise yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
Tam analiz burada: https://t.co/3nQNDLwM58
Merhaba, sosyal medyada paylaşılan bu tarz içerikleri tasvip etmemiz mümkün değildir. Bu paylaşımların QNB Türkiye çalışanı tarafından yapıldığı iddiası ile ilgili incelemeler, bankamız yetkili birimleri tarafından tamamlanıncaya kadar ilgili çalışan işten el çektirilmiştir. Bilginize sunarız.
@gurcanulusoy Gio veya Ole’nin bu tiplemeye uymayan yanı nedir?
Twit altı “ne güzel yazmışsınız” “katılıyorum” “ağzına sağlık” ile dolu ama son 5 yılda 9 TD yemiş bu takım/taraftar. Sabır, istikrar ve sistem kelimelerinin ne olduğunu yönetim ve taraftar anlamadığı sürece daha çok TD yeriz.
Sırrı Süreyya Önder’le Nur Serter arasında yaşanan ve hafızamda yer eden şöyle bir tartışma var. Dolar 1.82 göründüğüne göre 15 sene olmuştur herhalde. Henüz türbanın(ya da başörtüsünün) kamu binalarında resmi olarak serbest olmadığı o dönem Nur Serter statükoyu savunurken Sırrı Süreyya Önder de böyle cevap vermişti kendisine. Zaman Sırrı Süreyya Önder’i haksız çıkarmadı ama özgürlüğünü savunduğu insanların bir kısmı(belki de büyük kısmı) onun yüzünü kara çıkardı. Bunu kendisi de biliyordu ama yine de çektiği onca çileye, yaşadığı mahpusluğa rağmen şu gün hayatta olsa eminim ki yine aynı şeyleri savunurdu. O gün Nur Serter’e karşı savunduğu ama gücü eline geçirdikten sonra Nur Serter’i bile mumla aratan insanlara belki utanç vesikası olur bu video.
Kredi kartlarından 750TL'lik bir vergi kesintisi olmayacağını adım gibi biliyorum.
Mehmet Şimşek tarafından çok zekice planlamış bir hamle bu.
Gelin anlatayım size, şimdi öncelikle temel düzeyde iktisad biliyor iseniz, kredi kartı limitlerinizin yüksek olmasının, enflasyonu arttıracağını bilirsiniz.
Enflasyonu yenmek için piyasanın soğuması, para dönmemesi gerekmektedir.
Mehmet Şimşek, bu yasa önerisi ile kart limitlerinizi düşüreceğinizi zaten biliyordu. Kart limitlerinizi düşürdünüz, 1 kasım itibariyle kredi kartlarını da 60 ay yapılandırabileceksiniz.
Ancak, yapılandırma yaparken şöyle bir madde geçiyor.
Borcu yapılandırılan kartın, borcu bitene kadar limit arttırımı yapılamaz.
Yani, bu hamlelerin hepsi bilerek, ekonomiyi soğutmak ve enflasyonu durdurmak için yapılıyor.
750TL'lik bir vergi alınmayacağına eminim, biraz bekleyin görün. Geri adım atacaklar.
Kart limitini düşürdüğüyle kalacak vatandaş.
Daha sonrasında, tekrar limit de yükseltilmeyecek kuvvetle muhtemel.
Çünkü, faiz indirim süreci geliyor ve bu yapılanlar da bir yerde buna zemin hazırlamak.
Faiz inerken kredi muslukları kısılacak ki, enflasyon tekrardan arşa çıkmasın. O limitleri eski düzeyine yükseltemiceksiniz. Bankalardan kredi de alamayacaksınız.
Bu yazdıklarımı bir yere not edin..