Değerli hemşehrilerim,
Bayrampaşa'da ve İBB’de yaşadığımız deneyimlerin bize kazandırdığı bilgelikle, Eyüpsultan'ı daha da güzelleştirmek ve geliştirmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı söylemek isterim.
@eyupbelediyesi@eyupilceakparti
“Asıl engel; görmemek, duymamak ya da yürüyememek değil…
Empati kuramamak, önyargılı olmak ve yaşam alanlarını erişilebilir kılmamaktır.”
“Biz engelli meselesini bir yardım değil, bir hak meselesi olarak gördük.”
“Bir bağımlılık değil, bir özgürlük mücadelesi olarak ele aldık.”
Ve bu anlayışla;
evde bakım hizmetinden EKPSS’ye,
özel eğitim desteğinden işaret dili tercümanlarına kadar onlarca adımı hayata geçirdik.
@oztrk_nejat
Çatalca’da mahalle muhtarımız “imece” usulü mezarlık temizleme çağrısı yapıyor…
Bu çağrı aslında sadece bir temizlik çağrısı değil; ihmale, sahipsizliğe ve unutulmuşluğa karşı çağrıdır.
METRO AŞ 👇✍️
Metro İstanbul A.Ş. metro inşa etmez; metro aracı almaz. Görevi, mevcut metro hatlarını işletmektir.
2019’da 2,60 TL’lik bilet geliriyle, herhangi bir gelir desteği almadan metroları sorunsuz işleten şirket; bugün 42 TL bilet geliri ve yıllık 10 milyar TL gelir desteğine rağmen zarar ediyor.
2024’te 3 milyar TL zarar.
2025’te 9 milyar 785 milyon TL destek ödemesine rağmen 900 milyon TL zarar.
2026’da yine 10 milyar TL gelir desteği ihtiyacı.
Yani mesele metro yapmak değil; mevcut sistemi bile yönetememektir.
Kendilerine ait tek bir metronun kurdelesini kesemediler.
Yetmedi, işleyen sistemi de mali açıdan iflasa sürüklediler.
Bugün CHP'i İBB yönetimi, 7 yıldır İstanbullulara su verebiliyorsa, bunu büyük ölçüde AK Parti döneminde yapılan yatırımlar sayesinde yapabiliyor.
Şimdi soruyorum size:
Siz son 7 yılda İstanbul'a kaç
metreküp yeni su kaynağı kazandırdınız? Bir tane yeni stratejik su yatırımı söyleyin.Bir tane yeni büyük içme suyu projesi söyleyin.
Bir tane yeni havza söyleyin.
Yok, çünkü ortada yeni bir vizyon yok. Ortada sadece AK Parti'nin yaptığı yatırımların hazırını tüketen bir anlayış var.
@farukgokkus
AL SANA YOLSUZLUK!
İşte videosu ve kanıtı…
Genel merkezi işte bu yüzden mahkeme kararına rağmen teslim edemiyorlar…
&&&
Dün gece @tv100 ‘de anlattığım “3 milyon TL’lik binanın CHP KARS İl Başkanlığı tarafından 13 milyon TL’ye satın alınması”nın videosunu izleyin lütfen…
Binanın sahibinin ağabeyi Cafer Demir, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in önüne çıkıyor ve ağabeyi Gafer Demir’in bu binayı “fahiş fiyata sattığı”nı söylüyor. Özgür Özel ise dinlemiyor bile… Çünkü kendi döneminin il başkanı aldı bu binayı…
Cafer Demir’in ağabeyini şikayet etmesinin sebebi; kendisinin de CHP’li olması..
Partisinin “dolandırılması” karşısında içi yanıyor çünkü… İsyan ediyor Cafer Demir… Binanın değerinin 3 milyon TL olduğunu söylüyor. Oysa ki bina için 13 milyon TL’lik ödeme yapılmış?
Aradaki fark nerede?
İşte biz bu fazilet mücadelesinin neferleriyiz…
O yüzden “arınmalıyız” diyoruz.
Dün “kahraman” dediklerinin arkasına dizilenler,
bugün aynı insanlara en ağır sözleri söylüyor.
Mesele hukuksa; bırakın hukuk konuşsun.
Mesele vicdansa; önce kendi savrulmalarınıza bakın.
Tümden savunmak da, tümden inkâr etmek de gerçeği değiştirmiyor.
@MErgun_Turan
AĞAÇ A.Ş.
İstanbul'un yeşil alanlarının bakımı için kurulmuş olan şirket.
Bu şirket de batma noktasına geldiği için zararlarını karşılamak amacıyla sermaye artışına gidildi.
2 milyar 625 milyon TL para aktarılıyor.
Bu şirket İBB 'den park bahçe yeşil alanların bakımı ihalelerini alıyor ve alt yüklenicilere yaptırıyor.
Binlerce personel çalışıyor ama İBB 'den aldığı ihalelere konu işleri de kendisi yapmıyor.
2025 yılında İBB tarafından AĞAÇ A.Ş. 'den 2 dosya kapsamında 9 milyar 451 milyon 137 bin 353 TL +KDV 'lik ihalesiz şekilde doğrudan hizmet alımı yapılmış.
1- 2025 yılı İstanbul Geneli Yeşil Alanların Bakımı işi
7 milyar 406 milyon 139 bin 444- TL + KDV bedelli Doğrudan Hizmet Alımı.
2- Yeşil Alanların Bakımı İçin 2 milyar 044 milyon 997 bin 908,91 TL + KDV bedelle Personel Çalıştırılması Doğrudan Hizmet Alımı için 1047 Kişilik Hizmet Alımı.
Bunlar yetmemiş şimdi de sermaye artırımı yoluyla 2 milyar 625 milyon TL para aktarımı.
Ağaca kurt girmiş bir kere.
İSFALT:
Kuruluş amacı İstanbul'un ihtiyacı olan asfaltı üretmek ve İstanbul asfalt serim işlerini yapmak.
Ancak 2025 yılında bu amaçla yapılan ihaleye katıl(a)mamış!
Kötü yönetim,
İhtiyaç fazlası personel alınması,
Çalışıyor gözüken personelin önemli bir kısmının şirkette çalışmaması,
Usulsüz harcamalar ve kaynak aktarımları vb. sebeplerle batma noktasına getirilmiş bir şirket.
Sermayesi negatife geçen İSFALT 'ı kurtarmak için İBB tarafından 2025 yılında 3 milyar TL sermaye tamamlama fonu aktarıldı (12.11.2025 tarihli meclis kararıyla)
Buna rağmen şirket kurtarılamadı,
2026 yılında da zararını kapatmak için İSFALT'a
7 milyar 731 milyon TL sermaye aktarımı yapıldı. (13.05.2026 tarihli meclis kararıyla)
İSFALT'ın niye bu hale geldiğinin bazı sebepleri iddianamede yer alıyor.
Bu beceriksiz ve aklı şehre hizmette olmayan yönetimin elinde İstanbul hazırı tüketti ve uçuruma doğru gidiyor.
İBB, İSKİ, İETT ve 31 şirketin tamamı hizmet üretemez halde, üstelik hizmet üretmediği halde mali olarak da batma noktasında.
İstanbul’un kaybolan yıllarını da, gerçeklerini de konuşmaya;
İstanbullular adına soru sormaya,
hesap sormaya,
İstanbul’u savunmaya inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz.
Meclis Üyemiz Murat Kant
(@Murat1Kant ) :
573 yıl önce bu şehirde sadece surlar aşılmadı, bir çağ kapandı, yeni bir çağ açıldı. Çünkü İstanbul'un fethi yalnızca askeri bir zafer değildir. Bir inancın, bir idealin, bir medeniyet tasavvurunun tarihe vurduğu mühürdür. Bu şehrin surlarının önünde sadece bir ordu yoktu. Bir inanç, bir ideal, bir medeniyet tasavvuru vardı.
Karşılarında aşılması imkansız denilen surlar vardı. Haliç'in girişinde gemileri durdurmak için çekilmiş zincirler vardı. Ecdadımızın karşısında bin yıldır entrikalarıyla varlığını sürdüren Bizans vardı. Ama bütün bu engellerin karşısında sarsılmaz bir iman, vazgeçmeyen bir irade vardı.
Henüz 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul'u fethetmeye bir hedef değil, bir ideal haline getirmişti. Çünkü mesele sadece bir şehir almak değildi. Mesele büyük bir idealin, büyük bir davanın peşinden yürümekti. Ve ardından tarihe geçen o büyük hamle geldi. Fatih gemileri karadan yürüttü. Dağı taşı aşarak imkansız denileni mümkün hale getirdi. İşte fetih ruhu budur. Yapamazsınız diyenlere rağmen yapmak. Çünkü o fetih ruhu bugün de milletimizin yolunu aydınlatmaktadır.
Çünkü fetih sadece geçmişte kalan bir hikaye değildir. Fetih bir karakter, bir duruş, bir özgüvendir. Ve o gün Ulubatlı Hasan surlara yalnızca bir sancak taşımadı. Bir milletin kararlılığını taşıdı. Okların altında, kılıçların altında canı pahasına yürüdü.