Psikologlar için iş imkanları ulaşılabilir değil, “eğitimler” ulaşılabilir değil, akademi yüksek lisans ulaşılabilir değil. Danışan görmek ulaşılabilir değil. Ne şart koşuluyorsa yetkinlik için psikologlar zaten yapar. Fakat alandaki rant hırsı her alanda hem psikologları hem danışanları mağdur edecek ve sömürecek bir sisteme hapsedilmiş.
Bir Klinik Psikolog olarak bunları dile getirmek isterim:
1)Psikologlar teknikerlerle eş değer görülmekte. Klinik Psikologlar ise lisans yapmış olanlarla aynı görülmekte.
Emekler hiçe sayılmakta.
2) Özel sektörde psikologlar “sağlık personeli” olarak kabul edilmezken, psikoloji eğitimi almamış kişiler kolaylıkla “Aile Danışmanlığı” veya “Danışmanlık Merkezi” adı altında yerler açmakta ve terapi benzeri uygulamalar yapmaktadır. Bu, hem etik açıdan hem de halk sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.
3) Psikoloji mesleğinin yasal ve mesleki sınırlarının net olarak tanımlanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve psikologların meslek haklarının korunması artık ertelenmemesi gereken bir zorunluluktur. Halkın ruh sağlığını korumak, ancak yetkin ve etik ilkelere bağlı profesyonellerin desteklenmesiyle mümkündür.
Psikolog ve psikiyatristler haricinde hiç kimsenin terapi yapmaması gerekir. Bu yetki sadece bu alana özel becerilerdir ama bakıyorsunuz bize ait olanı bizi yetersiz diye lanse ederek elimizden almaya çalışıyorlar.
Sağlık bakanlığının yeni açtığı, psikolog kadrolarının (120) yarısını kapsayan “klinik psikolog” (60) kadrosunun yarısından fazlasına (33) pdr mezunları atandı.
Klinik YL programlarının %95'nin özel ünv olduğu gerçeğini neden kimse (TPD dahil) görmüyor ve sorgulamıyor. Devlet ünversitelerinden daha iyi mi eğitim veriyorlar. Niye hepsi özel ünv lerde. Devlet ünv neden az ve kontenjanlar sınırlı?
•Rehber öğretmenler “Psikolojik Danışman” unvanını kendi istihdam alanları olan MEB sınırlarında kullanmalıdır.
•Rehber öğretmen veya farklı meslek kökenli kişilerin hastane ortamına ve klinik hizmetlerin gerektirdiği donanıma uzak olmaları, hizmet kalitesini düşürmekte ve sağlık hizmetlerinde ciddi riskler doğurmaktadır.
👉🏻 Bakanlık bünyesinde hâlihazırda psikolog kadrosunda görev yapan, klinik psikoloji yüksek lisansı veya doktorası bulunan meslektaşlarımız da vardır. Bu meslektaşların doğrudan klinik psikolog kadrolarına geçirilmesi, hem mesleki adaletin sağlanmasına hem de psikolog kadrolarının geriden artırılmasına imkân verecektir.
👉🏻 Bunun yanı sıra, Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası (PTUS) sahibi psikologların çalışma usul ve esasları da acilen netleştirilmelidir. Bu meslektaşların sertifika ile kazandıkları yetkinliklerin klinik uygulamalarda tanınması, hem mevzuat karmaşasını önleyecek hem de sağlık hizmetinin etkinliğini artıracaktır.
👉🏻 Ayrıca, yıllardır sahada görev yaparak tecrübe ve donanım kazanmış psikologların, psikoloji lisans temeli bulunmayan klinik psikologların sorumluluğu altında çalışmak zorunda bırakılması kabul edilemez bir durumdur. Bu uygulama yalnızca etik ve ahlaki sorunlara yol açmayacak, aynı zamanda ciddi bir statü ve liyakat sorunu doğuracaktır. Mesleki kıdem ve bilgi birikimi göz ardı edilerek yapılan bu tür görevlendirmeler, iş barışını bozmakta ve mesleğin saygınlığını zedelemektedir.
📍 Sendikamızın görüşü nettir:
•Klinik psikolog unvanı yalnızca psikoloji lisans temelli mezunlara verilmelidir.
•Rehber öğretmen ve diğer meslek kökenlilerin klinik psikolog olarak atanmasının önüne geçilmelidir.
•Bakanlıkta hâlihazırda görev yapan klinik psikoloji uzmanı psikologların hak kayıpları giderilmelidir.
•PTUS (Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası) sahibi psikologların yetkinlikleri tanınmalı ve çalışma çerçeveleri netleştirilmelidir.
•“Psikolojik danışman” unvanının psikologla karıştırılmasına izin verilmemeli, mesleki ayrım net bir şekilde korunmalıdır.
•Sahada yıllarca görev yapmış psikologların, psikoloji temeli olmayan kişilerin altında çalışmak zorunda kalması engellenmelidir.
•Bakanlığın son alımda Klinik Psikolog alımını detaylandırması ve “Psikolog Lisanslı Klinik Psikolog” olarak güncellemesi veya halihazırda bu ünvana sahip olan psikologlarımızı bu alanlarda değerlendirmesi gerekmektedir.
💪 Sağlık hizmetlerinin niteliği, çalışanların bilimsel temelli liyakati ile doğru orantılıdır. Bilimsel doğrular ve mesleki adalet korunmadıkça hem meslektaşlarımız mağdur olacak hem de vatandaşlarımızın aldığı hizmet zayıflayacaktır.
Mesleki mücadelemiz devam edecektir!
Enes Gökçe
Lisansiyer-Sen Genel Başkanı
Geçmişte psikoloji diye bir bölüm vardı. Şimdi yok gençler unutun silin kafanızdan. El birliği ile bitirdiler. Siz en iyisi Faruk hocayı ve beni dinleyin sonra ileride Psikolog olacağım diye klinik vaka olmayın 🤷🏻♂️
YKS'ye girmiştim 119k ile hala devlette psikoloji kazanabiliyorum. Nolur ya komple kapatın ya da en fazla 20-30 kişilik kontenjan açın çünkü sokağa çıkıp SAKIN PSİKOLOJİ YAZMAYIN DİYE çığlık atmak istiyorum. Çünkü çocukların neler yaşayacaklarını düşündükçe çok üzülüyorum...
Psikologlar özel hayatlarında psikolog değildir. Her an analiz yapmaz, her duyguya müdahale etmez, herkesin hayatına dokunmaya çalışmaz. Mesleklerini ciddiyetle yaparlar ama özel yaşamlarında sadece insandırlar. Mesleki rol, seansla başlar ve seansla biter.
Psikolog, 4 yıl bilimsel eğitim alır →Sen terapist olamazsın.
Aile terapisi eğitimi alır →Senin diploman geçmez
Ofis açmak ister → Yetkin değilsin
Klinik yüksek lisans? → 2 milyon ₺,kontenjan sınırlı.
Pratisyen → 6 haftalık kursla aile danışmanı
@adalet_bakanlik
🔻90+ puanla atanamadım.
🔻Yeni yönetmelik yüzünden ofisimi kapatıyorum
🔻YL yaptım akademik ilana baktım YOK
🔻İş ilanına baktım YOK
🥰🥰🥰kamuya herkesi alamazsınız özeli kolaylaştırmıştınız değil mi????
katılıyorum,
psikoloji eğitimi, özellikle yüksek lisans düzeyinde, artık bilimsel gelişimden çok piyasalaşmış bir sömürü alanına dönüşmüş durumda. gençler, etik dışı ücretlendirmelere, güvencesiz stajlara, zorunlu gönüllülüğe mahkûm ediliyor.
bu nedenle, yüksek lisans programından milyonlar kazanan bir üniversitenin hocasına verdiği süpervizyon için saat başı 350 tl vermesini kabul etmedim. ne 350 tl’yi ne de bir milyonu aşan program ücretini.
bu sömürü düzenine el vermemek adına da üniversiteyle ilişiğimi kestim.
Sağlık Bakanlığının psikolog alımında 25-30 sayı verildiğini az evvel gruplardan öğrendim. Özelde önü kapat kamuda önünü kapat napsın bu insanlar okuduğu bölümün mesleğini icra etmek için mücadele veriyorlar. Halimiz hallice kötü maalesef psikologlar alandışı çalışmaya mahkum.
Ruh sağlığı her geçen gün daha büyük bir kriz haline gelmişken, psikolog atama sayılarının 25-35 kişi arasında kalması kabul edilemez!
Şiddet olaylarının, intihar vakalarının arttığı; travmanın sıradanlaştığı bir dönemdeyiz. Koruyucu ruh sağlığı hizmeti, bugün her zamankinden daha hayati!
Sağlık Bakanlığı koruyucu sağlık hizmetlerinin öneminden söz ederken, ruh sağlığı çalışanlarının yok sayılması büyük bir çelişkidir.
Psikolojik destek bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır!
Yetkilileri uyarıyoruz:
Toplumun ruh sağlığı için psikolog istihdamı artırılmalı, sahaya daha fazla uzman kazandırılmalıdır!
#KadrodaLisansiyerNerede