Hiç bı arkadaşımla maaşımız aynı değil.. Dengesiydi performansıydı derken kimin ne aldığı belli olmuyo yeter artk calışma hevesi verecek şeyler yapın #SağlıktaTekKalem
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş:
-Daha otopsi yapılmamıştı, Vali bana “senin kızın intihar etmiş, daha yapılacak bir şey yok” dedi. Ben itiraz ettim o bağırdı, ben itiraz ettim o bağırdı, sinirlendi çıktı gitti.
-Benim kızımın başına ne geldiğini sonuna kadar araştıracağım. Canıma da mal olsa mücadele edeceğim.
-En son büyük bir delil çıktı; 2 erkek DNA’sı tespit edildi Rojin’in vücudunda. Onda da 1 sene bizi oyaladılar, bu “bulaş olabilir” dediler. Taşıyan kişiler, doktorlar vs. En son 195 kişiye bakmışlar, DNA’lar kimseninkiyle eşleşmedi. Akrabalar, bizim çocuklar, bizimkilerin de hepsine baktık kimseyle eşleşmedi. Bu ne anlama geliyor? Bu bir cinayettir, belli. Katiller bu DNA’ların sahibi.
-Her iki köy ve üniversite içindeki DNA’lara, hatta rektör ve akrabalarına da baksınlar dedik. Düşünün ki bir iple makarası orada, ucunu aramıyorlar makarayı komple çöpe atıyorlar, diyorlar ucu bulamadık.
-Avukatlarla ricada bulunduk, Rojin’in telefonunu bıraktığı yerde o gece saat 7’yi beş geçe kim o gece oradaymış, kimin telefonu sinyal vermişse orada da bir ipucu elde edebilirler. Onu da yapmamışlar.
-Hem ben hem Gülistan’ın ailesi, ikimiz de fakir aileyiz. Ben amelelik yapıyorum. 21 yaşına kadar o çocuğu ne eziyetle büyüttüm.
-T24
Boynu bükük bir şekilde geliyor.
Cebinden çok sevdiği kızının vesikalık fotoğrafını çıkartıyor.
“Onu öldürdüler, örtbas ediyorlar” diyor.
Aldığı cevap şu: “Ateş düştüğü yeri yakar!”
Hayır, ateş nereye düşerse düşsün hepimizi yakar!
Rojin’i UNUTMA!
“Makamlar geçer, kameralar kapanır, kalabalıklar dağılır; fakat evladının fotoğrafını elinde taşıyarak adalet arayan bir babanın hesabı kapanmaz.
Hakikat ortaya çıkana kadar bu fotoğraf, vicdanların önünde duran bir iddianamedir.”
Müvekkilimiz Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihindeki ameliyat kayıtları ile otopsi ATK raporlarının adli-tıbbi incelemesi, ölümün arkasındaki felaket gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koymuştur.
Müvekkilimizin 15 Ekim’de cansız bedeninin bulunmasının ardından yapılan otopside, midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edilmiştir.
Normal şartlarda vücutta parazit veya anaerob bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve cerrahi müdahaleler sonrası enfeksiyonu önlemek (profilaksi) amacıyla kullanılan bir antibiyotik olan Ornidazole’in ve ameliyathane dışında temini imkânsız, solunum kaslarını saniyeler içinde felç eden ölümcül kas gevşetici Rocuronium’un midede bulunması olayın seyrini netleştirmiştir.
Yarılanma ömrü sadece 30 ila 90 dakika olan Rocuronium’un 11 Eylül’deki ameliyattan haftalar sonra yapılan otopside taze halde çıkması biyokimyasal olarak imkânsızdır.
Bu adli veriler; müvekkilimizin 15 Ekim’de bulunmasından hemen önce, bu kimyasallara erişim yetkisi olan kişilerce mide yoluyla Ornidazole ve özellikle Rocuronium verilerek bayıltıldığını ve solunumu felç edilerek katledildiğini kanıtlamaktadır.
Ben de iki yıldır şu davayla ilgili okuduğum her şeyin gecikmeli sosyal medyada yankı bulmasına şok oluyorum . Baba sosyal medyada sesini bu kadar duyurmaya çalışırken nasıl bu kadar duymazdan gelinebilir
📣 26 Ağustos (bu akşam) 20.05'te tag eyleminde buluşuyoruz.
Yaklaşık 2 yıldır deliller karartılıyor, Rojin'i katledilişinin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Artık yeter, Rojin'i katledenler, delilleri karartanlar kim? Açıklama istiyoruz!
Not: Tagi saatinden önce kullanmayalım.