DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’dan Zonguldak’taki Kürtlere yönelik saldırı hakkında:
“Kürt işçi çocuklarına Zonguldak Alaplı'da yönelen saldırı, birkaç kişinin karıştığı sıradan bir olay değildir. Bu saldırı; Kürt kimliğini, emeği ve yoksulluğu hedef alan ayrımcı zihniyetin sonucudur.
Çocukların Kürt oldukları için hedef gösterildiği bir yerde susmak, bu nefret düzenini büyütmektir. Sorumlular yalnızca cezalandırılmamalı; bu saldırıları besleyen ırkçı ve ayrımcı politik anlayış da teşhir edilmelidir.”
🔴HÜDA PAR'dan Kürt işçilerine saldıran ırkçılara kınama
Milletvekili Şahzade Demir:
"Tatmin edici bir soruşturma zaman kaybedilmeden başlatılmalı ve çocuklara saldırmanın hukuki gereği yerine getirilmelidir."
Geçen hafta Diyarbakır'da biçerdöveri yanan Yozgatlı bir çiftçi için bu halk el ele verdi, 1 milyon TL topladı. Çünkü zor durumda olana yardım etmek bu coğrafyanın vicdanında var.
Ama bugün Silopi'den Zonguldak'a ekmek parası için yola çıkan mevsimlik tarım işçilerinin, içinde kadın ve küçücük çocukların bulunduğu araç taşlı saldırıya uğruyor.
Bir tarafta dayanışma, diğer tarafta masum çocuklara yönelen nefret...
İnsanlık; memleketine, kimliğine ya da geldiği yere göre değil, zor durumdaki insana nasıl davrandığınla ölçülür.
Diyeceklerim bu kadar.
Deniz Türünc’e fenerbahçede ne yaptılar ki kişilik bunalımına girmiş..
Sevimsizliğini geçtim ancak saygısızlığı tahammül edilebilir değil.
Fenerin ekmeğini yiyen nankör
İş İnsanı Serdar Kayaalp (Zonguldak’taki ırkçı saldırı hk) :
▪️Diyarbakır’da biçeri yanan Yozgatlı bir vatandaş için halkın seferber olup yeniden biçer sahibi olmasını sağlaması, toplumsal dayanışmanın ve insanlığın sınırları aşan niteliğini gösteren önemli bir örnekti.
▪️Bugün ise ekmek parası kazanmak için Zonguldak’a fındık toplamaya giden Silopililere yönelik ırkçı saldırılar, Türkiye’de toplumsal barışın önündeki sorunları bir kez daha görünür kılıyor.
▪️Bir tarafta zor durumda kalan bir insana memleketine bakmaksızın el uzatan Diyarbakır halkı, diğer tarafta insanları kimliği ve memleketi üzerinden hedef alan bir anlayış var.
▪️Bu iki örnek, toplumların birbirine nasıl yaklaşması gerektiğini açıkça gösteriyor. Türkler ve Kürtler arasındaki kalıcı barışın yolu; ötekileştirmekten ve düşmanlaştırmaktan değil, karşılıklı saygı, eşit yurttaşlık ve dayanışmadan geçiyor.
▪️İnsaniyetin memleketi, dili veya etnik kimliği olmaz. Asıl sınav, farklı olanı tehdit olarak görmek yerine onun da bizim kadar insan olduğunu kabul edebilmektir.
▪️Diyarbakır’daki dayanışma, toplumsal barışın mümkün olduğunu gösterirken; Zonguldak’taki ırkçı saldırılar, önümüzde hâlâ aşılması gereken ciddi önyargılar olduğunu hatırlatıyor.
Saldıranlar Kürt olsa hepsi anında gözaltına alınırdı.
Her ne kadar Barış Ünlü "Bugün yazsam imtiyaz kavramını kullanmazdım" dese de hakkında işlem yapılmayacağını bilmek imtiyaz değilse nedir?
Zonguldak'ta 70 Kürt işçiye saldırı: Can güvenliği çağrısı https://t.co/9j5NkZO6Gj
Kürt olmak suç değildir. Mevsimlik işçi olmak suç değildir. Başka bir şehirden gelmek suç değildir. Devleti Kürt Türk ayrımı yapmadan saldırıya uğrayan bu emekçilerin hakkını savunmaya ve ivedilikle hukuki süreci başlatmaya davet ediyoruz.
#SonDakika
Van/Erciş kara yolu Muradiye ilçesi Ovapınar Mahallesinde iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen feci kazada ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti 9 kişi yaralandı...
İngiltere’de Türk restoranına gidip dana eti satıyorsunuz inancımıza aykırı diyen Hintliler dükkanı yağmalamaya başlayınca Türk restoran sahibi ve çalışanları Hintlileri fena dövdü
DEM Parti’ye çağrımızdır:
Zonguldak’ta mevsimlik işçilere yönelik saldırıyı yalnızca “kaymakam ve yetkililerle görüştük” açıklamasıyla geçiştirmeyin.
İşçilerin can güvenliği, yalnızca devlet yetkililerinin inisiyatifine bırakılamaz.
Olay yerine gidin, işçilerin yanında olun, süreci yerinde takip ve denetleyin.
Sahip çıkmak, sadece telefonla görüşmek değil; mağdurun yanında fiilen durmaktır.
Zonguldak’ta ekmek parası için yüzlerce kilometre öteden gelen Kürt işçilere, kadınlara ve çocuklara yönelik saldırıyı lanetliyorum.
Her yıl aynı ırkçı saldırılar, aynı nefret ve aynı döngü tekrar ediyor. Kürt oldukları için hedef gösterilen, Kürtçe konuştukları için saldırıya uğrayan, çadırları yakılan yoksul emekçiler ne zamana kadar bu vahşetin hedefi olacak?
Devlet ne zaman önlem alacak?
Üç beş ırkçının toplumu zehirlemesine, insanları birbirine düşman etmesine ve ülkeyi kutuplaştırmasına daha ne kadar izin verilecek?
Ekmek parası için yollara düşen insanların can güvenliğini sağlamak devletin görevidir. Irkçı saldırılara seyirci kalmak değil, saldırganlardan hesap sormak zorundasınız.