ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLÜYOR, SİZ KOLTUKLARINIZDA OTURUYORSUNUZ
14–15 yaşındaki çocuklar birbirlerini bıçaklayarak öldürüyor.
Bu ülkede çocuk cinayetleri artık “istisna” değil, süreklilik kazandı.
Soruyoruz:
Bu kaçıncı öldürülen çocuk?
Bu kaçıncı “geç kalındı” denilen vaka?
#ÇocuklarÖlüyor #SorumlulukSizde
5 Aralık 1934, yalnızca bir tarihin değil; bir zihniyet devriminin, bir eşitlik sözleşmesinin, bir özgürlük kapısının adıdır. Türk kadınları bu tarihte, dünyanın büyük kısmından önce seçme ve seçilme hakkına kavuştu. Bu hak, bir lütuf değil; Cumhuriyet’in kadınlara duyduğu güvenin, Atatürk’ün kadının aklına, emeğine ve iradesine inancının sonucudur.
Bugün, o büyük devrimin bıraktığı mirasa sahip çıkmak; kadınların siyasette, işte, okulda, sokakta eşit ve özgür yaşamasını sağlamak demektir. Kadın Partisi olarak biliyoruz ki:
Eşitlik bir kutlama değil, bir mücadeledir.
Ve bu mücadele hâlâ tamamlanmış değildir.
Atatürk’ün bize açtığı yolda, Türkiye’yi gerçek demokrasiye taşıyacak olan da yine kadınlardır. Çünkü kadınların olmadığı bir parlamentonun adı demokrasi olamaz. Çünkü eşitlik lafta değil, temsilde olur.
Kadın Partisi olarak sözümüz nettir:
Kadınlar bu ülkenin yarısıysa, kararların da yarısı kadınlar tarafından alınacaktır.
Bu ülkeyi biz büyüteceğiz, biz değiştireceğiz, biz dönüştüreceğiz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’e minnetle…
Türk kadınlarının özgürlük ve eşitlik mücadelesine inançla…
10 Kasım , bir ulusun yeniden doğuşuna önderlik eden Mustafa Kemal Atatürk’ü anıyoruz.
Kadınların kazanılmış haklarının tehdit altında olduğu, laikliğin aşındırıldığı, bilimin ve aklın yerine dogmaların konulmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz.
10 Kasım aynı zamanda, Cumhuriyet’in neden var olduğunu hatırlama günüdür.
Atatürk’ün bize bıraktığı miras; boyun eğmeyen kadınlarda, hak arayan yurttaşlarda, adalet isteyen gençlerde yaşamaya devam ediyor.
Kadın Partisi olarak, o mirası yalnızca anmıyor, yeniden örgütlüyoruz.
Çünkü biz biliyoruz:
Atatürk’ü anlamak, onun kurduğu Cumhuriyet’i savunmaktır.
Ve bugün, bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şey tam da budur.
Büyük atamızı saygı ve sevgiyle anıyoruz
https://t.co/q1xXq8MNV5
11 EKİM DÜNYA KIZ ÇOCUKLARI GÜNÜ
Kız çocuklarının geleceği özgürlükle, eğitimle ve eşitlikle yazılacak.
Bugün, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kız çocuğu hâlâ eğitim hakkından mahrum bırakılıyor, çocuk yaşta evlendiriliyor, çalıştırılıyor, susturuluyor.
Ve biz biliyoruz ki:
Bir kız çocuğunun sesi kısıldığında, bir toplumun geleceği sessizleşir.
Türkiye’de ve dünyada kız çocuklarının geleceğini çalan sistemlere, kalıplara, yoksulluğa, cinsiyetçi politikalara karşı mücadelemiz sürüyor.
Çünkü biliyoruz:
Bir kız çocuğu özgürse, toplum nefes alır.
Bir kız çocuğu okula gidiyorsa, ülke aydınlanır.
Bir kız çocuğu gülüyorsa, gelecek umutlanır.
Bu ülkenin kız çocukları itaat etmeyi değil, hayal kurmayı;
boyun eğmeyi değil, söz söylemeyi öğrenmelidir.
Kadın Partisi, kız çocuklarının özgür, eşit ve onurlu bir yaşam sürmesi için mücadele etmeye devam edecek.
Kız çocukları için özgürlük, eşitlik ve umut!
#DünyaKızÇocuklarıGünü #KızÇocuklarıİçinEşitlik #KadınPartisi #EğitimHaktır #ÇocukHakları
10 Ekim 2015 sabahı Ankara Garı önünde, barış talebiyle toplanan binlerce yurttaşımıza yönelik gerçekleştirilen saldırı, Türkiye tarihinin en kanlı katliamı olarak hafızamızda duruyor.
Saldırı sonrası yaralılara acil müdahalede bulunulmadı, yaralıların üzerine biber gazı sıkıldı. savaştan medet uman kirli siyaset, AKP iktidarı döneminde tüm toplumda onarılması mümkün olmayan derin yaralar açtı
Aradan geçen yıllara rağmen adalet hâlâ yerini bulmadı.
Gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadı.
Yakınlarını kaybeden ailelerin yarası hâlâ açık, ülkenin vicdanı hâlâ kanıyor.
Ve biz bu ülkenin kadınları olarak, her bir kaybın acısını kendi yüreğimizde taşıyoruz.
Biz adalet istiyoruz.
Biz yaşam hakkının devlet güvencesinde olduğu bir ülke istiyoruz.
#10ekim #10ekimankarakatliamı #ankara
Milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü ifadesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla kutluyoruz.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu büyük zafer, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda milletimizin eşitlik, özgürlük ve çağdaşlık yolundaki en önemli dönüm noktasıdır.
Başta Atatürk olmak üzere, vatanı uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi sonsuz saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.
Kadın Partisi olarak, bizlere bırakılan bu eşsiz mirası korumak ve Cumhuriyetimizi demokrasi, eşitlik ve özgürlük temelinde daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
#30AgustosZaferBayrami #KadinPartisi
📢Diyanet Hakkında Suç Duyurusu❗️
Kadın Partisi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 1.08.2025 tarihli fetvası hakkında, suç duyurusunda bulundu. ⬇️⬇️
“Konu : Fazlaya ilişkin her türlü hukuki ve cezai hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile; Şüpheli hakkında, Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu ve re’sen tespit edilecek suçlardan kamu davası açılarak en üst sınırdan ceza verilmesi talebimiz hakkındadır.”
#KadinPartisi #Diyanet #Fetva #Kadın
Bu, ŞAKA DEĞİL, ADALET SORUNU!
LGS sınavına giren binlerce çocuk,
“Çok zordu!” dedi…
Ama sonuç: Tam 719 birinci!
Bu çocuklara bunu yapmaya hakkınız yok!
* Hiçbir adil sınavdan bu kadar birinci çıkmaz.
* Bu kadar başarı “tesadüf” olamaz.
Sorular belli ki yine birilerine önceden verilmiş!
Bu sadece eğitim sorunu değil,
Bu adalet, gelecek, güven ve ahlak sorunudur!
Bilinen bazı popüler okullarımıza soruları önceden alan çocuklar mı yerleştirilecek?
Eski oyunlar mı tekrarlanıyor? Askeri okullardan, üniversite giriş sınavlarından sonra şimdi de liselere mi sıra geldi?
Biz bu soruları sorarız, ta ki cevabımızı alana kadar.
Kadın Partisi olarak uyarıyoruz:
Eğitimde torpil varsa, bu ülkenin gelece��i yoktur!
#KadınPartisi
#LGS2025
#TorpilDeğilLiyakat
#SınavdaDeğilSistemdeSorunVar
#719BirinciOlmaz
Adalet mi, intikam mı?
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı #MuratÇalık hastaneye kaldırıldı.
- Mahkemeye bile çıkarılmadan cezaevinde tutuluyor.
Aynı günlerde…
- Mahkemeye bile çıkmamış, suçu kanıtlanmamış bir ama Cumhurbaşkanlığına aday olmuş — Ekrem İmamoğlu’nun — sesi sansürleniyor, görüntüleri kaldırılıyor.
Bu uygulamalar hukukla değil, kin ve korkuyla y��netilen bir rejimin işaretidir.
Anayasaya, insan haklarına ve seçmen iradesine apaçık bir saldırıdır!
#MuratÇalıkYalnızDeğildir
#İmamoğluSusturulamaz
Kadın Partisi 11 Yaşında!
11 yıl önce “Erkek demokrasiden, gerçek demokrasiye!” diyerek yola çıktık.
Çünkü biliyorduk: Kadınlar yoksa demokrasi eksiktir.
Eşit temsil, şiddetsiz yaşam, özgürlük ve adalet için siyaseti dönüştürmeye söz verdik.
Bugün 11 yaşındayız.
💜 Sesimiz daha gür, dayanışmamız daha güçlü, mücadelemiz daha kararlı.
Bizi yalnız bırakmayan, her adımda yanımızda olan tüm kadınlara ve mücadele arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
Gerçek demokrasiyi birlikte kuracağız!
#KadınPartisi11Yaşında
#GerçekDemokrasiİçin
#KadınlarBirlikteGüçlü
#EşitTemsilŞart
#WomensPartyTurns11
#FromMaleDemocracyToRealDemocracy
#WomenTogetherAreStrong
#EqualRepresentationNow
#FeministPolitics #WomensParty
Her gün trollerin, gizli tanıkların veya danışmanların kişileri hedef göstermesi ile yeni gözaltı haberleri hukuka olan inancı bitirdi. Gazeteci Fatih Altaylı’ın gözaltına alınması, basın özgürlüğüne ve demokrasiye ağır bir darbedir.
Özgür ve bağımsız medya susturulamaz! Her koşulda haber alma hakkımızın, düşünce ve ifade özgürlüğümüzün arkasındayız.
Kadın Partisi olarak basın özgürlüğünün ve hukukun üstünlüğünün yanındayız.
@fatihaltayli #basinozgurllugu
Sayın Ipek Elif Atayman’ın yaşadığı zulme dair Adalet Bakanı’ndan Yanıt Bekliyoruz!!! Neden bu işkence?
@adalet_bakanlik@yilmaztunc
Ipek Elif Atayman’ın mesajı:
“İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan, Afyon’a gönderilen ve cezaevinde 5 gündür yerde yatan eski İBB Medya AŞ Genel Müdürü Dr. ipek Elif Atayman avukatları aracılığıyla yazılı açıklama yaptı: “Bu bir yargılama değil, şiddet ve açık bir cezalandırmadır.”
Açıklama şu şekilde:
“Herhangi bir suçum olmadığı için adaletin tecelli edeceği inancıyla serbest kalmayı sükunetle beklerken, Afyon’a sevk ile en somut halini alan fiziki ve psikolojik şiddet, yaşanan süreci paylaşmayı gerekli kıldı. 72 gün hücrede, ardından 5 gün koğuşta tutuldum. Sonra bir parça ekmekle, 7,5 saat bileklerim kelepçeli halde, bir metrekarelik zırhlı bir kabinin içinde Afyon’a sevk edildim.”
“Bileklerim kelepçeden mor”
“Bileklerim kelepçeden mor. Burada yerde yatıyorum. Eşyam çöp torbasında. Haftada sadece bir kez, 10 dakikalık görüşme hakkım var. Bu bir yargılama değil, şiddet ve açık bir cezalandırmadır. MASAK kaydım yok, HTS kaydım yok, şüpheli mal varlığım yok. 20 aylık genel müdürlük dönemine dair tüm belgeler yargıda; tek bir yasadışı, mevzuat dışı hizmetim yok. Aksi yönde bir soru da sorulmadı. Benden istenen nedir, hangi gerekçeyle bu muameleye maruz kaldığımı anlamıyorum. Sayın Adalet Bakanı, ‘Tutuklular devletimize emanettir’ diyordunuz; böyle mi sahip çıkılıyor? Bu fiziki ve psikolojik şiddete, bu işkenceye son verin. Tüm bu gerçeklere rağmen ‘kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller’ var deniyorsa, tutuksuz yargılayın!”
Kadın Partisi olarak, temel ilkelerimiz doğrultusunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Her evde bir temsilcimiz, her yürekte bir umudumuz var! Doğruları söylemeye, haklı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz! Çünkü kadın varsa, umut var!
Kadın Partisi
8 Mart 2025
#8Mart #KadinPartisi #ButunKadinlarVeKizCocuklariicin
📌Basın ve Kamuoyunun dikkatine:⤵️
TAŞI TOPRAĞI VE GELECEĞİ MÜTEAHHİTLERE İPOTEK EDİLEN ÜLKE: TÜRKİYE
Ülkemiz, Cumhuriyet tarihimizin en bilinçsiz ve en vizyonsuzkadroları tarafından yönetiliyor.
Ülkenin ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak yerine; “cebimizdenkuruş çıkmayacak” denilerek, yanlış hesaplarla yapılmış, yollar, köprüler, havalimanları, hastaneler ile ülke nesiller boyuödeyeceği borçlar altına sokulmuştur.
Yollar ve köprüler için maliyet hesapları yapılırken; araç geçişsayısı, hava alanları için yolcu sayısı ve hastaneler için hasta sayısı baz alınırken bu sayılar ciddi bir biçimde abartılarakhesap yapılmış ve ülke otuz, kırk, elli yıl ödeyeceği borçlaraltına sokulmuştur. Üstelik bu anlaşmalar döviz üzerindenyapılmış, uyumsuzluklar için Ankara veya İstanbul değil Londra mahkemeleri yetkili kılınmıştır.
Şimdiye kadar halkın cebinden ödediği rakamlar şöyledir:
2019: 5,1 milyar TL
2020: 10,1 milyar TL
2021: 14,2 milyar TL
2022: 36,3 milyar TL
2023: 56,9 milyar TL
2024 : 163 milyar TL (Şimdilik)
Araç geçiş, yolcu ve hastane garantileri nedeniyle zorunluödeme yükümlülükleri, halkın sırtındaki mali yükü inanılmazbir biçimde artırmıştır. Bu garantilerin devamı halinde, bizlerinve çocuklarımızın üzerindeki mali yükün daha da artmasıkaçınılmazdır.
Halkın sorunlarına çözüm üretemeyen iktidar, kadınların bedeniüzerinden nefret söylemi üretmekte; sezaryan ile doğum yapankadınları suçlu gösteren kamu spotu yayınlamaktadır. Halk ağırsorunlar altında ezilirken, kadınların normal mi yoksasezaryenle mi doğum yapmaları konusunu gündeme getirmekabesle iştigaldir. Kadınların hamile kalıp kalmayacaklarına, nasıl doğum yapacaklarına ancak kadınlar karar verir. Kadının bedeni kadına aittir!
Beslenme çantası boş, aç karnına okula giden çocuklarımız, açlık sınırında yaşamaya çalışan emeklilerimiz, barınma ve işproblemi çığ gibi büyüyen bir gençlik varken hala “itibardantasarruf olmaz” anlayışıyla lale devrini yaşayanlar, hiçbir şeyinsonsuza kadar gitmediğini tarih kitaplarından öğrenebilirler.
Rakamlardan da anlaşıldığı üzere bu ülkede kazananlarmüteahhitlerdir ve Türkiye bu müteahhitlere ipotek ediliyor.
Ama olsun hamdolsun Müslümanız!
F.Benal Yazgan
Kadın Partisi Genel Başkanı
📌Basına ve Kamuoyuna⤵️
ÜLKENİN SAVRULAN ÇOCUKLARI, KIYIMA UĞRAYAN KADINLARI
Kadın Partisi olarak her zaman şunu söylüyoruz; kadın ve çocuk cinayetleri politiktir.
Narin ’den önce kaybettiğimiz ve bir çoğu yakınları tarafından katledilen 9 yaşındaki Mert,
5 yaşındaki Ecrin, 4 yaşlarındaki Irmak ve Leyla, 8 yaşındaki Eylül ve daha niceleri. Bu
çocuklara sahip çıkılamadı maalesef.
Küçük Narin’in korkunç cinayeti, iktidarların oy kaygısı ile görmezden geldiği feodal
sistemin, sivil toplum kuruluşu olarak gördüklerini alenen söyledikleri ve çoğu siyasetçilerin
de içinde yer aldığı aslında kanunen yasak olan tarikatları tekrar gündeme taşımıştır.
TÜİK 2008-2016 arasında kaybolan çocuk sayısını 104.531 olarak açıklıyor. Son sekiz yıldır
artık veri paylaşımı yapmıyor. Neden ? Acaba tarikat mensuplarının kamuda
yerleşmelerinden mi kaynaklanıyor diye merak ediyoruz.
Narin’in cinayeti ile ilgili konuşan AKP milletvekili Galip Ensarioğlu'nun ifadelerinden de
bir kere daha anlaşılıyor ki bu ülkede hala bir feodal sistem gerçekliği devam ediyor. Bu da
şunu gösteriyor feodal sistemi yıkmadan, tarikat ve cemaatleri kapatmadan ülke huzura
kavuşmayacak.
Kadın-erkek eşitliğini reddederek işi “Aile, toplumun temel taşıdır” söylemine dayandıranlar,
şu gerçeği görmezden gelmeyi tercih ediyorlar: İstatistikler ve gerçekler göstermiştir ki, çocuk
ve kadın cinayetlerinin mağdurları en fazla aile bireyleri tarafından ve kendilerini en güvende
hissettikleri yer olan kendi evlerinde öldürülmektedir.
Defnedildiği gün okula başlaması gereken 8 yaşındaki Narin’in tabutuna duvak ve gelinlik
koyanlar, cinsiyet ayrımcılığının ve ona çocuk olmanın ötesinde bir rol biçen, onu kadın gibi
gören algının dışavurumudur.
Şiddetin sarmalında bir ülke olduk.
İktidarın ve Diyanet’in, katilleri cesaretlendiren, erkekliği y��celten söylemleri; tarikatlar,
cemaatler ve "kadın-erkek fıtratları gereği eşit değildir" diyen devlet başkanının varlığı, bu
cinayetlerin önünü almayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
Faillerin adeta cezasız kalmaları , sorumsuz kişisel silahlanma, ülkeye gelen mafya babaları
ile ülkemizin yaşam biçimine yabancı sığınmacılar söz konusu olunca şiddetin boyutu o
kadar yükseldi ki kimse özellikle büyük şehirlerde kendini güvende hissetmiyor artık.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise tüm bunları görmezden gelerek, sadece sosyal yardım
dağıtmakla ve Diyanet’e para aktararak dini eğitimi bir an önce hayata geçirmek isteyen Milli
Eğitim Bakanı’nın değirmenine su taşımakla meşgul.
Sonuç olarak ;
Ülkeyi yönetenlerden beklentimiz net: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nı, Adalet Bakanı’nı
ve İç İşleri Bakanı’nı acilen göreve çağırıyoruz. Çocuklarımızın yaşama ve eğitim, adalet gibi
temel haklarını savunmak sizin asli görevinizdir; bu görevi derhal yerine getirmenizi talep ediyoruz.
F. Benal Yazgan
Genel Baskan
19 günün sonunda Narin’in katledildiği resmileşti.
Narin neden, kim ya da kimler tarafından katledildi?
Çok üzgün ve çok kızgınız.
Çocukları koruyamıyoruz!
Kadınları koruyamıyoruz!
#naringüran#nariniçinadaletistiyoruz#kadınpartisi