Hayatıma birilerini almamaya çalışıyorum, elbette birileriyle konuşuyorum veya yardımcı oluyorum ama aynı zamanda hayatımdaki çoğu insanla da eskisi gibi yakın olmamaya çalışıyorum. Böyle olduğumdan beri iyiye gittiğim bir süreç başladı,bu süreci durdurmak gibi bir niyetim yok.
Eskiden birilerine zaman ayırıp, “bak sen böyle düşünüyorsun ama gerçeği böyle” diyordum. Göremediğini göstermeye çalışıyordum. O kadar boş bi’ çabaymış ki. İnsan gerçeği sadece işine göre algılama kapasitesine sahip. İnsanlara kendi yalanlarıyla mutluluklar.
‘’O kadar güzel ilişkiler güzel sevgiler yaşayıp bitirdiğinizde nasıl bu kadar çirkinleşiyorsunuz , insanın sevgisi bitebilir ama saygısı asla bitmemeli.’‘
Bir şeyleri hissediyorum ama ne olduğu bilmiyorum. Bir yerden kaçıyorum ama nereye olduğu belli değil. Bir şeylerden soğuyorum ama yaşamdan mı insanlardan mı çözebilmiş değilim. Birileri beni üzüyor ama sorsalar isimlerini söyleyemem.
Biriyle tanışmaktan o kadar çekiniyorum ki. Bana birini tanımak tehditmiş gibi geliyor. Ne biliyim yük olacakmış, düzenim bozulakmış, tadım kaçacakmış gibi. En baştan mesafemi koruyorum hep.
Bir insana değer vermek, özen göstermek, onun kıymetini bilmek de bir kültürdür. Bunun bir eğitimi yoktur, kitaplarda da yazmaz zaten. Bunun yolu insan olmaktan geçer.
Neden ben hep iyi davranmak zorunda olan,her durumda anlayış göstermek zorunda gibi davranılan kişi oluyorum neden benim herhangi bir konuda alttan alınmayı bekleme hakkım olmuyor. İnsanlara çıkarsız ve içten gidince bunlar senin görevinmiş gibi davranıyorlar. O işler öyle değil.
Bazen öyle bir an gelir ki vazgeçmenin vazgeçmek değil de kurtulmak olduğunu anlarsın. Senin o olmazsa boşluğu kalır sandığın her neyse sana bir yük mü yoksa senin parçan mı atmadan anlayamazsın.Bazı şeyler biraz cesaret meselesi. Sonrası da tekrar kendin olabilmenin güzelliği.
“ben kendimi, niyetimi, kalbimi, neyi ne amaçla yaptığımı bildikten sonra isteyen hakkımda istediği gibi düşünebilir. herkesin yetindiği bir şey vardır hayatta, bana da rahat olan vicdanım yeter.”
“sen sırf sevdiğin için daha fazla anlayışlı ve affedici olmaya çalıştıkça, karşındakine de hak vermeye çalıştıkça, düzeltir sanarak konuyu kapatmaya çalıştıkça, kimse seni kaybetmekten de incitmekten de korkmamaya başlıyormuş. hayattan aldığım en büyük derslerden biri de budur.”