İzmir yanıyor.
Yalnızca ağaçlar değil, simgesel düzenin çürümüş yüzeyi de alev almış durumda.
Yangın her yanı sarmış ama biz, sığlaşmış kültür dünyamızın koridorlarında yankılanan suçlamaların arasında kalmışız:
“Kim yaktı?”, “Kim söndürmedi?”
Zizek’e sorsak bize bu körlüğün ideolojik olduğunu söylerdi. Gerçekliğin kendisi değil, ona nasıl eriştiğimiz sansüre uğrar. Yangını göstermemek, yalnızca devletin başarısızlığını örtmek değil, aynı zamanda halkın gözünü, başka bir tarafa sabitlemek demektir: komplo, sabotaj, ihanet. Böylece halk, hakikatin kendisiyle değil, onun parodisiyle meşgul edilir.
Belki de bu yangını içimizde taşıyoruz.
Ekrana bakıyoruz ama göremiyoruz. Çünkü ekran yalnızca temsilin sahnesidir, yangınsa temsil edilemeyecek kadar hakiki. Lacan’ın deyimiyle: real olan, simgesel olanın sınırlarını delip geçmiştir. Ama biz hâlâ gösterenlerle oyalanıyoruz.
“Kim yaktı?” diye soruyoruz, çünkü "neden yandık?" sorusu çok daha yakıcı.
Konuşamıyoruz çünkü ortak bir simgesel düzlemimiz kalmamış.
Ormanlar yanarken, biz birbirimizin dumanına bakıyoruz.
Çeşme yanıyor. Dört bir yanından ateşle çevrilen yalnızca Ege değil; içinde yaşadığımız simgesel düzen de duman duman çöküyor. Ağaçlar, kuşlar, serinlikler… Hepsi gidiyor. Ve biz bu yok oluşu, televizyondan seyredemiyoruz. Çünkü artık hakikati görmemize izin verilmiyor. Daha doğrusu, görmek istemeyen gözlere fazla gelmesin diye susturuluyor. Ama öyle özel bir nedeni yok ha! Sadece cahillik...
Yangın, bastırılmış olanın gözümüzün içine baka baka geri dönmesi. Bu gerçek, temsil edilemez. O yüzden biz de temsillere sığınıyoruz. “Kim yaktı?”, “Kim söndürmedi?” Bu sorular, asıl soruyu örtmek için varlar.
Oysa asıl mesele ne sabotaj ne ihmal.
Asıl mesele: iklim krizi.
Fosil yakıtların, kapitalist üretim ve tüketim zincirlerinin, ölçüsüz kâr hırsının dünyayı nasıl ateşe verdiği. Bu yangının nedeni karbon. Bu yangının nedeni biziz.
Ama bunu konuşamıyoruz. Çünkü kutuplaşma, düşünceyi yüzeyselleştirir. Çünkü cehalet, gerçekliğin karmaşıklığına dayanamaz. Çünkü bilgi yerine bağırış seçildi bu ülkede. Orman yanarken ekran kararıyorsa, bu yalnızca sansür değil; ortak düşünce alanımızın kurumuş toprağıdır.
İklim krizi artık bize haber bültenlerinde değil, ağaçların çığlığında konuşuyor.
Yangınlar spontan, kendiliğinden çıkıyor. Bilimsel veriler bunu gösteriyor. Ama biz, hâlâ fail arıyoruz. Çünkü birinin kötü niyetiyle yüzleşmek, sistemin bütününe bakmaktan daha kolay.
Pessoa bu yangını görseydi, şöyle derdi belki:
“Alevler göğe yükselirken, biz hâlâ bir diğerinin gölgesine kızıyoruz.”
Böylece en büyük gerçek, en görünmezi oluyor: Ülke yanıyor.
Ve ülkenin yönetimine talip olanlar birbiriyle didişiyor.
Ülkenin düşünce iklimi bir bebeğin zihninden hallice: Güzelliklerin nedeni ben, kötülüklerin sebebi sensin! Başka deyişle meme veren anne iyi, vermeyen kötü!
Evel'Allah bu felaketten de cahilliğimizi koruyarak çıkacağız!
Eylem gecesi sonrası Şehzadebaşı camide İBDA-C’nin gençlik örgütü Büyük Doğu Akıncıları Gençlik Teşkilatı polislerle top oynadığı görüntüler ortaya çıktı..
📍Ankara
Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz!
Kadınlar ve LGBTİ+lar olarak tüm renklerimizle bu akşam (25 Mart salı) 20.30'da Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı'nda buluşuyoruz.
Bu sabah İstanbul, Ankara ve pek çok ilde üniversite öğrencileri şafak operasyonlarıyla gözaltına alındı. İktidar, ülkenin dört bir yanında hukuksuzluğa karşı sokağa çıkan kitleleri gözaltılarla sindirmeye çalışıyor. Bu hukuksuzluğa karşı gözaltına alınan öğrencilerin yanındayız
Bugün Erzincan'dayız.
İliç'teki Çöpler Altın Madeni'nde biri DİSK Dev Maden Sen üyesi 9 işçinin hayatını kaybettiği katliam ile ilgili açılan davanın ilk duruşmasını takip edeceğiz.
#Adaletİstiyoruz
📍Hazine ve Maliye Bakanlığı
30 üniversiteli "Eğitimde Tasarruf Olmaz!" dediği için gözaltına alındı!
Kamuda Tasarruf Tedbirleri kapsamında eğitim alanında gerçekleştirilen tasarruf tedbirleri kaldırılsın!
Sıkılacak kemer varsa siz sıkın!
#EğitimdeTasarrufOlmaz
#FeministGeceYürüyüşü bitmiş, kalabalık olaysız dağılırken polis provokasyonla arkadaşlarımızı gözaltına almaya başladı. 200’e yakın kad��n 8 Mart’ta, haksızca gözaltına alınıyor!
📌In his ‘Address to the Nation’ speech, Erdoğan said ‘Desexualisation has turned into a crusade’
President Erdoğan again targeted LGBTI+s and said, ‘The policies of desexualisation have turned into a global crusade targeting the family institution.’
https://t.co/XOnYcwRdUw
Mülkiye 165, Mülkiyeliler Birliği 78 Yaşında!
Başka bir aşk istemez aşkınla çarpar kalbimiz
Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz…
Mülkiye Hey!
Kurumuş ağaç bile yabana yaşam saçar. Ormanı parka, bahçeye çevirmek için alt örtüsünü kazımak ormanın canını almak demektir. Makilik alanlarımız da “bozuk orman” değil sert yapraklı orman, bodur ormandır. Ormanlarda “gereksiz’ ya da “fazla” olan tek şey insandır.
Feminist Aktivist @Nevruztugce İlke TV'de kayyım belediyelerinin uygulamalarını değerlendirdi
"Kayyım demek kadınların haklarına darbe demek, daha fazla kadın cinayeti demek"
Programı tamamını izlemek için: 👇
https://t.co/rVJlYdXn9u
#Batman#Kayyım#Mardin#Halfeti#Esenyurt
rabia naz yaşasaydı bugün 18. yaş gününü kutlayacaktı.
polis intihar süsü verdi. savcı araştırmadı. siyasiler örtbas etti. failler cezasız kaldı.
ailesi yeniden soruşturma için 4 yıl önce aym'ye başvurdu ama maalesef aym üyeleri hâlâ gündeme almadı.
rabia naz adalet bekliyor.
🪑🪑 Toplu sözleşme hakkımız için başlattığımız oturma eylemimiz
2️⃣. Gününde DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün 'ün (@tayfungrgn) katılımıyla devam ediyor!
İnadına Sendika İnadına DİSK!
Toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkıyoruz!
Hala Altındağ’dayız, Doğa Koruma ve Milli Parklar’ın, İl Tarım’ın aracı yok denerek özel kamyon getirildi. Ölü köpekler Etlik Veteriner Araştırma’ya götürülecek. Savcı gelmedi, olay yeri incelemesi yok. Durduğumuz yerin altı dahi ölü köpektir, dağ taş ölü hayvan! #YasayıGeriÇek #AltindagdaKatliamVar
“İnsanlığınızdan utanın!” diye bir tabir vardır, bu vahşeti sergileyenler ve hiç utanmadan çıkardıkları yasa ile bunlara yol verenlerle aynı familyadan olmaktan midem bulanıyor #AltındağdaKatliamVar
A L M A Y A G E L İ Y O R U Z!
✊ 1 Mayıs'a katıldıkları gerekçesiyle 6 Mayıs'ta tutuklanan aralarında Kadıköy Halkevi üyesi arkadaşımız A.Özgür Erdoğan'ın da olduğu 12 kişinin 3 Temmuz'da Çağlayan Adliyesi'nde ilk duruşması var!
1 Mayıs Tutsaklarına Özgürlük!
1 Mayıs'ta hukuksuz yasaklama kararına karşı Taksim'e yürüyen 2 arkadaşımız Çanakkale'deki ikametlerinden ev baskınıyla gözaltına alındı.
İstanbul’dan talimatla gözaltına alınan arkadaşlarımızı serbest bırakın, 1 Mayıs tutsaklarını serbest bırakın!
#HepsiniAlacağız