Bütün başıboşları tutmak için yeteri kadar barınak ve kapasite yok. Defalarca yazdım.
Kendine kafalarından bir çözüm bulmuşlar: Ormanların bir kısmını barınak ilan etmek.
HAYIR. Bu çok yanlış. Zararlı bir hayvanı illa sağ tutmak için ormanların florası ve yaban hayvanı ekolojisi tehlikeye atılamaz.
Buna karşı çıkmak gerekiyor.
Buna engel olmak gerekiyor.
Bu bir çağrıdır.
"Yeryüzündeki her bir Müslümana... Ey İslam ehli! Gazze Şeridi’ndeki mazlum halkınıza yardım edin. Ey hayır ve cömertlik sahipleri! Göç edilen yerlerdeki kardeşlerinize yardım edin.
Hayır ve cömertlik sahiplerine sesleniyoruz; merhametli kalplere sesleniyoruz; Türk halkı kardeşlerimize, Gazze Şeridi’ndeki kardeşlerinizin yanında durmaları için sesleniyoruz. Ve her zaman bildiğimiz gibi olmanızı diliyoruz; Gazze Şeridi’ndeki kardeşlerinizin bu yiyeceğe ihtiyacı var.
Her gün bu manzara tekrarlanıyor. Her gün insanlar yeni bir musibet içinde, her gün bir çile var. Bu yüzden, hayatın asgari gereksinimlerinden biri olarak onlara bu yiyeceği sunuyoruz. Allah Teâlâ’dan sizleri ve çabalarınızı mübarek kılmasını niyaz ediyoruz.
Kuşatma altındaki ve mazlum Gazze topraklarından selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh."
Aşağıdaki paylaşımı yaparak balıkçılar konusunda herkesin sesi olmuşum. Balıkçılar yüzünden beyin kanaması geçiren olmuş, yüzüne olta saplanan olmuş, martının gagasına olta ucu saplanmış …. Bu olayların tekrar yaşanması kuvvetle muhtemel. Hem vatandaşın özgürlüğünü kısıtlıyorlar hem de zarar veriyorlar. Dilerim bu sorun en yakın zamanda çözüme kavuşur.
Bu fotoğrafları bugün Üsküdar’da çektim, çok “üzülerek ve utanç” duyarak paylaşıyorum. Nasıl bu kadar kötü olabilir insanlar ! Ayrıca sahilde balık tutanlar yüzünden denize sadece uzaktan bakabiliyoruz ve bu durumdan çok rahatsızım. Oltaların ucundaki kurşunlar kafamıza, gözümüze gelecek mi diye ödümüz kopuyor en azından benim. Yıllar evvel böyle balıkçılar yüzünden bir vatandaş gözünü kaybetmişti. Sahil sanki sadece balıkçılarınmış gibi olmuş.
Yaklaşık on gün önce paylaştım. Her gün binlerce insan bu molozların, çöp yığınının önünden burunlarını tutarak geçiyor. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Kabirlerin yanı başındadır, ölülerimize hürmetsizlik. Bayrak direğine on metre mesafededir, bayrağa saygısızlık. Şaşkın bakışlarla önlerinden gelip geçen yerli-yabancı misafirlerimize ayıp. Liste devam edip gidiyor. Denmiştir ki: "Hakiki vatansever vatanını diğerlerine üstün tutan değil, vatanının övgüye mazhar olması için hareket edendir."
📷 Eyüp Sultan, İdrisköşkü Caddesi'nden Camii Kebire uzanan tarihî yol. Az ötede Mareşal Fevzi Çakmak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Mehmet Ali Ülgen, Bestekar Zekâi Dede Efendi, Mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek ve Şair Ahmet Haşim gibi büyüklerimizin kabirleri bulunuyor.
"Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh. İlk olarak Türkiye'deki ailemize teşekkür etmek istiyoruz. Biz Gazze Şeridi'nde hiçbir şey bulamıyoruz. Bir kazan yemek yetmiyor. Bir kazana bir milyon insan geliyor, bu olacak iş değil amca!
Allah rızası için miktarı biraz artırın. Bizi hissedin amca! Biz Gazze halkıyız, yiyecek bir şey bulamıyoruz. Vallahi her gün evimize elimiz boş dönüyoruz. Miktarı biraz artırın, böyle boşuna oluyor. Herkes eve eli boş dönüyor. Herkesin evinde engelli, kendi işini göremeyen insanları var.
Boşuna! Birazcık alıyoruz sonra tekrar eve dönüyoruz ama yetmiyor. Miktarı artırmaya çalışın biraz. Gazze halkının durumu hiç iyi değil. Bizi hissedin! Arap ümmeti nerede ey insanlar?
Türkiye'deki ailemize de bu durumda bizi destekledikleri için teşekkür ederiz."
Şiiriyle bir neslin hafızasında iz bırakan Erdem Bayazıt’ı saygı ve rahmetle yâd ediyoruz.
Hatırası ve eserleri daima yaşayacak.
#izyayıncılık#ErdemBayazıt
5 Temmuz 1993'te, Erzincan Başbağlar köyünde bölücü terör örgütü PKK tarafından otuz üç Türk vatandaşı şehit edilerek köy ateşe verildi.
PKK’lılar akşam ezanı okunurken camiye girip cemaati zorla dışarı çıkardılar. Cemaatten yirmi dokuz kişiyi kurşuna dizdikten sonra köyü ateşe verip yüzlerce haneyi yaktılar. Yangında biri kadın dört köylü daha şehit oldu.
Başbağlar muhtarı, katliamdan kurtulanların da kurşunlandığını anlattı.
Katliamla ilgili yalnızca iki kişi mahkum oldu.
Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
Jeffrey #Epstein ile bu kafa arasinda bir fark varmı👇
Neden hep çocuklar?
Gazze'de bir İsrail askeri, öldürdüğü Filistinli bir kız çocuğunun çorabını havaya kaldırıp, gülümseyerek kendini filme alıyor ve paylaşımında (İbranice olarak) şunları yazıyor: "Yeni hobim: 5 yaşındaki bir kız çocuğunun çorabını 4 ay boyunca günde iki kez koklamak."
Bu ne bir anlatı ne de bir analiz. Bunlar askerin kendi sözleri, fotoğrafı ve kendi anlatımından.
El mayor genocidio de la historia humana no ocurrió en la Alemania nazi, sino en suelo americano del Norte y del Sur.
100 millones de nativos americanos fueron masacrados y perdieron su tierra natal.
Temmuz 2009 Ürümçi Katliamı yalnızca Uygur Türkleri için değil, bütün Türk dünyası için kara bir gündü!
Binlerce masum Uygur Türkü genç bilinçli bir şekilde Han Çinlileri tarafında katledildi.
#5TemmuzÜrümçiKatliamı’nı unutmadık!
Unutturmayacağız!