Figüranlardan birisi Sözcü TV’ye her şeyi anlatmış zaten:
“Oğlum geliyordu, hadi sen de gel 950 lira alacağız diyerek. Yoksa benim Kılıçdaroğlu ile alakam yok yani.”
🔴 #SONDAKİKA | BirGün muhabiri Ebru Çelik, kendisine gelen bir mesaj üzerine figüran olarak kayıt yaptırıp Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine katıldığını aktardı.
Çelik’in haberine göre, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da katıldığı CHP üye katılım törenine, üç farklı cast ajansı aracılığıyla kişi başı 950 TL karşılığında yüzlerce figüran getirilmiş.
Haberde, figüranların sabah Trump AVM önünde toplanarak yaklaşık 20 servisle Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ne götürüldüğü, aralarında işsizler, emekliler, atanamayan öğretmenler ile İran, Özbekistan ve Mısır uyruklu kişilerin de bulunduğu iddia edildi.
Ayrıca etkinlik öncesinde figüranlara hangi sloganları atacakları ve ne zaman alkışlayacakları konusunda prova yaptırıldığı, bazı kişilere CHP Gençlik Kolları yelekleri giydirildiği ve konuşmalar sırasında alkış ile sloganların cast direktörleri tarafından yönlendirildiği öne sürüldü.
Haberde, bazı figüranların siyasi amaçla değil ücret karşılığında geldiklerini söylediği, etkinlik boyunca salondan çıkışlara izin verilmediği ve konuşmaların ardından figüranların ücretlerini almak üzere ajans ofisine götürüldüğü iddia edildi.
Bugün CHP Genel Merkezi önünde yapılan bu görüntüler,
AKP’nin yıllardır muhalefete karşı kullandığı itibarsızlaştırma siyasetinin aynısı değil midir?
İsim yazarak hedef göstermek,
“haram para” pankartlarıyla insanları peşinen suçlu ilan etmek,
mahkeme kararı olmadan propaganda yapmak…
Bu yöntem;
hukukun değil,
algı operasyonunun yöntemidir.
AKP yıllardır muhalefeti böyle kriminalize etmeye çalışmadı mı?
Şimdi aynı dili,
aynı üslubu,
aynı siyasi yöntemi CHP’nin içinde görmek,
parti tabanında derin bir kırgınlık yaratmıştır.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleneğinde;
insanları afişlerle teşhir etmek değil,
hukuku savunmak vardır.
Hukuk devletinde suçluluğa mahkemeler karar verir,
sosyal medya kampanyaları değil.
Bu anlayış;
CHP’yi büyütmez,
iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Muhalefetin görevi,
AKP’ye benzemek değil,
AKP’nin yarattığı hukuksuz düzene karşı demokratik bir alternatif olmaktır.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde restorasyon sürerken, yapı inşaat halindeyken Hocalarımız, kürsüleri boşaltmadı. Restorasyon parça parça yapıldı. MSGSÜ ve Fındıklı bir bütündür, ayrılmaz. AVM / Otel sözünü; felaket tellalı gibi, ister gibi, bekler gibi lütfen tekrarlamayın.
Hatırladığım kadarıyla bunu bir de İtfaiye Müdürlüğü'nde yaptılar. Ana yapıda restorasyon sürerken, teknik personeller yapı bahçesine konteynır koyup orada itfaiye işlemlerini sürdürdüler. Bazı tarihi binalardan ve oradaki kültürden vazgeçilmez.
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Koridorlarda öğrenciler ağlıyor, ben kıdemli hocaların emeklerine üzülüyorum, kıdemli hocalar benim gelir gelmez böyle bir şeyle karşılaşmama üzülüyor. YÖK ise mağduriyete fırsat vermeyeceğiz demekle yetiniyor. Bu ülkenin nitelikli kurumları bunları hak etmiyor.