Hani şunu anlayalım, bu kişi sizden nefret ediyor, bir uçurumdan düşecek olsanız size elini uzatmaz.
Sizi görmeye bile tahammülü yok, sadece pankart sökmek için vinç getirecek kadar şirazesini kaybetmiş.
Sizin bu "itidalli" duruşunuz sizi saygılı değil, güçsüz gösteriyor.
Adam dedim diyor bir grup sıfat yakıştıramadığım tip hayır demedi diye ısrar ediyor. Bir de utanmadan check ettim dememiş diyen var. Ulan orda demediyse şimdi dedi en azından utanın ya. Dedim diyene hayır demedin diyecek kadar zıvanadan çıkmışsınız
Deniz’in “CHP’yi salın” esprisini KK’nın anlamamış olması daha olası; çünkü böyle bir nüansı yakalayacak kapasitesi yok. Etrafındakiler de onu adeta bir vitrin süsü gibi dolaştırıyor. Ortada, söyleneni kavramakta zorlanan, kendi ağırlığını bile taşıyamayan garip bir figür var.
Bakın bu çok önemli bir olay.
Hacıosmanoğlu’nun yalan söyleyerek hukuka aykırı şekilde kasaba kurmak istediği alan hem arkeolojik sit, hem ulusal öneme sahip sulak alan hem de kesin korunacak hassas alan statülerinin tamamını barındıran paha biçilmez bir bölge.
Buna rağmen, “milli takım oyuncularına villa tahsis etme” kılıfı altında burayı talan etmeye kafaya koymuşlar.
Oysa bölgede ne yeterli su kaynağı var ne de bu yükü kaldırabilecek bir kanalizasyon altyapısı mevcut.
@jalenursullu@eskisehir_durum Hain işbirlikçiler, girdiğiniz her ortamda her seferinde daha beter rezil olacaksınız. Etimizle kemiğimizle nefret ediyoruz sizden. Çocuklarımızın geleceğini çaldınız. Sizin çocuklarınız da bahar görmesin
Siz avukatsınız. Müvekkillerinizi hukuk bağlamında temsil edersiniz. Parti sözcüsü gibi bır bır kafamızı şişiremezsiniz. Gazetecilik dersi vermek gibi bir hadsizlik yapamazsınız.
Adliyeden kebapçıya…
Kılıçdaroğlu, Deniz Göktaş’ın tutuklanmasının ardından adliyeden ayrılıp İstanbul’un en pahalı alkollü mekanlarından Ataşehir Develi Restorana gitti. Burada kendisini bekleyen 40 kişilik butlancı ekibiyle buluşup kebap keyfi yaptı.
Battal ve Gamze Akkuş İlgezdi’nin ev sahipliğindeki yemeğe, kayyum Gürsel Tekin ile butlancı ekibin önde gelen isimleri katıldı.
“Yaşlı adama demeseydin öyle!"
Avukat Cenk Yiğiter: Biraz önce Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde Deniz Göktaş'ı ve meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan'ı gördüm.
Deniz'e söylemek istediğin bir şey var mı diye sordum.
Dedi ki "Keyfim çok yerinde, tahmin ettiğimden de iyiyim. Dünya Kupası'nı izliyorum. Burada en büyük problemim turnavanın az gollü geçmesi."
Sordum, Arjantin'i destekliyormuş. Bu arada yeni bir podcast yazmaya başlamış bile.
Bu arada, evet "CHP'yi salın" demiş. Memurlar bile görmüş ve "yaşlı adama demeseydin öyle" demiş memurlar.
Deniz'e mektup yazmak isteyenler için adresi:
Hatip mah. Mimar Sinan cad.
Karatepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü
Yüksek Güvenlikli Cezaevi
D Blok No:31
Çorlu / Tekirdağ.
Düşünüyorum öyleyse…
1- Deniz Göktaş’ın YouTube’daki videosunu indirdim.
2- Videoya erişim engeli, yasağı gelirse, (reklama kapalı olarak) paylaşacağım.
3- Videoyu, tedbir olarak, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin indireceğini düşünüyorum.
4- Deniz Göktaş’ın videosuna yasak gelirse, bir saat içinde, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin videoyu aynı anda YouTube tekrar yükleyeceğini düşünüyorum.
5- Binlerce, yüzbinlerce videoya yasak getiremeyeceklerini düşünüyorum.
6- Bunu sadece Deniz Göktaş’ı sevenlerin,
düşüncelerini benimseyenlerin değil,
anayasal düşünce ve ifade hakkına sahip çıkan,
ideal hukuka inan,
bütün demokratların yapacağını düşünüyorum.
Düşünüyorum öyleyse var mısınız?
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun avukatının kullandığı dile bakın !
Gazetecilere savaş açmanın ötesinde onlara ayar verme telaşıyla tüm hırsını, hıncını, öfkesini ortalığa saçıyor. Böyle bir üslup yok. Kabul edilemez.
Gazetecilerle didişerek bir yere varılmaz.
Not: Yalanlamaya çalıştığı haber doğrulandı. Dünyadan haberi yok.
Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?