Yayımlanan yeni yönetmelikte, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin birçok aşamasına aile hekimliği açık biçimde dâhil edilmiştir. Tanımlar bölümünden başvuru süreçlerine, taburculuk sonrası izlemlerden palyatif bakım değerlendirmelerine kadar aile hekimliği birimleri sistemin hemen her kritik basamağında yer almaktadır.
Bu düzenleme yalnızca teknik bir koordinasyon metni olarak görülemez. Yönetmelik dili incelendiğinde aile hekimlerine; başvuruyu değerlendirme, palyatif bakım ihtiyacını bildirme, reçete sürekliliğini sağlama, hastayı uzaktan ya da yerinde değerlendirme ve elektronik kayıt sistemine işlem yapma gibi doğrudan görevler yüklendiği görülmektedir.
Özellikle evde sağlık hizmeti için ilk kez yapılan başvuruların ESKOM ile eş zamanlı olarak aile hekimliğine iletilmesi ve aile hekiminden bir iş günü içinde ön değerlendirme beklenmesi, aile hekimlerine süreye bağlı ve sonuç doğuran yeni bir sorumluluk yüklemektedir.
Benzer şekilde, palyatif bakım ihtiyacı olduğu düşünülen hastalar için aile hekimlerinden ön değerlendirme formu doldurularak ESKOM’a bildirim yapılmasının istenmesi, palyatif bakım gibi ekip, zaman, uzmanlık ve organizasyon gerektiren bir alanın da sahada aile hekimliği birimlerine yükleneceği endişesini doğurmaktadır.
Taburculuk sonrası süreçlerde de aile hekimliği doğrudan sorumluluk alanına dâhil edilmiştir. Yönetmelikte aile hekiminin, kendisine kayıtlı evde sağlık hastalarında reçete sürekliliğini sağlayacağı, uygun aralıklarla hasta veya bakım veren kişi ile uzaktan sağlık hizmeti yoluyla ya da hastayı yerinde ziyaret ederek değerlendirme yapacağı belirtilmektedir.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, evde sağlık birimi, personel, araç, uzman desteği ve koordinasyon kapasitesi yeterli olmayan her yerde, sistemin eksik kalan yükünün aile hekimliği birimlerine aktarılması riski ortaya çıkmaktadır. Koordinasyon birimlerinin “bildirim”, “değerlendirme”, “takip”, “reçete sürekliliği” ve “yerinde değerlendirme” başlıkları altında aile hekimlerine yoğun biçimde görev yazmasının önü açılmaktadır.
Aile hekimliği, sağlık sistemindeki her tıkanıklığın, her personel eksikliğinin, her organizasyon yetersizliğinin ve her hizmet açığının üzerine yıkılacağı bir alan değildir. Sağlık sisteminde çözülemeyen her sorun için ilk akla gelen adres aile hekimleri olmamalıdır. Aile hekimleri, sistemsel sorunların telafi merkezi olarak değil; toplumun sağlığını nasıl daha iyi koruruz, hastalıkları nasıl önleriz, birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerini nasıl güçlendiririz sorularının cevabında akla gelmelidir.
Sağlık sistemindeki her çıkmazın çözümüne aile hekimliğini ekleyerek ilerleme alışkanlığından vazgeçilmelidir. Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri; yeterli personel, araç, donanım, uzman desteği ve güçlü koordinasyon gerektiren hizmetlerdir. Bu alanlardaki yapısal eksiklikler, aile hekimlerine yeni görevler yüklenerek değil; ilgili birimlerin kapasitesi güçlendirilerek çözülmelidir.
Aile hekimliği birimleri zaten yoğun poliklinik hizmeti, gebe-bebek-çocuk izlemleri, bağışıklama hizmetleri, kronik hastalık izlemleri, raporlar, performans baskısı, nüfus yükü ve giderek artan idari angaryalar altında sınırlarına dayanmış durumdadır.
Bu nedenle yönetmeliğin uygulanmasında aile hekimliği birimlerinin rolü açık, sınırlı, uygulanabilir ve asli görevleriyle uyumlu şekilde tanımlanmalıdır. Aile hekimleri sağlık sisteminin yük boşaltma alanı değildir. Aile hekimliği; sağlığı korumanın, hastalıkları önlemenin ve toplum sağlığını güçlendirmenin merkezidir.
https://t.co/HkEZrdqvon
@saglikbakanligi@halksagligigm@ankarailsaglik@AHEF2008
Sahada yaşanan gerçek budur.
Aile sağlığı merkezlerine başvurmayan, ulaşılamayan, takip edilmesi istenen hastalara nasıl ulaşacağımızı defalarca sorduk.
“ASM’ye gelmeyen hastaya nasıl ulaşacağız?” dedik.
“Telefonla aradığımızda vatandaş bu aramayı nasıl karşılayacak?” dedik.
“Bu süreçte aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı hukuken nasıl korunacak?” dedik.
“Vatandaşa bu sistem yeterince anlatılmadan tüm sorumluluk neden ASM’ye yükleniyor?” dedik.
Anlattık.
Söyledik.
Uyardık.
Ama sahayı duymadılar, görmezden geldiler, umursamadılar.
Biz koruyucu sağlık hizmeti sunmaya çalışan sağlık çalışanlarıyız.
Dolandırıcı yaftası yemek mi daha üzücü, suçlu muamelesi görmek mi bilemedik.
Bizler hastalarımıza ulaşmaya, sağlıklarını korumaya, takiplerini yapmaya çalışıyoruz. Ancak bunun yolu sağlık çalışanını vatandaşın karşısında şüpheli konuma düşürmek değildir.
İdareye bir kez daha soruyoruz:
ASM’ye başvurmayan hastaya nasıl ulaşacağız?
Telefonla ulaştığımızda tehdit edilirsek kim bizi koruyacak?
Vatandaşa anlatılmayan bir sistemin yükünü neden aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları taşıyacak?
@halksagligigm@saglikbakanligi@AHEF2008
Temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde birçok kurum ve kuruluş için idari tedbirler açıklanırken, kreşlerin dahi Valilik kararıyla kapatılacağı duyurulmuştur. Zirve nedeniyle Ankara’da yol kapanmaları, toplu ulaşım kısıtlamaları planlanırken aile hekimliği hizmetlerinin nasıl sürdürüleceğine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır.
Peki, aile hekimliği çalışanları aile sağlığı merkezlerine nasıl ulaşacaktır? Çocuğu olan çalışanlar bu süreçte çocuklarının bakımını nasıl sağlayacaktır?
İl genelinde olağanüstü güvenlik ve ulaşım tedbirleri gerektiren bir organizasyon söz konusuysa, aile hekimliği hizmetleri ve çalışanları da bu planlamanın dışında bırakılmamalıdır.
Valiliğimiz ve Sağlık Bakanlığımızın, aile hekimliği çalışanlarının mağduriyet yaşamaması için şimdiden gerekli düzenlemeleri yapmasını ve ortak çözüm üretmesini bekliyoruz.
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği, sağlık çalışanlarının yaşam koşulları gözetilmeden sağlanamaz.
@saglikbakanligi@ankarailsaglik@AnkaraValiligi
Her aileye bir psikolog tayin edilmeli,aile hekimliği gibi yaygınlaşmalıdır.Aktif eğitimler, yerinde gözlem ve destekle çalışmalı.Toplumsal dejenerasyon gitgide artıyor.Şiddet heryerde!Sıkıntılı bireyler erken tespit ve terapi ile topluma suç işlemeden kazandırılmalıdır.Üzgünüm😔
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, vefat ettiğinde sâlasının imam Dursun Şahin tarafından okunmasını vasiyet etmişti.
İmam Dursun Şahin, İlber Ortaylı’nın vasiyeti üzerine selasını verdi.
Camiye İlber Ortaylı'ya
İkameti il dışında olan hastayı önceki aile hekimi sizsiniz diye atayıp,sonra ulaşılamayan o hastayı gelmeyen listesine atıp para kesintisi yapmak,sorgusuz sualsiz adres uyumsuzluguna rağmen atayıp, aile hekimine göç formu doldurtmaya uğraştırmak eziyettir #AsmdeEziyeteHayır
#ASMdeEziyeteHayır
İş yükü artan, geliri düşen, motivasyonu azalan bir aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı;
daha az zaman, daha az ilgi, daha fazla tükenmişlik demektir.
Birinci basamak zayıflarsa, sistem çöker.
Sağlık hepimizin.
@dayanismasen@dayanismasen3
Konya’da görev başındaki bir aile hekimi meslektaşımıza yönelik şiddeti nt bir şekilde şekilde kınıyoruz.
Sağlıkta şiddet kabul edilemez.
Bu tür saldırılar katalog suç kapsamına incelenmeli, failler ertelemesiz ve caydırıcı cezalarla karşı karşıya kalmalıdır.
#SağlıktaŞiddeteHayır #AileHekimleriYalnızDeğildir @saglikbakanligi@halksagligigm@TC_icisleri