CHP'nin %70 oy aldığı bir ilçede bile belediye yurdu kapatılıyor ki gençler cemaatlerin kucağına düşsün. Yeni CHP'nin kalesi olan bir ilçede bile cemaatler, tarikatler örgütlensin diye uğraşıyor devlet.
fransız cumhurbaşkanı günlük koşusunu yapabilsin diye ankara'da yurttaşlara sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. rejim medyası koşu görüntülerini gurur ve sevinçle paylaşıyor. erdoğan rejimi mütareke yılları istanbul'unu ruhen ve fiziken tekrar yaşatıyor.
İktidarın kontrol altına alamadığı, elini ferah feza uzatamadığı Yargıtay’ın yetkisini kısıtlama hamlesi.. yerel mahkemelerin hukuka göre değil iktidarın hoşnutluğuna göre verdiği kararlar Yargıtaydan dönüyordu demek ki artık dönemeyecek.. yazık bu ülkeye. Vatanı ülkesini seven bir iktidar böyle bir kötülüğü yapmaz. Siyasi tarihimizde yargıyı kendi çıkarı için bu derece araçsallaştıran başka bir iktidar örneği yok..
Bu nasıl bir kötülük seviyesi?
"Ocakta kendini kilitleyen ve açlık grevindeki madencilerle kontrol merkezi üzerinden düzenli iletişimlerinin kesildiğini duyuran sendika, KONTROL MERKEZİNİN PATRON TARAFINDAN DEVRE DIŞI BIRAKILDIĞINI duyurdu"
I say this with a heavy heart. The Erdoğan regime has now used captured courts to stage a judicial coup against the CHP, my political home and Türkiye’s oldest party.
Using the judiciary to replace a party’s democratically elected leadership carries no legitimacy. This is a blatant attempt to reshape political competition through the courts.
What happened today goes far beyond one party. It is an attack on the will of the people, on democracy, on the Republic, and on the foundations of the constitutional order.
Türkiye has seen too many moments when law was weaponized to redesign politics and this must not become another one.
This act is no longer only about party politics. The people of Türkiye must now stand together for their country.
We will not yield. Together, we will defend our party, our democracy, and our Republic.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, il binası önüne gelen yurttaşla seslendi:
🗣"Türkiye'de demokrasiyi askıya almaya, milletin önünden sandığı kaçırmaya çalışan bir anlayış var. Buna asla geçit vermeyeceğiz. Buradayız kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz"
Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir yargı darbesiyle karşı karşıyayız.
“Mutlak butlan” adı altında yürütülen bu girişim; yalnızca bir siyasi partiyi değil, milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi hedef almaktadır. Bu kararla milli iradenin hükmü yok sayılmaktadır.
Siyasi rekabetin adresi mahkeme salonları değildir. Parti içi mücadeleyi iktidar eliyle haksız, hukuksuz, vicdansız bir şekilde yürütmeye çalışmak hiç değildir.
Bugün yaşadığımız bu durum, demokrasi adına çok ağır bir kırılmadır.
Bugün mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değil; Türkiye’de hukukun bağımsızlığına ve demokratik düzene sahip çıkma meselesidir.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir…
#SözMilletindir
Metrodaki insanlara gözaltı yapmak yalnızca kağıt üstünde varlık gösteren hukuk rejimini dahi askıya almak demektir.
Eşkıyalığa mı başladınız? Kendinizi ne sanıyorsunuz?
Adam açık açık bölgede demokrasi değil, otokrat yönetimler istiyoruz diyor. Yani bütün Orta Doğu toplumları otokratların kölesi olsun, biz de o otokrat liderleri yönetelim ve bölgeyi rahat rahat yönetip sömürelim diyor. Demokratik ülkeleri tam kontrol edemeyeceklerini biliyor.
Bugün Avrupa Birliği, Türkiye'ye vize serbestisi versin, Türk hükümeti bunu engeller. Pasaport basmayı falan durdurur. Sebepleri çok açık:
1-Avrupa'ya giden her Türk cari açığın artması demek. Türkiye'nin döviz bazında Avrupa'dan pahalı hale geldiği ortada. İnsanlar Türkiye içinde gezmek yerine Avrupa'ya gitse daha ucuza gelecek. Milyarlarca dolar yurt dışına kaçacak diye korkarlar.
2-Avrupa'ya gidenler elektronik, markalı giyim vb ürünlerde bol bol ucuz mal alıp getirebilir. Bu da hükümet için büyük bir vergi kaybı demek. Ayrıca iktidara yakın iş insanları da müthiş ciro kaybeder. 100 dolarlık Columbia montu, 500 dolara satamayan sermaye batsın mı?
3-Avrupa'ya gidip görenler, demokrasiden belediyeciliğe, özgürlük ortamından marketlerdeki fiyatlara kadar birçok konuda Türkiye'deki sorunları daha iyi görmeye başlayacaktır. Bu insanlar daha eleştirel olacak, muhalifleşecektir. İktidar vatandaşın "gözünün açılmasını" elbette istemez.
Sen kimsin, pardon? Böyle bir yetkin mi var? Laikliği savunmak suç değil çünkü burası laik Türkiye Cumhuriyeti. Buna suç diyenler kendi yaptıklarına baksın, misal bir Millî Eğitim Bakanı var ve anayasaya aykırı sistem kuruyor.
Can Sungur ve PintiPanda, BTK'nın Steam'deki oyunlara yönelik kararların Free to Play oyunlara neden uygulanmadığı üzerine konuştu.
🗣️ Can Sungur: "Oyunuma dokunma" kapsamındaki yasa tasarısı League of Legends'ı, Valorant'ı, PUBG Mobile'ı koruyor. Milletin kıçının paralını kaptırdığı o tuhaf mobil oyunların hepsini koruyor. Oyun dünyasının çöplüğü.
Madem oyunlar denetlenecek, free to play'ler ve mobiller herkese en ciddi zarar veren... Dolandırıcılık, kredi kartları itirazları... Steam'in de problemleri var, o ayrı. CS:GO kasaları bambaşka bir konu. Oyun sektörünün çok daha nezih platformları topun ağzındayken, oyun sektörünün popiş deliği olan oyunlara hiç dokunan eden yok.
Oyun konusunu "bütün oyunlar" olarak ele alacak bir mantıkla yaklaşmak lazım. Dijital platforma takmak niye?
Ben buradan sesleniyorum: Riot Games Türkiye, illaki hala bu ülkede temsilciniz var. PUBG Mobile; dünyanın parasını harcıyorsunuz, hadiselere göbek attırıyorsunuz. Eğer bu ülkedeki oyuncuları önemsiyorsanız lütfen bu konudaki itirazlarımıza siz de destek verin. En büyük güç sizde.”
Olaya bak, polis internet kafe basıp çocuklara niye okulda değilsiniz diye soruyor :) Ya size ne kardeşim? Bu ülkede polisin yapacağı iş kalmadı, sokakta suçlu kalmadı da sıra okulu asıp internet kafeye giden çocuklara mı kaldı?
Evet, tasarıyla ilgili ilk adım atıldı.
Resmi Gazete'de yayınlanan genelgedeki ifadelerin ucu açık ve yorumlanmaya çok müsait. Kısacası sızdırılan tasarının üstüne "revizyona açığız ifadeleri" ve "yasaklama yapmayacağız" sözlerinin çok da ehemmiyeti olmadığını görmüş olduk.
🚨Resmi Gazete'de yayınlanan yeni genelgeye göre (Sayı: 33157) Bakanlık, ilgili tüm kurumlarla birlikte 2026-2030 yılları arasını kapsayan bir Eylem Planı hazırlayacak ve uygulayacak.
Muhtemel sonuçlar:
🔸 Oyunlara yaş sınırı ve içerik denetimi sıkılaşacak.
🔸 Platformlar Türkiye’de resmi temsilci bulundurmak zorunda kalacak (bulundurmazlarsa erişim engeli veya yavaşlatma).
🔸 “Zararlı içerik” tanımı genişletilebilir → şiddet içeren oyunlar, loot box’lar vb. hedef olabilir.
🔸 18 yaş altı için günlük/haftalık oyun süresi sınırı (Çin modeli gibi 1-3 saat).
🔸 Loot box, skin, battle pass gibi mikro ödemeler "kumar bağımlılığı yaratıyor" diye yasaklanabilir veya ağır vergi getirilebilir.
🔸 Her hesaba TC kimlik numarası bağlama zorunluluğu → anonim oynama biter.
🔸 Twitch, Kick, YouTube Gaming gibi platformlarda oyun yayınları "şiddet içeriyor" diye yaş sınırı veya içerik kaldırma zorunluluğu.
Bu genelge henüz "plan hazırlama" aşamasında ama 2026-2030 arası adım adım uygulanacak. Eğer ses çıkarılmazsa yukarıdakilerin çoğu gerçek olur.
#OyunHakkımaKarışma
#SonsuzaDekOyuncuyuz