Tayyip Erdoğan 23 yıldır yönetimde; 72 yaşında...
Devlet Bahçeli 29 yıldır partisinin başında; 78 yaşında...
Kemal Kılıçdaroğlu 13 yıl oturdu, kurultay zor indirdi, mayısta mahkeme geri oturttu; 77 yaşında...
Ve 3'ünün de derdi tekrar aday olmak!
Geleceğe umutla bakıyorum!
Ne tesadüf ki aynı kişi Butlan davasını açan Lütfü Savaş’ın, Hatay’ın paralarını batırdığı EXPO organizasyonu da yapmış.
Ne tesadüf ki aynı kişi Kemal Beyi destekleyen geçmiş dönem Maltepe, Ataşehir, İzmir Belediyelerinin de organizasyonlarını da yapmış.
Ne tesadüf ki aynı kişi Kemal beyin söylemiyle Kemal Beyin 3 yıl boyunca büro, araç ve korumalarının yemek ihtiyaçlarını karşılamış!
Kimse hakkında ‘Kuşkularımız’ veya ithamlarımız yok.
Çok ‘Arınma’ konuşulunca bu tesadüfleri hatırlatmak istedim.
@sabansevinc2
Tutuklu FETÖ’cü Mehmet Baransu ile aynı masalardan tanırız biz Mehmet Ali Kulat’ı.
Kayyum Kemal’in bir numaralı anketçilerindendir. Sürekli kendisini ziyaret eder, bunu da kamuoyuyla paylaşırlar.
Ama Kayyum Kemal’e sorsan, FETÖ’cü olan Özgür Özel.
300 Milyar Dolar Sadece Faiz Ödemesi Yapmışsız
Ana Para Nekadar Bilmiyoruz
Bu Faiz Ödemesini Yapmasak
Emekli Aylık 300.000 TL Alabilecekti
Asgari Ücret Enaz 250.000 TL Olacaktı
(2008 deki Emekli Maaşı Asgari Ücretin %110 undan Az Olamaz Kanunu Çıkarılmasaydı Çıkmış Olsa Bile
Emekli Enaz 200.000 TL Alacaktı)
Aziz İhsan Aktaş "Ortağım aracılığıyla rüşvet verdim" diyor.
Ama rüşveti verdiğini söylediği ortağı "Vermedim yalan" diyor.
Aracılık yaptığını iddia ettiği çalışanı, "Öyle bir şey olmadı" diyor.
Buna rağmen 13 ay sonra savunma yapan Hakan Bahçetepe tahliye edilmedi!
"Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye...." Ağzıyla kuş tutsa bir işe yaramaz. Seçimlerde Cumhur ittifakı'nın minnacık bir ortağı olur... Ve Erdoğan'a da kaybettirir:))
Muhalefete sürekli kaybettireceğine biraz da iktidara kaybettirsin.
Serdar Ortaç,Mehmet Ali Erbil yıllarca röportajlarında kumar belasının kendi hayatlarını,yıllarca alın teri ile yaptıkları birikimlerinin nasıl heba olduğunu pişmanlıkla anlattılar. Kendi hatalarıydı.
Sadece kendileri mesuldü.
Ahbap gibi toplumun güvendiği bir stk’nın başındaki kimse kumarla, bahisle, büyük rakamları borç almakla anıldığında toplumsal çöküş yaşıyoruz!
Kendimizi kandırılmış, aldatılmış hissediyoruz.
Ne hukuka sığıyor ne vicdana...
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner ve 23 kişi tutuklandı
İfadesinde "Çankaya halkını savunduğum için buradayım" diyen belediye başkanımızın tutuklanması tamamenı siyasi bir tercihtir.
Korkunun iktidarını kuranlar unutmasın, er ya da geç halkın iradesi kazanacak.
Hüseyin Can Güner yalnız değildir
Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte; haklı talepleri için Güvenpark’ta oturma eylemi başlatan kahraman gazilerimizi ve aziz şehitlerimizin emaneti olan ailelerini ziyaret ettik.
Vatanı için canını ortaya koyan er ve erbaş gazilerimizin emsal maaş, sosyal haklar ve sağlık imkanlarına erişim konusundaki talepleri lütuf değil, en doğal haklarıdır.
Arap Liderler: "Öncelik İran'a karşı koymak olmalı."
🇷🇺Rusya: "Anlaşıldı. Başka bir husus var mı?"
Arap Liderler: "Hayır, ancak..."
🇷🇺Rusya: "O 'ancak' nedir? Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in eylemlerini kınadınız mı? Örneğin, 170 kız öğrencinin ölümünü gündeme getirdiniz mi?"🔥
Müthiş bir kapak oldu 👏🔥
HAİNLERİN DARBE GİRİŞİMİ BAŞLADIĞINDA ÖZGÜR ÖZEL'İ NİÇİN ARADIM VE NELER SÖYLEDİM?
“15 Temmuz 2016…
O gece saat 21.00 civarında, olağan dışı hareketlenmeler olduğunu televizyonlardan öğrendik. Çok geçmeden bunun darbe girişimi olduğunu yine televizyonlardan duyduk. Olaylar başlar başlamaz telefonlaşarak Genel Merkez'de buluşmaya karar verdik. Bizi ilk arayanlardan biri Uğur Dündar oldu. Bunun hain bir kalkışma olduğunu, CHP'nin bu darbeye karşı direnmesi ve demokrasinin yanında durması gerektiğini söyledi.
★★★
Saat 22.30'a geldiğinde, Genel Merkez'de buluştuk.
Genel Merkez'e ulaştığımızda, Ankara'da birçok noktada çatışmalar yaşanıyor, açık camlardan içeri keskin bir barut kokusu doluyordu. O gece bizimle birlikte 20 kadar parti yöneticimiz ve milletvekilimiz Genel Merkez'e geldi.
Çatışmalar yoğunlaşınca tüm parti çalışanlarını, danışmanlarımızı ve şoförlerimizi evlerine gönderdik.
Parti yöneticilerimizle ayak üstü yaptığımız toplantıda; darbe girişimi kimden gelirse gelsin açık, aktif ve cesur tavır almaya karar verdik.
★★★
Bu sırada birçok AKP'li üst düzey yönetici bizleri arıyor ve darbenin bastırılması için yardım istiyordu. Genel Başkanımız uçaktaydı. İstanbul'a iner inmez görüştük ve kendisi bizlere “darbeye karşı direnme” talimatı verdi.
Hemen TBMM'ye geçerek direnişi buradan yürütmeyi kararlaştırdık. Ancak tüm şoförlerimiz ve danışmanlarımızı can güvenliklerini düşünerek evlerine gönderdiğimiz için, ne aracımız ne de bir sürücümüz vardı!..
Aykut Erdoğdu, Veli Ağbaba ve ben, üniversite yıllarındaki hayallerimizi gerçekleştirmek amacıyla birlikte 1973 model bir volkswagen kaplumbağa araç almıştık. Elimizde bir tek bu araç vardı. Ona binip TBMM'ye doğru yola koyulduk.
İnönü Bulvarı üzerinde çatışmalar yaşandığı için Dikmen üzerinden TBMM'ye ulaşmaya çalışıyorduk.
(Bu sırada Aykut Erdoğdu başımıza bir şey gelmesi ihtimalini düşünerek vasiyet niyetine bir kısa video çekti.)
★★★
Aracı ben kullanıyordum.
Dikmen'den aşağı inerken yolda kimseler görünmüyordu.
Ancak TBMM'ye yaklaştığımızda yol üzerine taş yağıyormuş hissi veren küçük toz kümeleri oluşmaya başladı. Bunların helikopterden atılan mermiler olduğunu fark edince, Aykut'un vasiyet videosu çekmesine hak verdik!..
Mermi yağmuru altında TBMM'nin Dikmen kapısına ulaştık. Aykut silahlı gelmişti. Araç durduğunda hemen atlayıp, duvar dibine siper aldı. Bulunduğumuz yer, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yanında, Genel Kurmay Başkanlığı'nın ise tam karşısındaydı. Çevreden sürekli çatışma sesleri geliyor, havadaki kesif bir barut kokusu giderek artıyordu.
Aykut, TBMM kapısında bekleyen polis memurlarına Milletvekili olduğumuzu bağırdı. Ben bu sırada aracı park ettim. Hatta doğru park etmiş miyim diye, aracın etrafında dönüp dururken Aykut seslendi: “Çatışma var çabuk ol!..”
Doğrusu hepimizin gençlik hayali “vosvos”umuz çok kıymetliydi ve onu yolun ortasına bırakıp gitmeye gönlüm el vermiyordu. Bu sırada Aykut silahı ile siper ala ala iç kapıya kadar ulaşmıştı. Benim sakin ve yavaş yürüdüğümü görünce, koşarak geldi ve kolumdan çekerek “Çabuk ol yoksa burada vuracaklar bizi!” diyerek çekmeye çalıştı. Sanki koşarsam darbecilerden korkuyormuşuz gibi anlaşılacak diye, inadına yavaş ve sakin yürüyordum.
Neyse ki Aykut beni çeke çeke TBMM'ye soktu!..
★★★
3 No'lu kapıdan girip, Genel Kurul'a giden koridoru geçtik. Genel Kurul'un kapısında bizi AKP ve CHP'den bir grup milletvekili karşıladı. Hemen yanımıza dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman geldi. Bana ve Aykut'a sarılıp “Bunlar demokrasi öpücüğü” diyerek yanaklarımızdan öptü. İsmail Kahraman'ın bu tavrı bana hem tuhaf hem de komik gelmişti. Genel Kurul'un kapıları kapalı olduğu için hep birlikte kapıları kırıp içeri girdik ve salonun ışıklarını yaktık. Toplantıyı açmak için Başkanlık Divanı'nın oluşması gerekiyordu. Ancak katip üye yoktu. Bu yüzden birinden ceket alıp giydim ve “Başkanlık Katibi” koltuğuna oturdum. Hatta İsmail Kahraman'ın bulup verdiği ceketi giyerken “Milli Görüş ceketi” diyerek şaka yapmayı da ihmal etmedim!..
★★★
TBMM Başkanı resmi açılışı yaptı ve orada, CHP adına, darbe girişimine karşı olduğumuzu çok açık bir şekilde söyledim.
Meclis'e gelmeden önce de TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ile telefonla görüşerek, ‘Biz yanınızdayız, ne yapmak gerekiyorsa birlikte yapacağız, karşı çıkalım' dedim. Meclis Genel Kurulu olağanüstü toplandı. Bir tarafta AK Parti adına Mehmet Muş, diğer tarafta partim adına ben, MHP adına Erkan Akçay…
Divan'da katip üyelerin bulundukları koltuklarda biz görevdeydik o gece.
Tepemize bombalar yağarken Meclis kürsüsünde tarihe not düştüğümüz konuşmalar yaptık. Genel Kurul Salonunu 10 metre ile ıskalayan bombanın ardından, sığınağa inme kararı alındı.
★★★
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bazı milletvekilleriyle sığınakta bir odaya girerek, 16 Temmuz günü TBMM Genel Kurulu'nda okunan ve altında 4 partinin ortak imzası bulunan tarihi bildiriyi hazırladık. O günkü bildiri, bombardıman altındaki Meclis'in ertesi gün açılıp, çalışma ve darbeye karşı koyma iradesi açısından çok önemliydi…”
★★★
Değerli okurlarım,
Sizlere o günkü CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel'in ağzından, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ'nün hain darbe girişiminde yaşananları aktardım.
O gece Özgür Özel ve arkadaşları kurşun ve bomba yağmuru altında Meclis'e gelerek, diğer partilerin milletvekilleriyle birlikte, bir demokrasi ve kahramanlık destanı yazdılar.
Ben de tarihe not düşmek için, bu çok önemli bilgileri sizlerle paylaşıyorum…
Özgür Özel’in aklından geçen ve en çok üzerinde durulan isim: Yeni Parti.
Yeni Parti’nin kuruluş dilekçesi gelecek hafta verilecek.
Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Burhanettin Bulut ve Turan Taşkın Özer’in Yeni Parti’de görev almayacağı ifade ediliyor.
Özgür Özel, Hulusi Akar davasında davayı kazanan avukatın bugün tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner olduğunu açıkladı.
Özel'in "Sen silah arkadaşlarının bedduasını alan adamsın" sözleri uzun süre gündem olmuştu.
Haluk Levent ve AHBAP MASAK Raporunu incelerken çok tanıdık bir şirkete denk geldim. Eytaş Kuyumculuk. Şirketin adı 8 milyon dolarlık bir para transferine karışmıştı. Sarp Yalçınkaya bu paranın kendisinden tahliye vaadi ile istendiği iddia ederek şikayetçi olmuştu. Parayı 72 kg altın halinde alan avukat ise yurt dışına kaçmıştı. O avukatın adı ise Aziz İhsan Aktaş’a suikast dosyasında Ankara’da bir savcıya rüşvet, Demir Yumruk operasyonunda geçmişti.
Tamamı: https://t.co/XTe8rMaEHU
TBMM Darbe Araştırma Komisyonu Üyesi olarak net bir bilgi veriyorum:
Darbe Araştırma Komisyon Raporu komisyon başkanı Sayın Reşat Petek tarafından TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman’a sunulmuş ve basımı yapılmıştır. Ancak bir el o raporu görünmez hale getirmiştir. “Rapor TBMM Başkanına sunulmamıştır” sözü açıkça yalandır. Anadolu Ajansının haberi bu yalanı açıkça göstermektedir.