Müslüman olmuş Kanadalı bir kadından ezber bozucu harika bir konuşma:
"Patronunuzun sizin üzerinizde otoritesi yok mu? Hükümetiniz uymak zorunda olduğunuz yasalar yapmıyor mu? Yargıçların veya polisin otoritesi yok mu? Bu size tamamen normal geliyor.
Fakat bir kocanın kendi ailesinde otorite sahibi olması... hımm, işte burada bir sorununuz var.
Çünkü ‘otorite’ kelimesini duyduğunuzda aklınıza kontrol geliyor. Otoritenin daha az özgürlük anlamına geldiğini düşünüyorsunuz.
İslâm'da otorite, sorumluluk demektir.
Aileyi geçindirme, koruma ve ona liderlik etme sorumluluğu.
Öyleyse, patronunuzun sizin üzerinizde otorite sahibi olmasına izin veriliyor da neden kocanızınkine izin verilmiyor?"
Amerika ' da 15 yaşındaki bir çocuk marketten ekmek çalarken yakalandı. Kaçmaya çalışırken bir de raf kırmış.
Cocuk tutuklanmış ve mahkemeye çıkartılmış.
Kararı vermeden önce hakim çocuğu da duymak ister.
Hakim: ′′ Neden çaldın? ′′
Çocuk: ′′ Ekmeğe ihtiyacım vardı. ′′
Hakim: ′′ Çalmak yerine ekmek alamadınız mı?"
Çocuk: ′′ Satın alacak param yoktu."
Hakim: ′′ Ailenden para isteyebilirdin. ′′
Çocuk: ′′ Evde sadece annem var. Annem hasta ve işsiz. Sırf bunun için biraz ekmek ve peynir çaldım."
Hakim: ′′ Sen küçüksün, normalde işin de yok. ′′
Çocuk: ′′ Yıkama üzerinde çalıştım. Bir hafta önce anneme hizmet etmek için izin aldım ve bu yüzden kovuldum. ′′
Hakim: ′′ Yardım isteyecek yeriniz ,kimseniz yok muydu? ′′
Çocuk: ′′ Her gün evden çıktığımda herhangi bir iş için eleman arayan en az elli adresle iletişime geçiyorum ama, başarısız. Sonunda hırsızlık yapmaya karar verdim. ′′
Çocuğun ifadesinin ardından hakim kararını açıkladı:
-" Çalmak, özellikle EKMEK çalmak çok utanç verici bir suçtur. Ve işte hepimiz bu suçtan sorumluyuz. Bu odadaki herkes ve ben de bu suçtan sorumluyum.
O zaman tüm mahkeme katılımcıları 10 $ ile ceza alacak. Siz her biriniz 10 $ gönderene kadar kimse mahkeme salonundan ayrılmayacak."
Hakim de 10 $ ' ını verdikten sonra aç çocuğu polise teslim eden markete de 1,000 $ para cezası verdi.
Kararı duyduktan sonra çocuk gözyaşlarını tutamadı ve ikinci karar okunurken hakimi görünce heyecanlandı.
Hakim gözyaşlarını saklamaya çalışarak, salonu terk etti. Hakimin son sözleri bunlardı:
-"Bir kişi EKMEK çalarken yakalanırsa, o cemaatin, toplumun, devletin tüm insanları utanmalıdır."
Alıntıdır
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bir fıstık yetiştiricisi, tarlasının 5 metre yanındaki komşusunun fıstık ağaçlarıyla kendi tarlasını karşılaştırdığında, kendi ağaçlarında bir tane bile fıstık olmadığını fark ederek duruma anlam veremediğini ifade etti.
"Benim ağaçlara bakın tek bir salkım bile yok, ilacın eksik etmiyorum. Tarlamda bir tane bile ot yok..
Ya bir de şu tarlaya bakın adam yemin ederim tarlaya gelmiyor. Bırakın ilacı sürmeyi de geçtim adam tarlasına uğramıyor bile!"
Dr. Ahmet Rasim Küçükusta:
Japon çocuklar yılda 1–2 kez, Amerikalı çocuklar ise 8–12 kez soğuk algınlığı geçiriyor
Japon ailelerin rutini:
• Eve gelince
• Toplu taşımadan sonra
• Yemekten önce
• Hastalık belirtileri başlar başlamaz
👉 Gargara yapılıyor
Gargara neden etkili?
• Virüsleri tutunmadan önce uzaklaştırır
• Ağız ve boğazdaki viral yükü azaltır
• Erken çoğalmayı engeller
• Tuzlu su, mikropların çoğalmasını zorlaştırır
Basit gargara tarifi:
• 1 çay kaşığı tuz
• 1 bardak ılık su
• 30 saniye ağzı çalkala
• 30 saniye başı geriye eğip boğazı gargara yap
@Only_a_Trader Her sey guzel gidiyor, guzel acikliyorsun derken sonunda kendini ovmekle batiriyorsun her seyi! Hepinizde ayni ben bilirim hastaligi! Ya bi sus, dogru tahmin ettiysen millet seni zaten over, tesekkur eder
Burada gördüğünüz kadın bir dilenci değil.
Hayatı paramparça olmuş bir mülteci de değil.
Adı Tarja Halonen.
2000'den 2012'ye kadar Finlandiya'nın cumhurbaşkanıydı.
Görev süresi boyunca Finlandiya, eğitim, sağlık, sosyal eşitlik, altyapı ve yaşam kalitesi açısından sürekli olarak dünyanın en iyi ülkeleri arasında yer aldı. Beş milyondan fazla nüfusa sahip, aşırı kışları olan küçük bir ülke olmasına rağmen, birçok büyük gücün asla ulaşamadığı refah seviyelerine ulaştı.
Ve yine de, bu resimde Tarja Halonen, ikinci el kıyafetler içinde, evsiz bir insan görünümünde sokakta oturuyor.
Bu rastgele bir sahne değil.
Bu bir reklam kampanyası değil.
Bu siyasi bir tiyatro değil.
Bu kasıtlı bir eylem.
Bunu, başkalarının her gün hissettiklerini kendi bedeninde hissetmek için yaptı. Evsizlerin ve mültecilerin yaşadığı kırılganlığı, görünmezliği ve sosyal izolasyonu, en azından geçici olarak da olsa deneyimlemek için.
Ve başkalarının da bunu görmesi için.
Kendi sözleriyle:
“Ben de bir dilenci veya mülteci olabilirdim.
Ama kader beni başkan yaptı.
Bu yüzden bu şansa sahip olmayanlara derin bir empati duyuyorum.”
Bunu hayranlık kazanmak için yapmadı.
Unutmamak için yaptı.
Gücün ahlaki bir erdem olmadığını unutmamak için.
Ayrıcalığın bir erdem olmadığını unutmamak için.
Liderliğin başkalarının üstüne çıkmakla ilgili olmadığını, onlarla bağlantıda kalmakla ilgili olduğunu unutmamak için.
Bağırmayan, dayatmayan, aşağılamayan bir liderlik türü bu.
Gözlemleyen, dinleyen, yaklaşan bir liderlik.
Çünkü yönetmek yukarıdan emretmekle ilgili değil.
Aşağıdan anlamakla ilgili.
Ve her şey sizi acıdan korusa bile, acının başkaları için var olmaya devam ettiğini hatırlamak.
İşte bu liderliktir.
Kendini güçle ölçen türden değil,
ama kendini insanlıkla ölçen türden.
Kardeşlerinize yatırım yapın.
Çoğu insan bütün yatırımını çocuklarına yapıyor. Miras meseleleri yüzünden, çocuklarına daha çok mal bırakmak için kardeşler birbirlerine düşman oluyorlar. İhtiyacı olan kardeşi gözetmiyorlar.
Sonra da pek çoğunun yaşlılıkta çocukları yüzüne bakmıyor, kardeşlerine de yüzleri kalmıyor. Huzurevleri yaşlılara yetmiyor, evlerde yapayalnız yaşlılar. Kardeş kardeş bir araya gelip birbirlerine destek olup yaşayamıyorlar.
Sadece ihtiyaç içinde değil ortak bir geçmiş var. Her yaşta kardeş kardeşe destek olmalı ve birbirlerinin kıymetini bilmeliler diye düşünüyorum.
Bir tesisat ustası, kimsenin kolay kolay söylemeyeceği bir detayı paylaşarak kombi filtresinin nasıl değiştirileceğini, evde herkesin uygulayabileceği şekilde en ince ayrıntısına kadar anlatıyor ve bunun peteklerin ısısını doğrudan etkilediğini anlatıyor.
Bu tarifi deneyin çok güzel oluyor.
100gr et döner dürümüm 500-600 TL’den satıldığı bir dönemde 800 TL’ye 1 kilo kıyma alıp 8 porsiyon et dürüm çıkarabiliyorsunuz.
Sadece et yoğurt ve soğanı rondoda çekip içine damak zevkinize göre baharat koyabilirsiniz
İmam Gazâlî’nin “Eyyühe’l-Veled” isimli risalesinde geçen önemli nasihatler.
1. Meşguliyetin ne ise sen osun. Allah katında değerinin ne olduğunu öğrenmek istiyorsan meşgul olduğun şeye bak. +++
Bir tüketici, market ve berber kıyaslaması yaptı:
"Bu kadar ürüne 375 TL verdim. Yarım saat önce berbere gittim sadece saç traşına 400 TL verdim"
Sizce berber fiyatlarına düzenleme gelmeli mi?