İtalya'da bir Türk kafile ile karşılaşmıştım. Rehberle ayak üstü sohbet ederken katılımcıların zaman içinde değişimine konu geldi.
Eskiden daha detaylı anlatmaya, dikkat çekici hikayeleri öne çıkarmaya çalışıyordum şimdiyse gittiğimiz her rotada özeti verip "instalık fotoğraf" çektirme noktalarını söylüyorum herkes daha mutlu oluyor, özellikle kadınlar dedi. Turun son gününe bir de Venedik outleti eklemişler orada da alışveriş yaptırıyorum herkes fotoğrafını çekmiş alışverişini yapmış mutlu mesut ülkeye dönüyor diye ekledi.
İnsanlar artık yaptıkları şeyi onu sevdiği veya merak ettiği için değil, yapmış olduğunu göstermek amacıyla yapıyor. Bu artık var olma meselesine dönmüş. Şunu yaptın mı, buna gittin mi, onu yedin mi... Teşhire dayalı bir statü yarışı var sanki. NPC'leşme tam gaz devam ediyor.
Sevgili vatandaşlar, bugün önemli birgün.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşlarının vize randevu hakkını gasp eden bazı resmi olmayan vize şirketlerinin içerisinde yer almış çok sayıda insan tüm delilleriyle ihbarda bulundular.
Olay tahmin ettiğimizden daha kötü.
5.000 - 10.000 Euro karşılığında GARANTİLİ VİZE aldığına dair yazışmaları elimde mevcut. Ve bu ihbar edenler gerçekten vize aldıklarını da söylüyorlar.
Hepsini ülkelerin temsilcileriyle paylaşacağım.
Türkiye’de karaborsacılık, seyahat hakkını dolaylı da olsa engellemek suçtur. Bu basit bir suç değildir.
Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’e ilgisi için de teşekkür ederim. İlk arayan kendisi oldu ve tüm detayları istedi. Geçmişte de bu konuyu incelemeye almış. Anlaşmalı vize şirketleri de detaylı bilgi almak için görüşmek istedi onlara da teşekkür ediyorum.
Bugün diğer ilgili ülkelerin temsilcileriyle de görüşeceğim.
Bu konu yurtdışına gidin veya gitmeyin her vatandaşın konusu. Siz gitmeseniz bile çocuklarınız gitmek istiyor ama karşılarına böyle zorluklar çıkıyor.
Bu bahsettiğim şahıslar milletin hakkını gasp edip bu şekilde tekrar rahat hareket edememeli.
Lütfen bu konuya destek verin ve elinde bilgisi olanlar bana ulaşsın.
Bu şekilde millete vize satan herkes suç işliyor. Milletin hakkını gasp ediyorsunuz.
— Kick yayıncısı trans kadın akaZeynep int*har ederek aramızdan ayrıldı. Bizce “hayattan koparıldı”; çünkü trans kimliğiyle yaşadığı sistemsel engeller yüzünden int*hara sürüklediler. Nasıl mı?
— Yaklaşık 2 yıllık psikiyatrik takip ve gözlem sonucunda ‘cinsiyet disforisi’ tanısı aldı. Resmi bir sağlık raporu verildi. Bu rapor, Türkiye’de yasal cinsiyet geçiş sürecinin başlangıcı için zorunlu bir belge.
— Rapora rağmen, 21 yaş sınırına gelmeden hastaneye başvurduğunda stajyer doktorlar raporu dikkate almadı.“Ergenlikte olur böyle şeyler” diyerek talebini reddettiler. Akdeniz Üniversitesi’ndeki bazı doktorlar. ➖ Yanlış dosya açıldı, işlem yapılmadı. Bu, birçok trans bireyin karşılaştığı bürokratik ve önyargılı reddedişlerden biri…
— 21 yaşına geldiğinde tekrar başvurduğunda, hastanenin trans bireylere hormon reçetesi yazma ve geçiş süreci yetkisinin idari kararlarla alındığını öğrendi. Artık o kurumda resmi işlem yapılamıyordu.
— 2025’te Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 81 il valiliğine “hizmete özel” bir yazı gönderdi. Bu yazıyla, trans bireylerin cinsiyet uyum sürecinde kullandığı hormon ilaçları 21 yaş altına reçete edilemez hale getirildi.
Gerekçe: “İlaçların suistimali” ve “Aile Yılı” politikası.
Bu karar, TMK’da yer alan 18 yaş ameliyat sınırı ile çelişiyor. İlgili karar hukuka, tıbbi etik ve bilimsel ilkelere aykırıydı. Buna rağmen, Uluslararası kılavuzlar (WPATH SoC v8) hormon tedavisini önerirken, Türkiye’de erişim fiilen engellendi.
— Zeynep, 20 yaşında zar zor hormon tedavisine başlayabildi ama resmi yoldan değil, kendi başına… Reçetesiz satış yasak, eczaneler stok belirtme zorunluluğu getirildi, yurtdışından getirtmek de zorlaştı.
— Resmi geçiş süreci (HRT + ameliyat) devam edemedi: Hastane yetkisi yok, hormon erişimi kısıtlı, rapor almak bile aylarca süren sıkı takip gerektiriyor. Alt yaş sınırının 25’e çekilmesi tartışmaları (11. Yargı Paketi taslaklarında gündeme geldi) zaten birçok kişiyi umutsuzluğa sürüklüyordu.
Bu birikmiş sistemsel engeller ve yoğun disfori Zeynep’i inthara sürükledi. Trans öl*mleri politiktir ve tüm bahsi geçenler bu int*rdan sorumludur.
#akaZeynep