Barda filminin 2007 ile 2024 versiyonlarına bakıldığında bahsedilen ayrımı görebilirsiniz. İlk filmde katliamı ezilen kesim yaparken ikincide zengin p.çi diye tabir edilen tayfa fail oluyor.
Her iki filmde de kamu vicdanını rahatlatmak adına suçlular cezalandırılıyor. Fakat cezayı yasal makamlar değil illegal gruplar gerçekleştiriyor.
Günümüz gerçekliğinde böylesi bir kamu vicdanı rahatlatma kaygısı bulunmuyor. Çünkü faillerin bağlantıları sistemin çözülmesine izin vermiyor.
🔻Gülistan Doku’nun yıllar sonra beliren katili: Bir Vali'nin oğlu.
🔻Ege’de palalı bir zorba: Arkasında bir Savcı babanın gölgesi.
🔻Dün okula saldıran saldırgan: Arkasında bir Emniyet Müdürü zırhı.
🔻Bu failler, sanıldığı gibi toplumun dışına itilmiş marjinal profilleri değiller. Aksine, sistemin tam kalbinde beslenen, güç zehirlenmesinin yansıması olarak karşımızdalar.
🔻Adaleti sağlamakla görevli olanların, adaletten muaf tuttuğu bir "imtiyazlılar nesli" yetişti. Yasalar halk için birer prangaya dönüşürken; onlar için babadan miras, kurşun geçirmez birer zırh oldu.
🔻Bu, sadece bir asayiş sorunu değil; liyakatin yerini kan bağına, hukukun yerini ise "kimin oğlu" olduğuna bıraktığı bir sistemin iflası.
🔻 Tepedeki egemen gücün sarhoşluğu, bir alt basamakta halkın canına kasteden bu şımarık izdüşümleri yaratıyor.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.
The antidote for brain rot is books.