Onursuz ve satılık hayatların güzellenmesi, kız çocuklarına teşhirin ve fuhuşun “influence” edilmesi, hiç tanımadığı erkeklerin ilkel dürtülerini tatmin makinesi görevi görüp birkaç dakikada tüketilip atılan ve çöpten bile değersiz kişiliklerin markalaştırılması, bir başarı hikâyesiymişcesine “üç kuruş ödeyen herkes beni harcayabilir ama bakın kolumda hangi lüks çanta var” şovlarına belgeseller çekilmesi..
Açıkçası, bu rezalet böylesine pazarlanmaya çalışmasa kimin dört duvar arasında ne kadar rezil bir hayat sürdüğü umrumuzda da değil. Allah yardım etsin der geçeriz. Ancak bu durumdan utanmayıp sıkılmayıp kendi düştüğü bataklığa başka genç kızları da çekmeye çalışanlara ve onların pr çalışmalarına ne ara bu kadar zemin oluşturur hâle geldik, hayret ediyorum.
Bu mesele sadece ve sadece böyle bir hayat yaşamayı tercih eden kişinin özelinde bırakılıp toplum sağlığı için üzerinin örtülmesi ve sosyal gündemden izole edilmesi gereken bir konu iken neden kız çocuklarının karşısına fuhuşun avantajlarını ve kolaylıklarını anlatan tipler rahatlıkla çıkabiliyor, bir kitlesi olan herkes nasıl etkileşim uğruna bu tiplere mikrofon uzatabiliyor? Korkunç.
Erotizm metası olan değil; her biri nev’i şahsına münhasır olan,
Dijital pazarlarda teşhir ürünü değil; her biri paha biçilemez özel bir ruh olan,
Varlığı/kimliği erkeklerin ve birkaç şirketin hâkimiyet alanı olan değil; değerli, sağlıklı ve hususî güzelliğe sahip olan kız çocukları yetiştirmek hepimizin ödevi.
Kız çocuklarını korumak ise bu devletin görevi.