Timur Soykan Bekir Bozdağ'ın 'kahramanlık' anlatısı üzerine konuştu...
"Ya Bekir Bozdağ sana mı kaldı? Yani bunu demeden de olmuyor işte arkadaşlar hafızasız zannediyor, balık hafızalı zannediyorlar ve kendi geçmişlerini kendileri bu darbe girişiminin taşlarını döşemiş adamlar çıkıp ekranlarda, toplantılarda böyle gerçekten utanmadan konuşuyorlar.
Gerçekten yani Bekir Bozdağ dediğiniz kişi Fethullah Gülen'e övgüleri arşivde duran bir kişi ve çıkmış kahramanlık anlatıyor. Ya sen önce şu görüntülere bir şey versene, cevap versene."
CHP'li Deniz Yavuzyılmaz,
"Nihai tahkim kararına göre, bu cezanın 673 milyon dolarlık kısmı usulsüz taşınan 233 milyon varil petrolün varil başına 5 dolar 77 sent daha ucuza satılmasından kaynaklanıyor.
Peki bu kaçak ve kelepir petrolü kimler satın aldı?
Irak Enerji Enstitüsü'nün raporuna göre bu petrolü tabii ki
İsrail satın aldı,
Yunanistan satın aldı,
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülke daha satın aldı.
Yani AKP ne yaptı? Doğu Akdeniz'de karşımızda ittifak kuran bu ülkelere ucuz petrol taşınmasına yasa dışı yoldan aracılık etti.
Ortaya çıkan cezayı da hiç utanmadan, sıkılmadan Türkiye Cumhuriyeti'nin sırtına yükledi.
Bu mu sizin yerliliğiniz, bu mu milliliğiniz, bu mu vatanseverliğiniz?"
YÜRÜYORUZ!
Geçim, özgürlük, adalet ve seçim için Silivri'de YÜRÜYORUZ!
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu ve tüm yol arkadaşlarımıza özgürlük için YÜRÜYORUZ!
Milletimizin umudunu ayağa kaldırmak, Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde Türkiye'mizin ihtiyaç duyduğu değişimi gerçekleştirmek için YÜRÜYORUZ!
📍 Yürüyüş Başlangıcı: Köprübaşı Hamam & Sauna
🗓️ 16 Temmuz Perşembe
🕖 20.00
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
🗣️ Özgür Özel, Hulusi Akar davasında davayı kazanan avukatın bugün tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner olduğunu açıkladı
"Ben Hulusi Akar’a demiştim ki 'Sana silah arkadaşların hakkını helal etmiyor'. Bana dava açmıştı, 7 yıl önce 500 bin lira, tarihin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner"
AKP, Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler gerekçesiyle;
Türkiye aleyhine hükmedilen 1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki cezanın ödemesi için geri sayım başladı.
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
1,5 milyar dolar cezayı bu suçu işleyenler ödesin, Türk milletinin hiçbir suçu, sorumluluğu yok, neden ödesin ki?
Hacivat bile bile yolsuzluk yapacak, suç işleyecek ceremesini Karagöz çekecek, var mı böyle ballı börek dünyada?
Aptal mıyız biz?
➖Gönen’deki Suriyeli gençlerle konuştuk.
➖Tarım ve inşaat işlerinde çalışıyorlar.
➖"Çalışma iznimiz yok abi, kaçak çalışıyoruz, haftalık 11 bin TL alıyorum."
💡İktidar kaçak çalışan milyonlarca Suriyeliye çalışma izni ve ardından da vatandaşlık vermeye hazırlanıyor.
☀️İYİ Parti olarak konuyu iki hafta önce bütün ayrıntıları ile Meclis gündemine getirdik.
💡Ve iktidar temsilcilerinden bir kelime cevap ya da açıklama duymadık.
➖Sessiz sedasız ilerleyen sığınmacı sorunu, ülkenin kalbine yerleştirilmiş demografik mayındır.
➖Ve sonuçları yıllar içinde daha da derin bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Şu haber Nato haberleri arasında kaynadı gitti. Jean Carroll Trump'ı cinsel saldırı ile açıkça suçladığını bildiğimiz üç kadından biri. Jean Carrol davayı kazanmış, Trump 5.8 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edilmiş.
2. kadın Trump'un vefat eden eski eşi Ivana Trump, Donald Trump'ın kendisine evlilik içinde cinsel saldırıda bulunduğunu söylemişti. Ivana Trump yıllar sonra "tecavüz demeyelim de kendimi çok kötü hissettim, ihlal edilmiş hissettim" dedi (beraber üç çocukları var) 1990larda gerçekleşen boşanma Ivana Trump'a yönelik “zalimce ve insanlık dışı muamele” gerekçesiyle kabul edilmiş bu arada.
3. Kadın Donald kimliği gizli tutulan “Jane Doe” davası olarak biliniyor. 2016 yılında bir kadın 1994 yılında kendisi 13 yaşındayken Trump’ı ve Jeffrey Epstein’ı ona tecavüz etmek ve cinsel saldırıda bulunmakla suçladı, bu dava sonra güvenlik endişeleri ve tehditler nedeni ile geri çekilmiş.
Trump'ın ayrıca kadınlar hakkında “Grab ’em by the pussy” cümlesi de meşhur. Basına yansıyan ve 2005 de çekilen videoda Trump şöyle demiş: “Her şeyi yapabilirsin. Onları **dan yakala (Grab ’em by the pussy)” Tamamı burada:
https://t.co/MJa9siDySN
Evet dünyanın en nüfuzlu pozisyonunda oturan kişinin kadınlarla ilgili pozisyonu da bu. Kendisi bazı liderleri de çok seviyor dostum diyor, bazılarını da hiç sevmiyor malum. Amerikan toplumu ile Türk toplumu arasındaki benzerlikler de gerçekten şaşırtıcıdır bu arada, onu da başka zaman konuşuruz.
📌"AK PARTİ KAZANAMAYACAĞINI GÖRMÜŞ, KAYBETTİRMEK İÇİN FORMÜL ARIYOR!"
Özgür Özel: AK Parti kazanmak için bir şeyler yapıyordu. Şimdi kazanmak için bir şey yapmıyor. Kazanamayacağını görmüş, kaybettirmek için bir şey yapıyor. Bize kaybettirmeye formül arıyor. O oyunu bozacağız inşallah!
Zaten çok büyük maddi sıkıntı içinde debelenen milletin sırtına devasa bir yük daha.
Millet neden ödemek zorunda olsun ki uluslararası suç işleyen, yolsuzluk yapan hükümet yetkililerinin pisliğinin bedelini, iktidardakiler ödesin suçlarının cezasını.
Müslim Sarı yalan söylüyor. Bunu yaparken de ilerişimde sık kullanılan bir yöntem olan sandviç metodu kullanıyor:
Üst dilim: Konuşmanın kimsenin itiraz etmeyeceği doğru olan ilk kısmı, dinleyende hemen e adam doğru söylüyor hissi oluşturuyor :
Savunma hakkı kutsaldır elbette…Bir mahkemede en önemli hak savunma hakkıdır. İmamoğlunun savunma hakkının kısıtlanmasını doğru bulmuyoruz….
Orta dolgu: Yalan olan kısım:
Kendisi susma hakkını kullandı…
İmamoğlu aksine defaten “susma hakkımı kullanmıyorum, savunma yapacağım” dedi ama zorla salondan çıkarıldı.
Alt dilim: Olayı normalleştiriyor. “Sorun yok, sadece ertelendi” mesajı veriyor:
…ama önümüzdeki günlerde yine savunmasını yapacaktır.
Bu sözler duruşmaları takip eden kimsenin inanacağı bir bilgi değil, ama davayı yakından takip etmeyenlerin çok çabuk “e susma hakkını kullanmış sonra konuşur” diye aklında kalacak bir iletişim. Hafıza konuşmaları düz kaydetmiyor çünkü, ilk etki ve son etkiye bakıyor.
Gerçek şu ki mahkeme milyonlarca kişinin desteğini almış aylardır savunma sırası bekleyen bir belediye başkanını ve cumhurbaşkanı adayını 2500 yılla yargılarken, savunma hakkı vermedi ve bu dava ülkemize trilyonlarca liraya maloluyor. Bunu herkes yanında yöresindeki davayı takip etmeyenlere anlatmalı.
Bir kesim Ekrem İmamoğlu için diyordu ya "CB adaylığını erken açıkladı, kendini hedef yaptı" vs diye. Alın Mansur Yavaş CB adaylığını hiç ağzına bile almadı ama şimdi onun için de geliyorlar. Meselenin erken adaylıkla falan ilgisi yok. Muhalefette CB seçimini kolayca kazanacak iki aday var ve ikisi de yargı kullanılarak safdışı bırakılmaya çalışılıyor. Bunu göremeyenler ya siyaseti okuyamıyor ya da bilinçli manipülasyon yapıyor.
📌"RESMEN TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜLER ÇİFTÇİYİ!"
Üniversite eğitimini yarıda bırakarak 6 yıl önce köyüne dönen genç bir çiftçi ise sadece kirazda değil; çilek, sebze, arpa ve buğdayda da aynı mağduriyeti yaşadıklarını belirtti:
💬Bu sene arpa ve buğdayda da aynısı oldu.
💬Bakan çıktı bir açıklama yaptı, 'rekolte fazla, fiyatı düşük tuttuk' diye.
💬Bizimle dalga geçiyorlar. Resmen toprağın altına gömdüler çiftçiyi... Bir umut dedik üretelim, toprağa sarılalım; pişman olduk.