Size bir sır vereceğim. İşte, okulda ya da sosyal çevrenizde herkesi aşağılayan, herkesle dalga geçen prototipler var ya. Aslında sandığınız gibi özgüvenli değiller, çoğu elit bir aileden de gelmiyorlar.
Aksine, oldukça düşük bir sosyal sınıftan geliyorlar. Büyüme çağlarında sık sık öfke, agresyon ve alt sınıf stresine maruz kaldıkları için, hala survival (hayatta kalma) ve kıtlık modundalar. Sonradan iş ya da meslek elde etseler bile, kabile içinde sık sık yaşadıkları “bana kaynak verin, yoksa aç kalırım” kaygısı, onların alt ahlak kodlarını sızdıran aşağılayıcı ve cezalandırıcı diline sızıyor.
Yaptıkları evrimsel stratejide “kibirli görün, her şeyi beğenme ki değerin daha yüksek sanılsın” taktiğini ifade ediyor. Bu durumu herkes bilmediği için, yine benzer yoksunluktaki insanlar arasında işe yarıyor. Ama işi bilenler onların gerçek sınıfını ve psikolojik haritasını hemen görüyorlar. Bu yüzden gerçekten kültürlü, gelişime ve esnekliğe açık elit insanların arasında uzun süre barınamıyorlar.
@cengizpilav Tabi olmaz, çünkü diğer kurumlarda çalışanlar birbirlerini idare ederek, yıllık izin almadan yürütür gemisini. Biz öğretmenlerin böyle bir lüksü yok
Bugün trenle İskoçya’ya dönerken hayatımla ilgili bazı kararlar aldım.
- Kendimi tamamen kendi hayatımın merkezi yapacağım. Artık dünyadaki hiçbir insana ya da işe kafayı takıp uyku düzenimi, sağlıklı öğünlerimi ya da yürüyüşlerimi aksatmayacağım.
- Bir insan canımı sıkıyor, bana değersizmişim muamelesi yapıyorsa anında iletişimi kesip ilişkimi bitireceğim. Bu normal insani hatalar değil, kötü niyet, önyargı veya dışlama hissettiğim anda hemen olacak.
- Anne babamı daha da sık arayacağım. Zaten onlarla ilişkim iyi ama mesela her gün telefonla konuşuyorsak, bunu her gün kameralı hale getireceğim. Biliyorum ki her iki tarafın birbirine ihtiyacı var. Ve bazen bunu birbirimize söyleyemiyoruz.
- Bir gönüllü derneğe katılacağım. Zaten insan hakları çalıştığım için insanlık yararına kendi adıma manevi anlamda olumlu adımlarım var ama bunu tekrar lisans yıllarımdaki gibi aktif bazı faaliyetlerle destekleyeceğim.
- Daha çok su içeceğim, daha fazla yeni insanla tanışacağım. Daha fazla yeni kafe deneyeceğim. Dünya açık bir saha ve sınırsız senaryo mümkün. Onu aynı döngülerde, aynı çevrelerde ve aynı mekanlarda geçirmek istemiyorum.
- Kendimi daha az açıklayacağım. Çalışmalarımı daha az özür diler gibi anlatacağım. Bir şey başardığımda insanlara beni anlayın gibisinden bir background sunmak zorunda hissetmeyeceğim. Ben benim, emeklerim benim emeklerim ve dünyaya sürekli fazladan semantik bir empati borcum yok.
Canım istediğinde listeyi güncellerim. Sizin de yeni kararlarınız varsa yazın lütfen, birbirimizi olumlu etkileyelim.
@hmelisaacar Merhaba Melisa hanım
Ne zaman hayatta özellikle insan ilişkilerinde yolumu kaybetsem tüm profilinizi baştan aşağı okuyorum, bir nevi bibliyoterapi gibi geliyor yazılarınız. Bir deniz feneri gibisiniz benim için
Kendi yolunda yürüyenleri tanırsın. Övgüyle de yergiyle de ilgilenmezler. Kimseye kendilerini açıklamaya çalışmaz, kimseyi yargılamazlar. Oldukları gibidirler. Yol onları dönüştürmüş ve olgunlaştırmış, biraz da hırpalamıştır. Yorulsalar da şikayet etmez, yürümeye devam ederler.
@jurnalhabertr El cevap : Oyalansın diye eline verdiğiniz çizgi filmlerden öğrenmiş. Ayrıca Kameraya oynamayı öğrenmiş cocuk da. Pes yani, boyama yaparken bile telefonun kamerasını açan ebeveynlere
@seda_su7 40 yaş bir şeylere başlamak için geç bir yaş değil, eğitim fakültesi okuyup, kpss ye girip öğretmen olup bu keyfi siz de sürebilirsiniz premses hanım
@ogretmensitemiz Müdürler kendilerine oda yaptırmaktan zümre odası yaptırmaya zaman ve para bulamıyorlar ki. Taht yapıyorlar kendilerine adeta. Her gelen müdür odasının mobilyalarını değiştiriyor.
İdarecilerin odalarına bir standart getirmeli bakanlık.
15 yaşında pkklı teröristler tarafından Şehit edilen Eren Bülbül'ün annesi:
"Oğlum Cuma namazından çıkmıştı, Şehit olduğunda abdestliydi. Tek acılı yanı açtı, öğle yemeği yememişti."
@ogretmensitemiz Öğretmenliğe dönmelerine gerek yok ama bir müdür ya da yardımcısı bir okulda en fazla 4 yıl kalmalı ve yer değiştirmeli. Aksi takdirde okulu babalarının malı, öğretmenleri de “kendi” çalışanları sanıyorlar