Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına kayıtlı vatandaşların yıllık odun kömür yakacak yardımı
Doğalgaz desteği SYDV ÇALIŞANLARI tarafından karşılanır
#SYDVGrevde
SYDV çalışanı hakkını istiyor.
10 bin çalışan 10 bin aile mağdur.
Devletin şefkatli elini uzattığı 20 milyon insan da mağdur oluyor.
Bizlere kulak verin. Bizleri duyun.
Hakkımızı alana kadar grevdeyiz💪🏻
@mkulunk Destekleriniz için teşekkür ederiz.🙏🏻
Sn @tcailesosyal bakanımız @MahinurOzdemir
SYDV ÇALIŞANLARI Bakanlığınıza bağlı işleri yapan kamu kaynakları ile ihtiyaç sahipleri ailelerin 90 kalem yardımını veren bir kamu kurumudur
SYDV çalışanları bu gün hem kadrosuz hemde KÇP den yoksun?
ASDEP gibi SYDV sorununu da çözün
‼️Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakiflarinda Grevimizin ilk günü olan Cuma gününü büyük bir coşku ve iradeyle %95 üzerindeki katılımla geride bıraktık.
‼️Bu birliktelik,Sendikal tarihde örnek alınacak bir duruş olarak yerini almıştır.
‼️Yarın,kaldığımız yerden daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.Her birimizin katılımı,bu mücadelenin temeline konulan sağlam bir tuğladır. Biz,onurumuz ve geleceğimiz için direniyoruz.
‼️Bu yıl Aile Yılı ilan edilmişken,bizlerin görmezden gelinmesi kabul edilemez. Biz bir aileyiz;bizden destek bekleyen vatandaşlarımızda bu ailenin parçasıdır.
‼️Anayasaya aykırı hiçbir hukuksuz girişim bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır.
‼️Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza sesleniyoruz:Sesimizi duyun‼️Yıllardır bize reva gördüğünüz üvey evlat muamelesine artık son verin.KÇP nin 1003 vakıfta uygulanmamasını kabul etmeyeceğiz.Bu haklı mücadelemizi kazanacağız.
#SYDVGrevde
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı emekçilerinin sesine kulak verilmelidir
Parti iktidarı döneminde, milletin devletin şefkatli ve dayanışmacı yüzüyle tanışmasının en kritik adreslerinden biri, Kaymakamlıklardaki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları olmuştur.
Bu vakıflarda görev yapan çalışanlar, bir anlamda mağdur vatandaş ile devlet arasındaki şefkat ve merhamet köprüsüdür.
Ve bu görev, son derece değerli ve anlamlıdır.
Ancak bugün yaklaşık 10.000 çalışan derin bir üzüntü içindedir, çünkü bir takım haklarının yok sayıldığını düşünmektedirler.
Bu nedenle, grev sürecine zorlandıklarını ifade etmektedirler.
Pazartesi gününden itibaren, sokaktaki mağdur vatandaşlar devletin kapısına vardıklarında, grev nedeniyle yeniden mağdur olmamaları için gerekli adımlar bir an önce atılmalıdır.
Elbette, grev anayasal ve toplumsal bir haktır. Kimse “Neden greve çıkıyorsunuz?” deme hakkına sahip değildir.
Ancak mesele, grevi doğuran şartların ortadan kaldırılmasıdır.
Eğer 10.000 çalışan, kendilerine ait ve haklı olduklarını düşündükleri talepleri kamunun önüne koyuyorsa,
siyasetin görevi bu sesleri anlayışla karşılamak ve çözüm üretmektir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’na sesleniyoruz:
Lütfen, çalışanları da sokağı da mağdur edecek bir zeminin oluşmasına izin vermeyiniz.
Bu süreci sağduyu, diyalog ve adalet temelinde yönetin. Ve de hep beraber düşünelim: Tam da içinde bulunulan kritik dönemde böyle bir hamleye gerek var mı?
Sayın Bakan, FETÖ ve FETÖ'cü Kemalistler ısrarla Sayın Cumhurbaşkanımızı izole ederek ülkeyi yönetemediği yönünde psikoloji oluşturmak için psikolojik savaş yürütüyorlar; böyle bir süreçte, FETÖ ve FETÖ'cü Kemalistlerin alanda yüksek sesle konuşmalarına sebep olacak bir zemin bırakmanın bir anlamı var mı?