Kamu Denetçiliği Kurumu uzmanları Sayın Fatma Gül Dobadağ ve Sayın Umay Taşova, Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi'mizi ziyaret ederek Kurum çalışmaları ve çocuk dostu başvuru mekanizmaları üzerine kapsamlı bir eğitim gerçekleştirmiştir.
Çocuk haklarının korunması, geliştirilmesi ve hak arama kültürünün yaygınlaştırılması hususlarında verimli bir iş birliği ve paylaşımların yapıldığı bu nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.
Merkezimizin ilk yürütme kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Çalışma grubu temsilci seçimleri sonucunda;
Tutukevleri ve Islahevleri Çalışma Grubuna Av. Berfin Dayan ve Av. Ömer Koçağa
Çocuk Hakları Eğitimi ve Mevzuatı Araştırma Geliştirme Grubuna Av. Özcan Yıldız,
Dava Takip ve Hukuki Yardım Çalışma Grubuna Av. Berivan Zerin ve Av. Bermal Yildeniz,
Savaş ve Çatışmalı Süreçten Etkilenen Çocuklar Çalışma Grubuna Av. Rozerin Çınar,
Engelli Çocuklar Çalışma Grubuna Av. Ahmet Genç,
Sosyal Medya Çalışma Grubuna Av. Bermal Yildeniz ve Av. Berivan Zerin,
Temsilci olarak belirlenen arkadaşlarımızı tebrik ederiz.
Merkezimizin bugün gerçekleşen genel kurulunda merkez başkanlığına Av. Nursel Sarıoğlu, merkez genel sekreterliğine Av. Ayşegül Moray seçilmiştir. Önceki dönem başkanı Av. Metin Arkaş'a ve yürütme kurulu üyelerine verdikleri emekler için teşekkür eder ve hep birlikte verimli bir dönem geçirmeyi dileriz.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak hazırladığımız “2026 Yılı İlk 6 Ayına İlişkin Kamuoyuna Yansıyan Çocuk Hakları İhlalleri Raporu”, çocuk hakları ihlallerini düzenli ve sistematik biçimde belgeleyerek ihlallerin dönemsel eğilimlerini, yoğunlaştığı alanları ve çocukların yaşam ve korunma hakkı bakımından karşı karşıya kaldıkları riskleri görünür kılmaktadır.
Raporda yer alan her bir vaka ve istatistik, yalnızca sayısal bir veri değil; çocukların yaşamına, güvenliğine, gelişimine ve üstün yararına ilişkin kamusal sorumluluğun somut bir göstergesi olarak ele alınmaktadır. Çocuk haklarının etkin biçimde korunabilmesi için risklerin tespit edilmesi, koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi ve hak temelli politika ve uygulamaların geliştirilmesi gerekmektedir.
Çocuk hakları ihlallerine ilişkin tespitlerimizi, değerlendirmelerimizi ve önerilerimizi içeren raporun tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
https://t.co/wfJyuLpCai
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak hazırladığımız "Filisid Raporu", ebeveyn kaynaklı çocuk cinayetlerinin ardındaki risk faktörlerini gözler önüne sermektedir.
Çocukların yaşam hakkının korunabilmesi için erken risk tespiti ve koruyucu mekanizmalarla etkin bir önleyici sistem kurulması gerekmektedir. Hazırladığımız etkin politika önerilerini ve raporun tamamını aşağıdaki bağlantıdan inceleyebilirsiniz.
https://t.co/KF7zE0SOCQ
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Suça sürüklenen çocuklara, çocukların suça sürüklenme nedenlerine, çocuk ceza infaz kurumlarına ve çocuk adalet sistemine ilişkin toplumdaki yaygın yanlış algılara dair en çok sorulan soruları yanıtladık.
#çocuklardanvazgeçmeyin#çocukhakları#çocuklariçinadalet
Çocuk istismarıyla mücadele kapsamında yürüttüğümüz “İstismara Karşı Hukuki Destek Hattı” projesinin tanıtımı ve mağdurların erişiminin sağlanmasına yönelik planlamalar için yerel yönetimler ile bir araya geldik.
Çocukların korunması ve adalete erişimlerinin güçlendirilmesi yönündeki destek ve iş birliği için
Hazro Belediyesi, Ergani Belediyesi ve Çermik Belediyesi’ne teşekkür ederiz.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak “Nisan 2025 – Nisan 2026” döneminde Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştirdiğimiz ziyaretler kapsamında hazırlanan raporumuzda yer alan hak ihlallerine dair istatistikler çalışmasını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Çıplak arama, şiddet ve akran zorbalığı başta olmak üzere her alanda yaşanan hak ihlallerini gösteren istatistikler; ceza infaz kurumlarının rehabilitasyonu esas alan onarıcı adalet işlevini sağlayamadığını göstermekte ve sistemin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarını hedef alan silahlı saldırılar, çocukların en temel haklarının korunmasına ilişkin ciddi zafiyetleri bir kez daha ortaya koymuştur. Çocukların güvenli ortamlarda eğitim alma hakkının ve yaşam hakkının korunamadığı bu tür vahim olaylar, yalnızca münferit vakalar olarak değil, çocuk koruma ve eğitim sistemine ilişkin yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan saldırılarda yaralanan çocuklara ve öğretmenlere acil şifalar diliyor, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.
Her şeyden önce açıkça ifade edilmelidir ki; çocuklar eğitim hakkını güvenli bir ortamda kullanamamaktadır. Eğitim alanları, çocukların fiziksel ve psikolojik olarak en güvende olması gereken yerler iken, bugün yaşam hakkının dahi yeterince korunamadığı alanlara dönüşme riski taşımaktadır. Çocukların okula giderken can güvenliği endişesi taşıması kabul edilebilir bir durum değildir.
Saldırıyı gerçekleştiren bir çocuğun daha önce sosyal medya üzerinden bu eyleme dair açık söylemlerde bulunduğu bilinmesine rağmen gerekli önleyici tedbirlerin alınmamış olması, erken müdahale mekanizmalarının yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Bu durum, risk işaretlerinin zamanında tespit edilip değerlendirilmediğini ve ilgili kurumlar arasında etkin bir koordinasyonun sağlanamadığını göstermektedir.
Bu tür trajik olayların ardından yalnızca cezaların artırılmasına yönelik tartışmaların gündeme gelmesi ise sorunun özünü tespit etmekten uzak bir yaklaşımdır. Zira eylem sonrasında kendi yaşamına son veren bireyi, cezai yaptırımların ağırlığıyla caydırmak mümkün değildir. Dolayısıyla çözüm, yalnızca cezalandırmaya dayalı değil; önleyici, koruyucu ve onarıcı bir yaklaşımda aranmalıdır.
Bu kapsamda;
Saldırının gerçekleştirilmesine neden olan sosyal, psikolojik ve çevresel nedenlerin bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi,
akran zorbalığıyla etkin mücadele edilmesi ve okullarda güvenli sosyal ortamların oluşturulması,
risk altındaki çocukların erken aşamada belirlenmesine yönelik erken risk tespiti ve izleme sistemlerinin kurulması,
elde edilen veriler doğrultusunda çocuklara yönelik psikososyal destek ve rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi,
kurumlar arası koordinasyonun sağlanarak önleyici müdahale kapasitesinin artırılması hususları acil bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak; çocukların güvenli ortamlarda eğitim alabilmesi, şiddetten korunması ve sağlıklı bireyler olarak toplum içerisinde yer alması için gerekli tüm hukuki ve yapısal adımların atılması çağrısında bulunuyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, İran’ın Hürmüzgan eyaletinde bulunan bir kız ilkokulu hava saldırısına maruz kalmıştır. Saldırıda 85 çocuğun yaşamını yitirdiği ve her geçen dakika sayının arttığı bildirilmektedir.
Çocukların ve sivil eğitim kurumlarının hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun ve çocuk haklarına ilişkin temel ilkelerin açık ihlalidir. Her koşulda çocukların yaşam hakkı korunmalı; okullar çatışmaların dışında tutulmalıdır.
Doğrudan çocuklara yönelik saldırıların tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını; sorumluluğu bulunanların uluslararası hukuk çerçevesinde hesap vermesini ve savaş suçlularının uluslararası merciler önünde yargılanmasını talep ediyoruz.
Sivil yaşam alanlarına yönelik saldırılar artmadan çocukların ve sivillerin korunmasına yönelik acil ve gerekli önlemleri almak üzere uluslararası toplumu göreve davet ediyoruz.