"Sizi Buraya Ne Getirdi?" yalnızca bir danışan ve terapistin hikâyesi değil; aynı zamanda her okuyucuyu kendi varlığını, ruh ve beden arasındaki kadim dengeyi sorgulatmaya davet eden içsel bir pusula görevi görüyor...
Bir insanın terapiye giderek aslında kendine gelişini anlatan, dinlendiren, yer yer kendimi bulduğum bir eser.
Cemal ve celal sıfatlarına vurgu yapılarak fıtrata geri dönüş için insanın "kendi kendisiyle kavgasının" yolunu açma cesaretini anlatıyor.
İlk kitabımın yayınlanma haberini sizlerle paylaşmak istiyorum. Şifanın sanatına sizleri de şahit etmek istedim.
Umarım bu eser buluştuğu herkesin hayata ve hakikate olan şahitliğine ve şifasına vesile olur.
https://t.co/J8Z9YpGkdJ
Kainata bu sicimleri koparan ümitsiz sözler değil, bağlayan ümit dolu dualar üflüyorum. İnsanın arzusu ve ameli her şeyi değiştirir biliyorum.
https://t.co/YpUUJBaTOL
Dünyaya ümitsizlik içinde isyan etmeye değil, ümit içinde şimdi ne yapabilirim diye yola koyulmaya geldiğimi düşünüyorum. Kainattaki her canlı son saniyesine kadar çabalamaktan vazgeçmiyor. İnanıyorum ki fıtratta ümitsizlik yok. Tüm bu süreçte dönüp kendime tekrar söylüyorum:
Yerin köklenmiş yeşil bulutları, göğün hareket eden beyaz bulutları görünmez sicimlerle bağlı birbirine ve bize. Sadece isteyene görünen sicimlerle... Aşkla onları izlediğim bir anın karesi bu. Rahmet yağmurlarıyla tekrar birbirlerine kavuşmalarını ve karışmalarını diliyorum.
An old man in Gaza held a placard that read:
“You take my water,
burn my olive trees,
destroy my house,
take my job,
steal my land,
imprison my father
kill my mother
bombard my country
starve us all,
humiliate us all,
but I am to blame:
I shot a rocket back
Noam Chomsky
Emri aldığın yer kadar güçlüsün, üzerinde taşıdıkların kadar korkmuş, sahip olma derdin kadar fakir.
Ve şöyle bir gülüş kadar özgürsün, cesursun, zenginsin ve izzetlisin.
#FreePalestine#Filistin
Belirli sayıda danışan takip etmeyen kimse klinik psikolog olamamalı, her üniversite kolaylıkla psikoloji lisans açamamalı, süpervizyon şart olmalı, klinik YL programlarının kalitesi denetlenmeli,4 yıllık psikoloji mezunu belirli saat eğt ve svizyon almadan danışan görememeli.
Bildiğim kadarıyla dedikodu utanılacak, sakınılacak, insan ahlakına yakışmayan bir şey. Fakat "Dedikodu zamanıı, hadi dedikodu yapalım, dedikodu yapmayı özledim..." gibi ifadeleri duyunca şaşırıyorum. Nefret etmemiz gereken bir eylemi dilimizde normalleştirmek normal gelmiyor.
Nursena Balatekin, "Algı, Algılayan ve Algılanan" yazısı ile , günlük hayattaki iletişim problemlerimize ve "sebepsiz" çatışmalarımıza bilimsel bir ışık tutuyor. https://t.co/AbDHUND8d1 @nursenabltkn@hazalavad@__festinalente#algı#algılama#bilim