@batuhancolak33 Ülkeyi tekleştirerek küçültmeye çalışyorsunuz. Bü ülke tüm renklerin, dillerin kültürlerin sahibidir. İnkar ve yok saydığın her şey senden bir parça götürür.
Bilinsin istedim.
Rahmi Koç’un bir Kürt kadınını fıkra malzemesi yapması düşündürücüdür.
Mizah, ince ve zarif olduğunda değerlidir. Ancak bir halkı, dili, kimliği ya da inancı hedef aldığında mizah olmaktan çıkar. Tarih boyunca egemen sınıflar kadınları, yoksulları ve etnik kimlikleri alayın konusu yaparak üstünlüklerini pekiştirmeye çalıştı.
Oysa dil, kimlik ve inanç insanların en derin aidiyet alanlarıdır. Mizahın görevi toplumsal önyargıları yeniden üretmek değil, onları aşmaktır.
Gerçek mizah güçsüzleri hedef almaz, gücü sorgular. Güldüren mizah kıymetlidir; inciten değil.
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
@mansuryavas06 Mahkeme kararının dayanağını oluşturan maddi olgular doğru mu? Yalnış mı? Bu konuda da görüş ve kanaat bildirseniz kamuoyunu karşı sorumluluğunuzu yerine getirmiş olursunuz.
Çok haklı bir talep. Elazığlıların arasının bozuk olmadığı tek şehir Dersim.
Elazığ yöneticileri komşularına karşı sevimsiz duyguları mutlaka kırmaları lazım.
Komşu iller ile dostluk ırganizasoylara öncülük edecek Elazığ Spor yönetici ve taraftarları olabilir
Sevgili @elazigspororgtr
Biz Elazığsporluyuz. Zazayız. Biz şehrimizi, bölgemizi, ülkemizi seviyoruz. Ayrım yapmayız
Kendi keyfinize göre takımı yönetemezsiniz
Bursaspor'un kuyruğuna takılıp gidiyorsunuz. Bizene Bursaspor'dan
Komşu şehrimiz @amedskofficial için tebrik mesajı yayınlayın
Zaten tüm komşu şehirleri bize düşman ettiniz.
Her sene bir doğu takımını bize düşman ettiniz.
Malatya yetmedi, batman'ı düşman ettiniz. Yetmedi Van'ı düşman ettiniz. Yetmedi diyarbakır'ı
Bu yönetim stratejinizi değiştirin. Hepsi bizim kardeşimiz.
Önümüzdeki sezon Diyarbakır’ımızı Trendyol Süper Lig’de temsil edecek olan Amedspor’u, tüm @amedskofficial camiasını ve Diyarbakırlı kardeşlerimi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Son günlerde gözüme çarptığı kadarıyla basında, Doğu Kürdistan (Rojhilat)’la ilgili tarihsel göndermeler en fazla 1946, Mehabad merkezli Kürdistan Cumhuriyeti’yle sınırlı. Türk medyasının ilgisizliği anlaşılır ama Kürt basını da çok ilgili değil gördüğüm kadarıyla. Raflara göz atınca bu alanda ciddi bir literatür oluştuğunu gördüm, birkaç tanesine değineyim.
- Sadece Rojhilat’ta değil, modern Kürt tarihindeki en önemli ve ilk başkaldırılardan biri, 1880 yılındaki Şeyh Ubeydullah Nehri hareketidir. Bununla ilgili Celilê Celil ve Bruinessen’in çalışmalarına bakılabilir. Celil’in “1880 Kürt Ayaklanması” bu alandaki öncü çalışmalardan. Türkçe çevirisi birkaç sene önce yasaklandı. Ayrıca Şeyh Ubeydullah’ın eseri “Tuhfet’ül-Ahbab”ı da unutmamak lazım.
- Simko ve hareketiyle ilgili çok şey şey var, özellikle anı kitapları. Öyle ki Kürtçede “Hikûmeta Simko” diye bir deyiş de var bazı yörelerde. Mela Seîd ilgili bir yazısında başta mesafeliyken sonra hakkını da teslim ediyor. Birinci dünya savaşı gibi zorlu bir dönemde Kürdistan’da belli bir refah sağladığını belirtiyor.
- William Eagleton’ın kitabı ise, 1946’da kurulan Kürdistan Cumhuriyeti ile ilgili hâlâ en önemli kaynak olma özelliğini taşıyor. Yazar sonraki yıllarda Mesud Barzani’ye kitabın asıl adının “Kürdistan Cumhuriyeti” olduğunu, ABD Dışişleri Bakanlığının talebi üzerine ismini “Kürt Cumhuriyeti 1946” olarak değiştirdiğini söylemiş. Kürtçe çeviride oğlu Richard’ın da onayıyla “Komara Kurdistanê ya 1946an” adını koyduk.
- Borhaneddin A. Yassin’in doktora tezi “Tasavvur mu Gerçek mi? Mahabad Kürt Cumhuriyeti Büyük Güçlerin Politikasında Kürtler (1941-1947)” ise adından da anlaşılacağı gibi o yıllardaki büyük güçlerin Kürtlerle ilgili politikasını mercek altına alıyor. Bu kitabın da Türkçe çevirisi, birkaç yıl önce yasaklandı.
- Ve bu okumaya eşlik edecek iki önemli kitap; Fars gazeteci Necefquli Pisyan’ın cumhuriyetin yıkılmasından sonra Barzaniler ve İran ordusunun savaşını cepheden izlediği kitabı “Kanlı Mahabad’dan Aras’ın Kıyılarına” zaman zaman düşmanca bir yaklaşıma rağmen, bir avuç insanın koca bir orduya nasıl kök söktürdüğünü gözler önüne seriyor. Bu konuda daha detaylı çalışma ise Abbas Xezalî Mîrxan’ın, “Kürdistan Cumhuriyeti’nin (Mehabad) Yıkılmasından sonra Barzanilerin Uzun Yürüyüşü
(1945-1949)” adlı çalışmasıdır. Mela Mustafa Barzani’yle harekette yer alan kişilerin tanıklığına dayanıyor ki yazarın dedesi ve amcası da bunların arasında yer alıyor.
İyi okumalar…
@aledeniz@d_ragip Dünya yanıyor, Ortadoğu, Batı Asya altüst oluyor milyonlarca Kürt halen varlığı bir çakıl taşı kadar anlam yüklenmiyor; sizin derdiniz ve kaygınız aman kürtler bu karmaşadan istifade ederek bir parça ekmek yemelerini dert etmeniz bilinçaltınızda duygunuzu retvitlemişsiz.
İran'da Etnik Gruplar
·Türkler
Yaklaşık 23–24 milyonluk bir nüfusla ülke toplamının yaklaşık dörtte birini oluştururlar. Büyük çoğunluğu Şii’dir; Sünni nüfus özellikle Gülistan Eyaleti ve Türkmen Sahra dediğimiz hatta yoğunluk gösterir.
Türk halkları içinde en büyük grup Azerbaycan Türkleridir. Kuzeybatıda, Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Erdebil ve Zencan Eyaletleri merkezli yoğunlaşırlar; yerleşim sahaları Tahran’ın batısına, Hemedan ve Markazi Eyaleti'nin orta kesimlerine kadar uzanır.
Kaşkaylar ise daha güneyde, Fars Eyaleti merkezli olmak üzere İsfahan’dan Hürmüz Boğazı hinterlandına kadar yayılım gösterir.
Kuzeydoğuda Razavi Horasan Eyaleti ve Kuzey Horasan Eyaleti sahasında Türkmenler ve Horasan Türkleri bulunur. Ayrıca Çaharmahal, Halaç gibi daha küçük Türki topluluklar da mevcuttur.
·Kürtler
Yaklaşık 8 milyonluk nüfusa sahiptirler. İnanç dağılımı heterojendir; yaklaşık yarısı Sünni, yarısı Şii, küçük bir kısmı ise Ehl-i Hak inancına mensuptur.
Dilsel olarak Kurmanci, Sorani, Pehlewani ve Leki olmak üzere 4'e ayrılırlar.
Kurmanci konuşanlar Türkiye sınırı boyunca dağlık kuşakta yayılmıştır bu hat Urmiye Gölü'nün güney sınırına kadar ulaşmakta olup bu noktadan sonra Soranî sahası başlar; Kürdistan Eyaleti büyük ölçüde ve Kirmanşah Eyaleti kuzeybatısı bu alan içindedir. Bu iki ana grup ağırlıklı olarak Sünni’dir.
Buna karşılık Kazvin, Gilan ve Horasan’daki Kurmanç topluluklar Şii ağırlıklıdır.
Pehlewani ve Leki konuşan Kürtler daha çok İlam, Hemedan ve Luristan Eyaleti hattında görülür; bu kesimde Şiilik ve Ehl-i Hak inancı belirgindir. Lek nüfusun bir kısmı Hazar kıyı kuşağına kadar uzanır.
·Araplar
Yaklaşık 3 milyon civarındadırlar. Büyük çoğunluğu Şii’dir. En yoğun oldukları saha Irak sınırındaki Huzistan Eyaleti (Ahvaz merkezli) bölgedir. Bunun dışında Hürmüzgan Eyaleti ve Buşehr Eyaleti kıyılarında da önemli Arap nüfus vardır; bu kesimde Sünnilik yaygındır. Körfez hattındaki bu topluluklar sıklıkla Huwala Arapları olarak anılır ve kökenleri Orta Çağ göçlerine dayandırılır. İç bölgelerde, özellikle Fars ve Horasan sahasında da küçük Şii-Arap toplulukları mevcuttur.
·Beluçlar
Nüfusları 3 milyon kadardır, Sistan-Beluçistan en yoğun oldukları bölgedir (2/3). Bunun yanında Kirman, Hürmüzgan ve Horasan bölgelerine de yayılmıştırlar. Ayrıca pek çok defa gözden kaçırılmakla beraber Türkmenlerin güneyinde Gülistan'ın güney kısımlarında da nüfusları bulunmaktadır.
·Lurlar
Yaklaşık 6 milyon civarında bir nüfusa sahiptirler. Luristan Eyaleti merkezli olmak üzere Zagros kuşağı boyunca güneye inerler ve Kaşkay sahasına komşudurlar. Dilsel olarak Kuzey Luri, Güney Luri ve Bahtiyari olmak üzere üç ana kola ayrılırlar. Büyük ölçüde Şii’dirler.
·Hazar Halkları
Bu başlık altında Taberiler (Mazenderaniler), Gilekler, Talışlar ve Tatlar sayılabilir. Mazenderan Eyaleti ve Gilan Eyaleti başta olmak üzere Hazar Denizi’nin güney kıyı kuşağında yaşarlar. Çoğunluk Şii’dir; Gilan’ın kuzeyinde Azerbaycan sınırına yakın sahada Sünni Talış toplulukları vardır. Tüm bu toplulukların toplam nüfusları yaklaşık 6 milyon civarındadır.
·Farslar
Ülke nüfusunun yarısından biraz azını oluşturmaktadırlar, coğrafi olarak daha çok iç ve doğu bölgelerde yoğunlaşırlar: Tahran’ın doğusundan başlayarak Razavi Horasan Eyaleti’na, oradan güneye Kirman Eyaleti’a ve batıya Buşehr Eyaleti hattına uzanan geniş bir iç kuşakta baskındırlar. Nüfusları 43 milyon civarındadır.
Bunların yanında Süryaniler, Ermeniler, Gürcüler, Çerkesler, Peştunlar ve Sâbiîler gibi daha küçük, tarihsel kökenli topluluklar da mevcuttur.
@kilicdarogluk@ugurcelebi_70 Halkınızı mutlu edemediniz. Beylik laflarının hükmü yok. Yüzyıldır asimilasyon gibi soykırım uygulamasını yapıldı. İnsanlarına karşı uyguladığınız şiddeti kime bağlıyorsun?
Halen de ne milliyetini ne mezhebini yüksek sesle söyleyemedin? Bunun sorumlusu kimdir?