CENÂZE NAMAZINDA NİÇİN "FÂTİHA SÛRESİ" OKUNMAZ?
Musalla taşına konan kişinin artık dünyada götürebileceği bir şeyi kalmamıştır!.
Fâtiha'nın o kişiye
getirebileceği hiç bir şey yoktur;
çünkü artık o dibi
mühürlenmiş mektuptur, ki,
yazılacak ilâve yeri kalmamıştır!
Dünyada yaşarken Fâtiha'nın ona getirisi neyse onunla mühürlenmiştir... Ve artık daha fazlasının olması da mümkün değildir.
AHMED HULÛSİ
İnsan, dünyanı anlatırken hep güzel özelliklerinden bahseder; gerekli olanları cımbızla çekercesine seçer. Etrafına toplanan güruhun ise hiçbir faydası yoktur. Değerli olan, Resul’ün açığa çıkmasıdır; o açığa çıkmadıkça hiçbir şey bir işe yaramaz olduğunu bildirir.
O tektir. Evliyâullah ona “Hu” der ve onun takipçisidir. Ahlakıyla ahlaklanan asla kaybetmez.
Herkesin Allah ile "an"ı vardır; herkeste bunun farkındalığı yoktur.
Herkesin içinden Resûl konuşur, herkeste konuşanın farkındalığı oluşmaz.
AHMED HULÛSİ
Settar ismi Esmâü’l-Hüsnâ’da yer almaz. Ancak işaret ettiği mana Kur’an’da geçer. Settar ismi, Esmâü’l-Hüsnâ’da bulunan Gaffâr ismiyle birlikte mütalaa edildiğinde daha iyi anlaşılır.
Üç aylar zikirlerinde de geçtiği gibi:
“Yâ Settâr’el-uyûb, Yâ Gaffâr’ez-
İnsanlar aşağılanmadan istenilen seviyeye çıkmaları pek de mümkün değil. İşte bu sebeple Efendimiz sav, “Ölmeden evvel ölünüz” demiştir. Derdimiz benliğimizi yüceltmek değil, hakikati yaşamak olmalı. Bu işin başka yolu yok.
Dünyanın varoluşu ve yok oluşu bilimsel verilere dayanarak açıklanabilir. Peki, Hz. Resûlullah bilimsel verilere dayanmadan 1400 sene evvel, “İstanbul fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, askerleri ne güzel askerlerdir.” demiştir. Bunu nasıl açıklayacağız?
RasûlAllah Efendimiz (s.a.v)şöyle buyuruyor;
Kostantiniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir! Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir!”
(İbn-i Hanbel, Müsned, 4/335)
KİTABULLÂH DİYOR Kİ;
"...va'lemu ennAllâhe yehulü beynel mer'i ve kalbihi ve ennehu ileyHi tuhşerun" (8.Enfâl: 24)
"...İyi bilin ki (davet edildiğinize uymazsanız) Allâh (beynindeki var olan sistemiyle) kişinin bilinci ile kalbi arasına girip engel olur... Siz O'na haşrolunacaksınız."
AHMED HULÛSİ
Din, insanın kendini tatmin etme yoluna gitmesi değil; tatmin olacak şekilde Allah’ı bilmesi, olgunlaşması ve yaşaması kendinden emin olması gerektiğine işaret eder.