Zorlaştıran da kolaylaştıran
da sensin!
Gözünde büyüttüğün zor gelir!
Başarının yolu basit ve kolay
görmekten geçer!
Zor görme, başarırım de
AHMED HULÛSİ
Tecrübe dediğimiz şey hayatımızda büyük önem taşır. Bu özellik mahalle bakkalından veya marketlerden satın alınmaz. İnsanın geçirdiği hayat, yaşadığı olaylar, davranış biçimleri, hoşgörülü olması ya da kırgın görünür gibi bir tavır sergilemesi hep tecrübeyle alakalıdır. İnsanın kendisini bozmaması, muhatabına da güven vermesi tecrübeli insan işidir.
Allah kullarının değişmesini istediğinde bunu Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm olarak gerçekleştirir. Değişmeyen kulları için ise Cemâl sahibi olarak kendini gösterir.
Ve lâ temşi fiyl Ardı meraha* inneke len tahrikal Arda ve len teblüğal cibale tûla
Arzda benlikle kendini bir şey sanarak yürüme! Kesinlikle sen ne arzı delebilirsin; ne de boyca dağlara erişebilirsin!
İSRÂ SÛRESİ/37
AHMED HULÛSİ
Kur’an-ı Kerim’i anlamayan, onu perdelemekten öte gidemez. Kur’an, onu değerlendiren insana işaret eder. Bu nedenle Kur’an ve insan için ikiz kardeştir denir.
Beşerî anlayışlarla Kur’an anlaşılmaz. Kur’an’ı anlayan insandır. İnsan Kur’an’ı anlamazsa, Kur’an onun yüzüne çarpar.
Din, insanın kendini tatmin etme yoluna gitmesi değil; tatmin olacak şekilde Allah’ı bilmesi, olgunlaşması ve yaşaması kendinden emin olması gerektiğine işaret eder.
Dünyanın varoluşu ve yok oluşu bilimsel verilere dayanarak açıklanabilir. Peki, Hz. Resûlullah bilimsel verilere dayanmadan 1400 sene evvel, “İstanbul fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, askerleri ne güzel askerlerdir.” demiştir. Bunu nasıl açıklayacağız?
Settar ismi Esmâü’l-Hüsnâ’da yer almaz. Ancak işaret ettiği mana Kur’an’da geçer. Settar ismi, Esmâü’l-Hüsnâ’da bulunan Gaffâr ismiyle birlikte mütalaa edildiğinde daha iyi anlaşılır.
Üç aylar zikirlerinde de geçtiği gibi:
“Yâ Settâr’el-uyûb, Yâ Gaffâr’ez-
CENÂZE NAMAZINDA NİÇİN "FÂTİHA SÛRESİ" OKUNMAZ?
Musalla taşına konan kişinin artık dünyada götürebileceği bir şeyi kalmamıştır!.
Fâtiha'nın o kişiye
getirebileceği hiç bir şey yoktur;
çünkü artık o dibi
mühürlenmiş mektuptur, ki,
yazılacak ilâve yeri kalmamıştır!
Dünyada yaşarken Fâtiha'nın ona getirisi neyse onunla mühürlenmiştir... Ve artık daha fazlasının olması da mümkün değildir.
AHMED HULÛSİ
Beyin, Allah isimlerinden oluşmuş bir pakettir ki, her an O nun sayısız özellikleri açığa çıkar.
El hâfız isminin beyin adı altında açığa çıkışına hafıza/memory denir.
Levhi mahfuz, beyindeki hafıza sistemidir ki, herkes kitabını/yaşam bilgisini oradan OKUR.
AHMED HULÛSİ