Hicretten sekiz yıl önce (614) Mekke’de doğdu. Babası Zeyd b. Hârise, Hz. Hatice’nin kölesiydi. Hatice Hz. Muhammed’le evlenince kölesini ona hediye etmişir.🤲
Bir vatandaş olarak @Nilufer_Turizm’in bize yaptığını paylaşıyorum ki bir daha bu firmayı tercih ederken 40 kez daha düşünün, ben tavsiye etmiyorum!
Tarih: 13 Haziran’dı.
Ailevi bir nedenle âcilen İzmir’e gelmiştim. Uyku Apnesi hastasıyım, CPAP cihazımı evden alamamıştım ve gece kötüleşmiştim. Bir kardeşimden evime girmesini, CPAP cihazımı ve bir kaç eşyamı hızlıca otobüse vermesini rica ettim ve @Nilufer_Turizm ‘e güvenip ücretini ödeyip verdi.
GÜVENMEZ OLAYDIK!
Otobüsün geldiği saatte rahatsız olduğum için otogara gidemedim ve muavinden otogarda yazıhanelerine bırakmasını rica ettim. Buna rağmen muavin paketi otobüsten indirip yere koymuş, alakasız ve ahlâksız biri de çıkıp “paket benim” demiş, muavin hiç tanımadığı, kimlik sormadığı bu şahsın paketi alıp gitmesine izin vermiş! Halbuki emaneti kimin alacağını paketi teslim eden kardeşim söylemişti, emaneti ve hizmet parasını alan şoför de muavin de biliyordu ama emanete hıyanet bu işte!
Bundan daha kötüsü bundan sonra başlıyor! Çünkü insandır, hata yapar! Ama bir şirket, bu kadar vurdumduymaz bu kadar umarsız, bu kadar acımasız, bu kadar kaba olamaz! Biz konuyu şirket temsilcisi olarak karşımıza çıkarılan şahsa anlattık. Hastalığımı, âciliyetten dolayı kargoya değil otobüse verildiğini, 16 yaşında muavinin hatasını, parayı şoförün aldığını, muavine fiş kestirmeyip cebine attığını, kameraları vs olup biten herşeyi ifade ettik!
Aldığımız cevap: “Bu kadar önemliyse otobüse vermeseydiniz!”
Âciliyeti ve sonuçta olayın Nilüfer Turizm’in otobüsü ve personeliyle yaşandığını hatırlatmamıza rağmen tekrar: “Firma olarak yapacağımız bir şey yok, muavinle şoförün işi, onlarla görüşün!”
İşimizi gücümüzü hastamızı bırakıp otogara gittik, kameraları polislerle birlikte inceledik, tekrar firma yetkilisini aradık, herşeyin kamerada göründüğünü, zararımızın karşılanmasını istediğimizi aksi halde hukuki yollara başvuracağımızı söyledik. Cevap: “İstediğiniz yere başvurun, hiçbir şey alamazsınız!Otobüse vermeseydiniz! Hatayı başta yapmışsınız!”
Koskoca Nilüfer Turizm, sağlıkla ilgili bir konuda, kendilerine güvenen insanlara, ücretini aldıkları bir emaneti kaybedip bu tavrı takınabildi ve hâlen de 1 kez bile geri dönüp aramadılar!
16 yaşında muavinse “Nilüfer işi sen üstleneceksin diye baskı yapıyor oysa benim param yok ağabey” diyor. Koca şirket emaneti tazmin edip sorunu kendi bünyesinde çözmek yerine sömürdükleri 16 yaşında çocuğa yükleniyor! Firmanın ismine halel gelmesinden zerre kadar çekinceleri yok! “Ben gazeyeciyim, bunu kaldıramazsınız” dediğimde “İstediğiniz kadar duyurun, herkes bilsin, farketmez! Size 1 lira bile ödemeyeceğiz!” diyecek kadar halka duyarsız ve haklıya saygısız bir şirketmiş bu Nilüfer!
Ben mi? Gecede 188 kez nefesi duran ben tam 40 gecedir uyku cihazım olmadan uyumak zorunda kalıyorum ve hâlâ öyle! Sorumlusu ise hastane raporuma kadar herşeyi anlattığım: @Nilufer_Turizm !!! Güvenmek isteyenler bunları tanısınlar diye paylaştım. Zamanınızı aldımsa kusura bakmayın. İyi günler.
Mecliste, köpeklerden kaçarken kamyonun altında kalıp ölmüş bir çocuğun annesine 'şov yapma' diye bağırmak hangi siyasete sığar bilmem ama hiçbir vicdana sığmaz!
https://t.co/Alw1LZOx00
Bu ifşa genellikle yabancı istihbarat servisleri ile yürütülen savaşlarda yaşanırdı.
Burada ezber bozuldu ve kafalar karıştı…
Yoksa bizim milliyetçi diye bildiklerimiz…
Aman Allahım…
Daha neler duyacağız…