Hedef Yatırım Bankasının İsviçre'ye 2 Milyar TL’lik İşlemi MASAK Tarafından Durduruldu
Fon soruşturması kapsamında Hedef Holding bünyesindeki Hedef Yatırım Bankasının bugün gerçekleştirmek istediği 2 milyar TL’lik işlem MASAK tarafından durduruldu.
Bankanın, 40,9 milyon dolar karşılığında İsviçre merkezli Swissquote adlı finansal kuruluşun Akbank nezdindeki muhabirlik hesabına 2 milyar TL göndermek istediği belirlendi.
İşlemin “swap işlemi” olarak bildirildiği, ancak BDDK ile yapılan görüşmelerde karşılık olarak gösterilen 40,9 milyon doların hesaba henüz geçmediği ve tutarın ileri tarihli bir taahhüt niteliğinde olduğu belirtildi.
Bu tespit üzerine MASAK, 2 milyar TL’lik işlemin durdurulmasına karar verdi.
“İmamoğlu Suç Örgütü” ile ilgili ek iddianamede İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj AŞ. vasıtasıyla rüşvet alındığı ve ihalelere fesat karıştırıldığı yer alıyor.
İddianamede dikkat çeken iki yöntem var: “Gizli indirim” ve “fiyat şişirme”.
Peki, iddianameye göre bu çark nasıl işledi?👇
Siyonizmin en zengin kalesinde, Viyana'da
Her zerresi siyonits sermayeye ait olan lüks caddesinde,
#BoykotZara karşısında
3-4 Filistinli genç bangır bangır, yaz kış protesto yapar,
Gelen geçen destekler, sarılır, ağlar, dua eder...
Kimse de kıllarına dokunamaz.
#Boycott
#ZionismIsTerrorism #Kanburger
Aylar sonra Cevheri Güven'in bir videosunu izliyorum. şu anda videosu 500 bin izlenmiş. 8. dakikadayım gülmekten videonun sonunu nasıl getireceğim merak ediyorum.
İran destekli Husilerin lideri Abdulmalik el-Husi:
▪️“Suudlar Türkiye’yi, Pakistan’ı bu işe bulaştırmak istedi, sabah akşam yardım dileniyorlar.”
▪️“Ülkemize 760’dan fazla hava saldırısı yapıldı. Pakistan veya Türkiye veya başka bir ülke bu kadar vurulsaydı devasa kriz çıkarmaz mıydı?”
▪️“Türkiye ve Pakistan’a bu işe bulaşmamalarını tavsiye ediyoruz.”
🇹🇷 Türk savunma sanayisi bünyesinde mini ve mikro insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirilen çözümlere "Drone Kalkanı" eklendi ⤵️
🎯 Farklı tip algılayıcılarla tarayıp 600-800 metreden takibe aldığı hedefi, 150 metrede eş zamanlı atışla oluşturduğu metal bulutuyla imha ediyor
✅ Kara ve deniz araçlarına, sabit tesislere ve insansız kara araçlarına entegre edilebiliyor
🗓️ Sistem, 23-26 Eylül'de İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek 21. MÜSİAD EXPO'da ilk kez sergilenecek
🔗 https://t.co/gEwlsGyra0
Avrupa'dan bildiriyorum: Gerçekten bir şeylere hazırlık var. Macron'un son toplantısından sonra buradaki siyasetçile pek iç açıcı şeyler söylemediler. Önümüzdeki aylarda Rusya saldırmasa da sahte bayrak operasyonu bile düzenlenebilir. Benim gözlemim bu.
https://t.co/5sPDp3pGzv
KAŞİF KOZİNOĞLU'NUN KULLANDIĞI VİTAMİN HAPLARININ İÇİNE ZEHİR KATILDI MI?
iNSAN VÜCUDU NEDEN BOZULUR ÖLDÜKTEN SONRA. VÜCUT OKSİJENSİZ KALINCA CO2 BİRİKİMİ OLUR VE BU ASİDİK ORTAM NEDENİYLE HÜCRELER YIRTILMAYA BAŞLAR, BAKTERİLER HÜCUM EDERLER. ANCAK BU DURUM EĞER ÖLEN KİŞİ ZEHİRLENEREK HAYATINI KAYBETMİŞSE YANİ CIVA, ANTİMON GİBİ AĞIR METALLERLE ZEHİRLEMİŞLERSE TAMAMEN TERSİNE DÖNER VE ÇÜRÜME DURUR. KÂŞİF KOZİNOĞLU'NUN BEDENİNİN NEDEN BOZULMADIĞINI ÖĞRENDİĞİMİZDE ZEHİRLENİP ZEHİRLENMEDİĞİNİ DE ANLAMIŞ OLACAĞIZ.
https://t.co/ZOTLveXhWG
EVLATLARIMIZIN GÜVENLİĞİ İÇİN MÜCADELEMİZ HER ALANDA SÜRECEK
Evlatlarımızın güvenli bir şekilde okullarına gitmelerini ve huzur içinde eğitim görmelerini istiyoruz. Aldığımız bütün tedbirlerin, attığımız bütün adımların temelinde bu hassasiyet var.
Bu anlayışla geçtiğimiz hafta Adalet Bakanlığımızla birlikte iki önemli operasyon gerçekleştirdik.
Siber ortamda çocuklarımızı hedef alan ve suç örgütlerine eleman devşirmeye çalışan yapılara yönelik operasyonda bin 8 şüpheliyi; yeni nesil suç şebekelerine yönelik operasyonda ise 2 bin 447 şüpheliyi gözaltına aldık.
Bir günde toplam 3 bin 455 şüpheli hakkında işlem yaparak adlî mercilere sevk ettik.
Okullarımızın, üniversitelerimizin ve öğrenci yurtlarımızın çevresinde; sokakta da siber vatanda da evlatlarımızın güvenliğini tehdit eden yapılara yönelik operasyonlarımız kararlılıkla devam edecek.
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma@sahilguvkom@illeridaresi
SON DAKİKA!
İŞTE FON SORUŞTURMASINDA ADI GÜNDEME GELEN MUHAMMET YARIZ HAKKINDA SPK’YA GÖNDERİLEN 26 ŞUBAT 2025 TARİHLİ O YAZI!
AKIN GÜRLEK’İN İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCISI OLDUĞU DÖNEMDE SPK’YA KRİTİK MÜZEKKERE: YARIZ İÇİN “İVEDİ ARAŞTIRILSIN” TALEBİ
Kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen soruşturma kapsamında adı gündeme gelen Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız’a ilişkin sermaye piyasası işlemlerinin, daha 2025 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelemeye alındığı ortaya çıktı.
Bugün Adalet Bakanı olan Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde, 26 Şubat 2025 tarihinde Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) gönderilen müzekkereyle Yarız’a ilişkin iddiaların ayrıntılı olarak araştırılması istendi. Başsavcılık bununla da yetinmeyerek, tespit edilecek her kişi hakkındaki raporun diğer incelemelerin tamamlanması beklenmeden “ivedilikle” savcılığa gönderilmesini talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun 2025/45336 sayılı soruşturması kapsamında gönderilen yazıda, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda meydana gelen olağan dışı hareketlere ilişkin resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Başsavcılık; ihbarlar, sosyal medya paylaşımları ile basında yer alan bilgi ve değerlendirmeleri takibe alırken, iddiaların sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu SPK tarafından teknik olarak araştırılması için de resmî süreci başlattı.
İDDİALAR SPK’NIN TEKNİK İNCELEMESİNE TAŞINDI
26 Şubat tarihli müzekkere, Yarız hakkında o aşamada kesinleşmiş bir suç tespitinden ziyade, Başsavcılığa ulaşan bilgiler ve piyasa hareketleri üzerine SPK’dan ayrıntılı teknik inceleme ve somut tespit istendiğini ortaya koyuyor.
Başsavcılık, SPK’dan yalnızca genel bir değerlendirme istemedi. Yazıda belirtilen isimlerin ve bu kişilere atfedilen işlemlerin ayrı ayrı araştırılması, varsa mevcut inceleme ve raporların savcılığa gönderilmesi, yeni tespitlerin ise soruşturmanın sürüncemede kalmasına yol açmayacak şekilde ivedilikle bildirilmesi talep edildi.
BAŞSACILIKÇA MUHAMMET YARIZ’IN FAALİYETLERİ SPK’YA BİLDİRİLDİ
Müzekkerede gelen ihbarlar, sosyal medya paylaşımları ve medyadaki değerlendirmeler kapsamında Muhammet Yarız’ın adına açıkça yer verildi. Yazıda, Yarız’ın Can2 Termik (CANTE) ve Vakıf Finans (VAKFN) hisselerinde işlem yasağı aldığı yönündeki bilgiler SPK’ya aktarılırken, Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. (KTLEV) hisselerinde ise babası Celal Yarız hakkında işlem yasağı bulunduğu kaydedildi.
Başsavcılık ayrıca Muhammet Yarız’ın Katılımevim (KTLEV), Birleşim Grup Enerji (BIGEN) ve Mopaş hisselerindeki işlemlerine ilişkin manipülasyon iddialarını da SPK’nın incelemesine sundu. Müzekkerede söz konusu şirketler bakımından konsorsiyum liderinin İnfo Yatırım olduğu yönündeki bilgiye de yer verildi.
SPK’YA ÜÇ KRİTİK TALİMAT NİTELİĞİNDE TALEP
Başsavcılık müzekkeresinde SPK’dan;
1- Belirtilen isimler ve işlemler hakkında ayrıntılı araştırma yapılmasını,
2- Bu kişiler hakkında daha önce başlatılmış veya devam eden bir SPK incelemesi ile tamamlanmış rapor bulunup bulunmadığının gecikmeksizin bildirilmesini,
3- Araştırmada eylemi tespit edilen kişiler hakkındaki raporların, diğer şahıslara ilişkin incelemelerin tamamlanması beklenmeden kişi bazında ivedilikle gönderilmesini istedi.
Müzekkerenin en dikkat çekici yönlerinden biri de Başsavcılığın inceleme sonuçları için tüm çalışmanın tamamlanmasını beklemek istememesi oldu. Savcılık, hakkında tespit tamamlanan her kişi yönünden hazırlanan raporun diğer isimlerin inceleme süreçlerinden bağımsız şekilde derhâl gönderilmesini istedi.
GÜRLEK’İN BAŞSAVCILIK DÖNEMİNDE SÜREÇ BAŞLATILDI
Belgenin dikkat çeken bir diğer yönü ise müzekkerenin, bugün Adalet Bakanı olan Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde gönderilmiş olması. Başsavcılık, Borsa İstanbul’daki olağan dışı hareketleri yalnızca takip etmekle kalmadı; elde edilen bilgi ve ihbarları sermaye piyasalarının uzman ve düzenleyici kurumu SPK’ya taşıyarak teknik inceleme sürecini başlattı.
Bu yönüyle 26 Şubat 2025 tarihli belge, bugün kamuoyunun gündemindeki isimlerden Muhammet Yarız’a ilişkin iddiaların yeni ortaya çıkmadığını; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının daha o dönemde konuyu resmî soruşturma ve kurumlar arası inceleme mekanizmasına taşıdığını gösteriyor.
BARRACK’IN AÇIKLAMALARINDAN:
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişki ise hiç olmadığı kadar yakın.
Bu doğrultuda, bölgedeki tansiyonun nasıl düşürüleceğine ilişkin tüm bu konularda Türkiye, Başkanımız için son derece büyük bir önem taşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16'ncı kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek
🔹 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 4'ü başbakanlığı döneminde olmak üzere 15 kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap etti
🔸 Yarın bir kez daha BM kürsüsünden mesajlarını uluslararası kamuoyuyla paylaşacak
🗣️ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkması beklenen başlıklar ⤵️
📌 İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım
📌 Filistin'in devlet olarak tanınması
📌 Uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlar
🔗 https://t.co/ivscxC3Fwu
EKREM İMAMOĞLU'NUN "NAMUSUM" DEDİĞİ VİRA İSTANBUL PROJESİ, İMAMOĞLU'NUN ORTAKLARI TARAFINDAN TÜRK VATANDAŞLIĞI KARŞILIĞINDA YABANCILARA SATILMIŞ.
Bu sabah gerçekleşen İstanbul merkezli operasyonla ortaya çıkan tablo, yalnızca yabancılara konut satışı üzerinden yürütülen bir vatandaşlık soruşturması değil. Soruşturmanın merkezinde Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen satışlar bulunuyor.
Peki soruşturmanın merkezinde olan bu şirketlerin, belediye arsası üzerinde kurulmuş, binlerce bağımsız bölüme ulaşan ve soruşturma kapsamında yabancılara vatandaşlık amaçlı yapılan satışların neredeyse %80 oranına karşılık gelen projenin adı ne?
Cevap: Ekrem İmamoğlu'nun "Namusum" dediği VİRA İSTANBUL.
Projenin hikayesi Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde başlıyor. 16 Aralık 2014'te Beylikdüzü Belediyesi, mülkiyetindeki Kavaklı 142 ada 16 parsel ile 143 ada 35, 36, 37 ve 38 parseller için "arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı" ihalesine çıktı. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kapalı teklif usulüyle yapıldı.
İhaleyi Gül İnşaat Proje A.Ş. aldı. Beylikdüzü Belediyesi'nin 2015 faaliyet raporunda, söz konusu taşınmazlara ilişkin arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi için sözleşme yapıldığı açıkça kayıt altına alındı.
Daha sonra kamuoyuna "VİRA İSTANBUL" adıyla sunulan proje, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde belediye ile Gül Proje'nin birlikte gerçekleştirdiği proje olarak tanıtıldı. Projenin ilk lansmanında 1.156 konut ve 39 cadde mağazası, yaklaşık 630 MİLYON liralık yatırım ve yaklaşık 92 bin metrekarelik proje alanı açıklandı.
Fakat projenin gerçek hukuki ve ekonomik hikayesini anlamak için reklam broşürlerinden çok belediye kayıtlarına bakmak gerekiyor.
2017'de Beylikdüzü Belediye Meclisi'nin gündemine doğrudan 142 ada 19, 142 ada 20, 143 ada 35, 143 ada 36 ve 143 ada 38 parsellerdeki VİRA İSTANBUL bağımsız bölümlerinin alıcılarına tapu devri geldi. 2018 faaliyet raporu ise daha da açıktı. Bu beş parselde belediye adına kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölümlerin, ödemelerini tamamlayan veya banka kredi taahhütnamesi sunan alıcılara devredildiğini belirtiyor.
Yani VİRA İSTANBUL sıradan bir özel sektör projesi olarak başlamadı. Hikayenin başlangıcında belediyenin mülkiyetindeki taşınmazlar vardı.
Üstelik 143 ada 35 parsel için 2018 tarihli belediye komisyon raporu, 27.917,23 metrekarelik taşınmazın doğrudan "Vira İstanbul Beylikdüzü Konutlarının üzerinde bulunan" belediye mülkiyetindeki taşınmaz olduğunu yazıyor. Aynı raporda 1.399,59 metrekarelik bölüm üzerinde TEDAŞ lehine 25 yıllık irtifak hakkı kurulması kararı yer alıyor.
Proje ilerledikçe rakamlar da büyüdü. Belediyenin kayıtlarında VİRA İSTANBUL 1.189 konut ve 31 ticari bölüm olmak üzere toplam 1.220 bağımsız bölüm olarak yer aldı. 2020'de 1.123 bağımsız bölümün tapusunun verildiği, 97 işlemin sürdüğü; 2021'de ise 1.207 tapunun tamamlandığı ve yalnızca 13 işlemin devam ettiği kaydedildi.
VİRA İSTANBUL'un bugünkü soruşturma açısından asıl çarpıcı tarafı ise yabancı satışların yaklaşık %80 oranının bu proje üzerinden gerçekleştirilmiş olması.
Usulsüz vatandaşlık soruşturması kapsamında incelenen şirketler Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat. Tam da bu üç şirket VİRA İSTANBUL projesinde karşımıza çıkıyor. Muzaffer Beyaz, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Soruşturması kapsamında daha önce verdiği ifadesinde VİRA İSTANBUL ihalesini Gül İnşaat'ın aldığını, Beyaz İnşaat'ın daha sonra projeye %25 ortak olduğunu beyan etti.
Soruşturma kapsamında yapılan tapu ve proje eşleştirmesinde 274 muvazaalı satışın büyük çoğunluğu VİRA İSTANBUL projesindeki bağımsız bölümlerde gerçekleşmiş görünüyor. Dolayısıyla soruşturmanın merkezindeki satışların büyük bölümünün, Beylikdüzü Belediyesi'nin 2014 yılında gelir paylaşımı modeliyle ihaleye çıkardığı ve daha sonra 1.220 bağımsız bölüme ulaşan VİRA İSTANBUL projesinde toplandığı anlaşılıyor.
Ortaya çıkan tablo bu nedenle yalnızca 274 muvazaalı satıştan ibaret değil. 2014'te belediye taşınmazlarıyla başlayan VİRA İSTANBUL projesi, Gül-Beyaz-LİV şirketleri, yabancı satışları ve vatandaşlık işlemleri aynı soruşturma dosyasında birleşiyor.