Dünya dillerden, dinlerden, milletlerden inanılmaz yanlış bölünmüş durumda. Zenginler ve fakirler olarak bölünmeliydik. Brezilyalı bir çocukla, ali koç’tan daha çok ortak yönüm, anım, ilgim var benim
Deniz Göktaş stand-up gösterisinin bir bölümünde, "Gösteriyi yayınlamadan önce birçok avukata izlettik. Avukatlar da 'Bunu yayınlarsan seni s...erler.' diye mütalaa verdi." diyor.
Biz avukatlar olarak bu espriyi kişisel algılamadık. Çıkıp da "Ceza hukukunda böyle bir yaptırım yoktur.", "İnfaz hukukunda bunun karşılığı bulunmamaktadır." diye açıklama yapma ihtiyacı da hissetmedik.
Çünkü herkes bunun bir stand-up gösterisi olduğunu, mizahın bir parçası olduğunu biliyordu. Alınganlık yapanlara duyurulur.
Şunu artık anlamak lazım: Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını ''çözemiyor'' değil, ÇÖZMÜYOR.
İşte iktidarın, bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- İlköğretim öğrencilerine bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Vatandaşların yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına resmi adımlar atmak.
- Öğrencilere verilen günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki devlet bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini ''münferit olay'' diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gibi gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına yeterli TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar ve denetimler getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda gerçekten tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Burası japonya değil,hoplaya zıplaya veya duracak kadar yavaşlayarak geçtiğimiz ızgaraların nato zirvesi için gece harıl harıl çalışılıp ızgaraların olması gereken seviyelere getirdiği yer, burası ankara bu,halkı, onlara oy verenleri götüme takmıyorum demenin göze sokulmuş hali…
🚨 KARASU SAHİLİNDE ALKOL DENETİMİ
Karasu sahilinde denetimlerini sürdüren Sahil Güvenlik ekipleri, alkol kullandığı tespit edilen kişilere idari para cezası uyguladı.
Denetimler kapsamında haklarında gerekli işlemler yapılan kişiler sahil bölgesinden uzaklaştırıldı.
Yetkililer, vatandaşların güvenliğini ve kamu düzenini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini belirtti.
📍Ondan sonra vay efendim millet niye Yunanistan’a tatile gidiyor. Yapılanlar açıkça yaşam tarzına müdahaledir yeme içme kültürüne müdahale yav kardeşim taciz olur milleti rahatsız ederler etrafa çöp atarlar o zaman gerekli idari cezayı kesin kendi halinde sahilde 2 bira içemeyecek mi
Fedakar Babalarımız'a en anlamlı hediye... 😍
BABALAR GÜNÜNE ÖZEL ÜCRETSİZ 💐🎉😊
⚜️ Seiko 5 Automatic Vintage
Bakım ve Polisajını yapıp göndereceğim..
-Yorum yap
- Takip et
- Rtweet'le
- Beğeni Yap
TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN 💐
Bu salak ısrarın, bu ezikliğin nedenini çözebilsem keşke, Çekler kimseye bize Česko diyeceksiniz bundan sonra diye dayatmıyor mesela, ya da Avusturyalılar Çeklere bize neden Österreich değil de Rakousko diyorsunuz demiyor, yüzyıllardır oturmuş isimler var, Neden Deutschland diyip öyle yazmıyoruz da Almanya diyoruz. Koskocaman bir eziklik üzerinden hamasi tatmin
@kisacabtf 2. telefon kullanıyorsan iki ayrı apple hesabını aile hesabı yap sıfır kesinti kullanırsın, başkasına paylaşıyosan seni korumak amaçlı kesiyor. İnt kullanımını bırakırsa paylaşımı alan tel kesiyor int, spotiden müzik aç sesi kapa sürekli int kullanırsa kesilmiyo.