Jim Caviezel years ago: Rothschilds run Epstein Island
🚨 Epstein to Thiel:
"I represent the Rothschilds"
Les Wexner under oath: Epstein has been a Rothschild agent since the '80s
🚨 Rothschilds paid Epstein $25M
🚨 Maria Farmer says Ghislaine told her Rothschilds protect her
🇮🇱Rothschild: "My family created Israel"
🚨 Epstein to Thiel:
"I represent the Rothschilds."
🚨 Rothschilds paid Epstein $25M
🚨 Rothschilds assigned Epstein's lawyer Alan Dershowitz to Epstein
🚨 Maria Farmer says Ghislaine told her the Rothschilds are her greatest protector
A horrific scene of severe flooding at the Rasuwagadhi border point on the Nepal-Tibet border.
The strong currents wreaked havoc across the area, leaving 400 pilgrims and 105 Indian tourists also missing in the Nepal floods.
#NepalFloods#Nepal#Rasuwa#FlashFlood#Floods
🔴 Cihat Yaycı : Şöyle düşünelim:
Terör örgütü PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne;
“Kendimizi feshediyoruz, devlete entegre oluyoruz. Ancak silah bırakmayacağız. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kendi kadrolarımızdan oluşan tugaylar halinde kalacağız. TSK üniforması giyeceğiz fakat bölgeye başka birlikler gelmeyecek. Komutanlarımız, silahlı yapımız ve örgütsel bütünlüğümüz korunacak. Güvenlik ve idare bize bırakılacak; böylece bölgede hakimiyet tesis edeceğiz.”
deseydi, buna “PKK feshedildi” mi diyecektik?
Elbette hayır!
Çünkü bu modelde örgüt dağılmıyor; devletle sözde bütünleşerek yapısını koruyor. Silah bırakmıyor, kadroları tasfiye edilmiyor, bulunduğu alan kendisine teslim ediliyor ve terör örgütü devletin üniforması, hukuku ve meşruiyetiyle zırh altına alınıyor.
Bir örgütün tabelasını indirmek onu ortadan kaldırmaz. Devlet üniforması giydirmek de onu milli ordu yapmaz.
Suriye’de terör örgütü YPG/SDG/PKK’ya yapılanın adı fesih değildir:
Silahlı yapının korunması, alan teslimiyeti ve terör örgütünün devlet zırhı altına alınmasıdır!
🔴 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde köklü revizyona gidilecek. (Ekonomi)
📍TBMM güçlendirilecek, bakanlar milletvekilleri arasından atanacak.
📍Bakanlar milletvekilliğini sürdürecek ancak oy kullanamayacak.
📍Bakanların Meclis’te denetim ve sözlü soru oturumlarına katılması zorunlu olacak.
📍Cumhurbaşkanı’nın bazı yetkileri Bakanlar Kurulu’na devredilecek.
📍Bazı kararlar Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu, bazıları ise yalnızca Bakanlar Kurulu tarafından alınacak.
📍Bakan yardımcılığı sistemi kaldırılarak müsteşarlık sistemi yeniden getirilecek.
📍Cumhurbaşkanı seçiminde iki tur arasında en az 10 puan fark şartı öneriliyor.
📍AK Parti kurmayları, CHS’nin tamamen değişmeyeceğini, Meclis ağırlıklı revize edileceğini belirtiyor.
TÜRKİYE BUNLARA PABUÇ BIRAKACAK DEVLET DEĞİLDİR!
🇹🇷 Cihat Yaycı:
“Bugün ortaya çıkan tablo nedir, biliyor musunuz? Örgüt, ‘fesih’ söylemi altında devletin içinde resmen kurumsallaştırılıyor.
Cumhurbaşkanlığı danışmanlığından dış politika makamlarına kadar devlet kademelerine yerleştiriliyorlar. İlham Ahmed denilen başteröristi, Suriye’nin dış politikasından sorumlu bir konuma getirmek istiyorlar. Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı bir terörist, Suriye’nin dış politikasında söz sahibi yapılıyor.
Suriye Cumhurbaşkanı’nın bölgeden sorumlu danışmanı kim olacakmış? Yine Türkiye’nin aradığı bir başterörist!
Hani örgüt feshedilmişti?
Örgüt feshedilmedi; mensupları makam sahibi yapıldı. PKK/YPG, bizi ‘fesih’ söylemiyle uyutarak Suriye devlet yapısına yerleşiyor. Suriye’de makamlar elde edip devlet içerisinde kurumsallaşırken bizden de buna sevinmemiz bekleniyor.
Buna ‘paralize olmak’ denir.
Doğa belgesellerinde görürsünüz: Bir kaplan veya aslan, geyiği arka bacaklarından yakalar. Geyik önce çırpınır, canı acır. Yırtıcı hayvan onu yere indirir ve yemeye başlar. Bir süre sonra geyik çırpınmayı bırakır; başını çevirip kendi bedeninin parçalanışını seyreder. Çünkü artık paralize olmuştur. Seyrettiği şeyin kendisi olduğunun bile farkında değildir; başka bir geyiğin yenildiğini zanneder.
İşte devletler paralize olmamalıdır. Devletler her zaman uyanık olmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük ve güçlü bir devlettir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesinin en güçlü ordularından biridir. Türkiye; çapulculara, eşkıyalara ve teröristlere pabuç bırakacak bir devlet değildir!
Devletimiz dünyanın ilk 20 ekonomisi, ordumuz ise dünyanın ilk 10 ordusu içerisindedir.
Ben buna üzülüyorum: Türkiye, böylesine güçlü bir devletken bu çapulcuları neden muhatap alıyor?”
🔗 Videonun tamamı:
https://t.co/eFImbpdaPa
Kurtuluş Savaşı'nın tanığı olan asker ve köylülerle çekilen bu eşsiz yapım neden hiçbir dijital mecrada bulunmuyor? Kahraman atalarımızı milletten gizlemenin kime ne faydası var? Yayınlansın bu belgesel.
@trtarsiv
Geceye Son Notum Son Mesajım
Yahhudi Anneden Doğmayan 6.5 Milyar Amelek
Dini Ne Olursa Olsun Putperestir
Tevrata Göre Cezası İdam, Yani Ölümdür
Goyyim-Ameleklere Verilecek Ceza Budur
Haham Yosef Mizrachi
Cihat Yaycı : Aylar önce ne söylediysek bugün aynen gerçekleşti:
“PKK, karşımıza Suriye ordusu olarak çıkacak” dedik, çıktı.
Terör örgütü YPG/SDG/PKK feshedilmedi; silahları, kadroları ve bölgesel yapılanması korunarak Suriye ordusunun içine tugaylar halinde yerleştirildi.
Bir terör örgütüne devlet üniforması giydirmek, onu yok etmek değildir. Bu, terör yapısını devlet zırhı altında meşrulaştırmaktır.
Tabelayı indirdiler, üniformayı değiştirdiler; fakat örgütü ve tehdidi korudular.
Biz aylar önce uyardık. Bugün saha gerçeği konuşuyor!
Üretim bereketlendirir,
FAİZ köleleştirir ve mahveder.
Üretim, parayı reel değere dönüştürme mekanizmasıdır.
FAİZ parayı borca dönüştürme mekanizmasıdır.
Üretim insanı çalıştırır,
FAİZ parayı çalıştırır.
Üretim değer oluşturur,
FAİZ değersizleştirir.
Üretim istihdam oluşturur,
FAİZ işsizlik oluşturur.
Üretim kapasite oluşturur,
FAİZ kıtlık oluşturur.
Üretim pastayı büyütür,
FAİZ pastayı küçültür.
Üretim sermayeyi ekonomiye bağlar,
FAİZ sermayeyi haksız birikime bağlar.
Üretim Allah'a yakınlaştırır.
FAİZ Allah'a düşmanlaştırır.
9. Siyasi ve anayasal hedefler devam ediyor!
Mazlum Abdi açıkça:
Anlaşmanın Suriye devleti içinde Kürtler için bir statü oluşturduğunu,
yerel askeri, güvenlik ve idari kazanımların korunacağını,
bu kazanımların Anayasa’ya geçirilmesi için mücadele edeceklerini,
SDG devlet sistemine girdikten sonra siyasi bir üst kurul kurmayı hedeflediğini
söylüyor.
Demek ki terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın hedefi sona ermemiştir.
Silahlı ve bağımsız örgüt aşamasından, Suriye devletinin içindeki siyasi, askeri, güvenlik ve anayasal mücadele aşamasına geçilmiştir.
10. Silah teslimi ve adli hesap verme yok!
Bugüne kadar kamuoyuna:
Teslim edilen silahların envanteri,
Ağır silahların seri numaraları,
Mühimmat depolarının dökümü,
İHA, tanksavar ve topçu sistemlerinin listesi,
PKK’lı yabancı teröristlerin Suriye’den çıkarıldığına ilişkin kayıtlar,
Türkiye’nin aradığı teröristlerin teslim edildiğini gösteren belgeler,
Suç işlemiş örgüt mensuplarının yargı dosyaları
açıklanmadı.
Silahlar teslim edilmediyse, komuta zinciri dağıtılmadıysa, teröristler yargılanmadıysa ve aynı bölgelerde aynı kadrolarla tugaylar oluşturulduysa ortada gerçek bir tasfiye yoktur!
SONUÇ AÇIKTIR:
Terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın adı kaldırıldı ancak:
Silahlı mensupları tugay oldu.
Elebaşları makam sahibi oldu.
Asayişi İçişleri Bakanlığına girdi.
YPJ devlet güvenlik yapısına taşındı.
Bürokratları devlet memuru oldu.
Yerel yönetim ağı korundu.
Siyasi ve anayasal statü hedefi devam etti.
ABD eski ortaklarını Suriye devletinin içine yerleştirdi.
Dolayısıyla terör örgütü YPG/SDG/PKK feshedilmemiştir.
Örgüt canlı canlı durmaktadır!
Sadece adı, üniforması ve hukuki statüsü değiştirilmiştir.
BU FESİH DEĞİL, TERÖR ÖRGÜTÜ YPG/SDG/PKK’NIN SURİYE DEVLETİ İÇİNDE KURUMSALLAŞTIRILMASI VE DEVLETLEŞTİRİLMESİDİR!
Cihat Yaycı :
‼️ “SDG FESHEDİLDİ” MANŞETİ GERÇEĞİN TAMAMINI YANSITMIYOR!
Mazlum Abdi’nin tam ifadesi şudur:
“SDG’nin bağımsız askeri güç olarak varlığına son verildi.”
(Reuters, SANA)
Dikkat ediniz: “Silah bıraktık, birliklerimizi dağıttık ve mensuplarımızı sivilleştirdik” demiyor.
Hemen ardından, terör örgütü YPG/SDG/PKK güçlerinin Suriye ordusundaki tugaylara entegrasyonunun tamamlandığını açıklıyor.
Yani feshedilen, terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın silahlı kadroları değil; yalnızca “bağımsız askeri güç” statüsüdür.
ENTEGRASYON DİYE NE YAPILDI?
1. Teröristler silah bırakmadı, tugay oldu!
Terör örgütü YPG/SDG/PKK mensupları silahsızlandırılıp dağıtılmadı.
Haseke, Kamışlı ve Derik merkezli üç tugay halinde Suriye ordusuna alındı.
Ayn el-Arab’daki silahlı güçler de ayrı bir tugay olarak Halep’teki bir tümene bağlandı.
Rudaw’a göre Afrinli unsurlardan yeni bir tugay kurulması da gündemdedir.
Yani teröristler silah bırakmadı; Suriye ordusunun üniformasını giydi!
2. Terör örgütü YPG/SDG/PKK elebaşları devlet makamlarına taşındı!
Terör örgütü YPG’nin üst düzey elebaşlarından Sipan Hamo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı yapıldı.
Mazlum Abdi’ye Cumhurbaşkanı danışmanlığı, İlham Ahmed’e ise parlamento veya hükümet içinde üst düzey görevler önerildiği bildiriliyor.
Tom Barrack da bu isimlere Suriye hükümetinde “önemli roller” verilmesini destekliyor ve onlardan “değerli ortaklarımız” diye söz ediyor.
Terör örgütü elebaşları yargıya teslim edilmedi; makam sahibi yapıldı!
3. YPJ dağıtılmadı, İçişleri Bakanlığına alındı!
YPJ, “Kadın Savunma Birlikleri” adıyla faaliyet gösteren, YPG’nin kadınlardan oluşan silahlı yapılanmasıdır.
YPJ mensuplarının silahları alınarak yapının dağıtılması yerine, bu unsurların Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesine alınması üzerinde uzlaşı sağlandığı bildiriliyor.
Yani terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın kadın yapılanması da ortadan kaldırılmıyor; devletin güvenlik teşkilatı içine taşınıyor.
4. Asayiş dağıtılmadı, devlet güvenlik gücü yapıldı!
Terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın paralel polis ve güvenlik teşkilatı olan Asayiş lağvedilmedi.
Personeli Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesine alındı.
Şehirlerde aynı kadrolar görev yapacaksa, değişen yalnızca kurumun adı ve üniformasıdır.
5. Eski silahlı kadrolar aynı bölgelerde tutuldu!
Bu birlikler Suriye’nin farklı bölgelerine dağıtılmadı.
Yıllardır örgütlendikleri, silah ve tünel ağı kurdukları Haseke, Kamışlı, Derik ve Ayn el-Arab çevresinde tugaylaştırıldılar.
Bölgesel silahlı yapı ortadan kaldırılmadı; Suriye ordusu tabelası altında korunmuş oldu.
6. Gerçek emir-komutanın Şam’a geçtiği kanıtlanmadı!
Eski terör örgütü YPG/SDG/PKK komuta zincirinin dağıtıldığına ilişkin kamuoyuna sunulmuş bir belge yoktur.
Tugay komutanlarını kim belirledi?
Eski örgüt yöneticileri görevden alındı mı?
Bu tugaylar Şam’ın emriyle başka bölgelere sevk edilebilecek mi?
Şam’ın emrine uymayan komutanlara hangi yaptırım uygulanacak?
PKK’nın haberleşme, istihbarat, finansman ve lojistik ağı dağıtıldı mı?
Bunların hiçbirine açık cevap verilmedi.
Suriye ordusunun üniformasını giymek, gerçek emir-komutanın Şam’a geçtiğini tek başına kanıtlamaz.
7. Terör örgütü YPG/SDG/PKK devlet atamalarında söz sahibi oldu!
Anlaşmaya göre:
Haseke Valisini SDG öneriyor.
Savunma Bakan Yardımcısını SDG öneriyor.
Eski özerk yönetim personeli devlet kadrolarına alınıyor.
Yerel güvenlik ve yönetim yapıları eski kadrolar üzerinden sürdürülüyor.
Feshedilmiş bir örgüt nasıl vali ve savunma bakan yardımcısı önerebilir?
8. Sözde özerk yönetimin kadroları tasfiye edilmedi, devlet memuru yapıldı!
Terör örgütü YPG/SDG/PKK’nın kurduğu sözde özerk yönetimin personeli tasfiye edilmedi.
Bu kadrolar Suriye devlet kurumlarına alınarak görevleri ve maaşları güvence altına alındı.
Örgütün bürokratik yapısı ortadan kaldırılmadı; devlet bütçesinden maaş alan resmi bir yapıya dönüştürüldü.
👇
🔴 Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin:
İsrail’e atılan füzeler, Malatya Kürecik Radar Üssü’nden önleniyor.
📌 Yorum:
Türkiye, Mısır’da imzalanan Gazze Barış Anlaşması’na garantör ülke olmasına rağmen Gazze’yi katliama terk ettiği gibi; işgalci İsrail’in güvenliğini NATO şemsiyesi ve radar hatları üzerinden sağlamaya da devam ediyor!
TÜRKİYE, YUNANİSTAN’A “BURASI BENİM SORUMLULUK SAHAMDIR” MESAJI VERDİ!
🇹🇷 Cihat Yaycı:
“Türkiye iki deniz milli parkı ilan etti. Bunlardan biri Fethiye ile Kaş arasında, diğeri ise Gökçeada, Bozcaada ve Çanakkale açıklarında bulunuyor.
Bu alanların belirlenmesinde çevresel ve biyolojik değerlerin yanı sıra deniz altındaki arkeolojik ve kültürel miras da dikkate alındı.
Ancak kararın Mavi Vatan açısından çok daha önemli bir anlamı vardır.
Yunanistan, Meis ve çevresindeki karasularının ötesinde kalan geniş deniz alanları için ‘Burası benim’ diyordu. Türkiye ise Meis’in karasuları dışındaki alanı da kapsayan deniz milli parkını ilan ederek Yunanistan’a, ‘Hayır, burası benimdir. Burası benim sorumluluk sahamdır’ mesajını verdi.
Yunanistan ayrıca çeşitli çevre projeleri ve koruma alanları üzerinden Saros Körfezi’nin önünü kapatmaya, Türkiye’nin denizcilik ve askeri faaliyetlerini sınırlandırmaya çalışıyordu. Türkiye, Kuzey Adalar Denizi’nde ilan ettiği deniz milli parkıyla, Gökçeada ve Bozcaada çevresindeki karasularımızın ötesinde kalan alanlar için de ‘Burası benimdir. Burada sorumlu olan benim’ dedi.
Türkiye, Yunanistan’ın tek taraflı haritalarla sahiplenmeye çalıştığı alanlarda artık yalnızca itiraz etmiyor; kendi sorumluluğunu ilan ediyor ve somut devlet uygulaması ortaya koyuyor.
Verilen mesaj açıktır:
Mavi Vatan sahipsiz değildir. Burası Türkiye’nin denizidir, Türkiye’nin sorumluluk sahasıdır.”
📺 Videonun tamamı👇
https://t.co/QTxIvt8S7J
Dinimi tebliğ etmediler
Yüzlerini bile ekşitmediler
O halde, hepsini helâk edin”buyurdu
Dolayısıyla insan,sadece kendisini değil
Ailesini etrafını,bulunduğu cemiyeti beraber
bulunduğu insanları kurtarmaya çalışmalı Kurtarmak:Rabbimizin Dinini onlara doğru tebliğ
etmek demektir
Allah-u Teâlâ (cc):
“Onları da beraber helâk edin” buyurdu
Melekler, merak edip hikmetini sordular
“Bunlar,Benim kötü dediklerime kötü demediler Kötülerle yiyip içtiler ve dost oldular
Onlara emr-i ma’rûf yapmadılar
Onlar ateşe giderken kurtarmaya çalışmadılar