@sehzadelerbld Umudumuz genç insanların kaybı, bize çok büyük derin üzüntü veriyor. Değerli Gülşah başkanımıza Allah’tan rahmet, ailesine,Manisalı yurttaşlarımıza ve CHP örgütümüze sabırlar https://t.co/Lbumibjehzşımız sağolsun😔
Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.
"Sırada ne var" demiştim.
Kutsallara saldırı varmış.
Eşim olmaktan başka suçu (!) olmayan kıymetlimi, çocuklarımın yanında şafak vakti gözaltına aldınız.
Hani eşler, çocuklar kutsaldı?
Hani onlar, siyasi kavgalardan muaftı?
VİCDANSIZSINIZ!
Dostlarım; babaları cezaevinde, anneleri nezarethanede olan çocuklarımı yalnız bırakmayın.
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
Helal oylarla kazandığımız seçimlere çökmeye çalıştınız olmadı.
31 yıllık diplomaya çöktünüz olmadı.
Kazanamadığınız belediyelere Ankara’dan kayyum atayıp çökmeye çalıştınız olmadı.
İnançlı bir insanın asla tevessül etmeyeceği biçimde milletin malına, mülküne, şirketine çöktünüz o da olmadı.
Panikle, elleriniz ayaklarınız dolanarak yaptığınız her iş dönüp sizi vuracak.
Hiç beklemiyordunuz ama hamdolsun bu büyük millet uyandı.
Ne yaparsanız yapın, er ya da geç bu aziz millet sizi sandığın en dibine gömecek.
Milletin malına mülküne çökenler, ailelerine kötü söz söyleyenler kendi tuzaklarında boğulacak.
Millet gelecek millet.
Adalet Bakanı’na sesleniyorum:
İşte bu dilekçe ile sabah 6’da evimiz basıldı. Gözaltı, arama, el koyma, tutuklama talebi…
Hepsi bir yasa dışı bahisçinin iftirasına dayanıyor.
Dilekçede ne “şantaj” var, ne “tehdit”. Ama savcı, olmayan suçları uydurdu ve bizi “kuvvetli suç şüphesiyle” tutuklamaya sevk etti.
Bu bir kumpas. Bu bir susturma girişimi.
Sayın Adalet Bakanı, bu rezalete sessiz mi kalacaksınız?
Eğer bu ülkede yargı gerçekten bağımsızsa, eğer hâlâ adalet kavramı varsa, bu rezalet dosyanın hesabını sorun.
Bu hukuk değil, gazeteciliğe karşı planlanmış bir suikasttır.
Sizin göreviniz, adaleti korumaktır. Bu kumpasa göz yummak değil.
Lütfen okuyun, okutun...
@yilmaztunc@adalet_bakanlik
Bir darbe girişiminin en önemli ayağı halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamaktır.
19 Mart cuntacıları da RTÜK’ün muhalif kanallara yönelik baskılarıyla yetinmiyorlar.
BTK üzerinden sosyal medyada milletin sesini duyuran muhalif hesaplara, bağımsız haber platformlarına ve yurttaş gazeteciliği yapan profillere erişim engeli getirmeye çalışıyorlar.
@xturkiye ve @GlobalAffairs’e açık çağrımdır:
Bu millet cuntacıların medya düzenini yıktı geçti.
Bu güne kadar yüzlerce sayfayı “nasıl olsa anlaşılmaz” diyerek kapattığınızı biliyoruz. Siz bugün antidemokratik uygulamalara alet olursanız, erişim engeli taleplerini uygularsanız bu millet size ne yapar iyi düşünün!
CHP'nin doğru yolda gittiğinin bundan daha iyi bir kanıtı olmaz. AKP sizin yaptıklarınızı engellemeye, sizi sindirmeye çalışıyorsa, yargıyı size karşı silah olarak kullanıyorsa doğru işler yapıyorsunuz demektir. Eğer AKP sizin reklamınızı yapıyorsa, dediklerinizi dillendiriyorsa kendinizi biraz sorgulayın derim. Sadece CHP adına da değil, adalete susamış milyonlar adına sorgulayın.
İktidarın hukuksuz ve antidemokratik Esenyurt hamlesi karşısında CHP'nin yanında olmayan, "ama" ve "lakin"lerle iktidara doğrudan ya da dolaylı olarak destek veren herkesi aklınıza yazın ve unutmayın. Bundan sonra bunların yapacağı muhalefet tamamen göstermeliktir, tiyatrodur.