Fransız filozof #EdgarMorin bugün hayatını kaybetmiş. Onun insana ilişkin şu çarpıcı betimlemesini alıntılamak istiyorum;
“Yoğun ve istikrarsız bir duygusal hayata sahip; gülümseyen, gülen, ağlayan bir varlık… Tedirgin ve bunaltıcı; sarhoş, esrik, şiddet dolu; seven, hazza tutkun bir varlık… Hayal gücünün istilası altında yaşayan; ölümü bilen ama ona inanamayan bir varlık… Mit ve büyü salgılayan, başını hayaletler ve tanrılarla süsleyen; yanılsama ve ham hayallerle beslenen bir varlık… Nesnel dünyayla ilişkileri her zaman belirsiz olan öznel bir varlık; hataya, yanılgıya müptela; düzensizlik üreten, ölçüsüz ve kibirli bir varlık…
Şimdi, yanılsama, ölçüyü aşma, istikrarsızlık, gerçekle hayal; öznel ile nesnel arasındaki belirsizlik ve karşıtlık, yanılgı ve kargaşa gibi durumların bileşimine “delilik” adını veriyorsak, Homo sapiens’in gerçekte Homo demens olduğunu görmek zorundayız.”
s. 23
"Fotoğraf hep orada olduğu halde uzun zamandır bakmamışım. En kolay unutulanlar hep göz önündekiler oluyor. Fotoğraf giderek soluyor sanki. Dün akşam elime alıp uzun uzun baktım. Artık Aşkale'deki çocuk olamayacağım. Anam da olmayacak... "(Kitabın ikinci kez okunması ihtiyaçtı✨)
“Özellikle dehşetin egemen olduğu dönemlerde, düşüncelerin soğukkanlılığı ve ussal uzaklık artıyordu. Felaketler moralleri bozmuyordu ve bu felaketlerle, kumarhane sahiplerinin, oyuncuların kayıplarıyla dalga geçmeleri gibi, alay ediliyordu.”
Ernst Jünger
"İnsanlık, tüm varlıkların sadece av hayvanlarına dönüşüp, sakland��kları yerden birbirlerine hırlamalarına hiç bu kadar yaklaşmamıştı. Kitle dinlerinin saldırgan kolektivizmi sadece yüzeydir..." Béla Hamvas
Hechingen, 11 Haziran 1968
"Effi Briest 1895'de çıktığında genç subaylar arasında epey okunarak, namus meselelerine ilişkin görüşlerinin yumuşamasını sağlamıştı. Buna, sanat eserlerinin neredeyse fark edilemeden, sızma yoluyla gerçekleşen etkisinin bir örneği de denilebilir."
"Efkâr ancak bir türkü söylendiğinde, kırık bir şarkıda kişinin ciğerlerine dolup bir süre ısınıp kişiselleşiyor, sonra yine eski yerine bulutumsu makamına, anonimliğine geri çekiliyor."
Zaman Lekeleri, 2018.
"O huzuru her zaman sevmişti.
Son aylarda dayanmak zorunda kaldığı ise kişiliğine hiç uymayan bir yaşam olmuştu. Konuşmayı sevmemesine karşın sık sık konuşması gerekmişti. Şimdi ise, yaşamının bu son günlerinde yine huzura, sessizliğe kavuşmuştu."
Hans Fallada
Kirchhorst, 8 Mayıs 1945
"Altı yıldır ilk kez akşam elektrik kesintisi yaşamadık. New York'tan Moskova'ya, bütün Müttefik başkentlerinin zafer kutlamalarıyla ışıldadığı, mağlupların ise bodrumlarda yüzlerini örterek oturduğu bir günde bizim için en azından mütevazı bir gelişme."
"Kazan Han ve [Oğuz] beyleri Kabe'ye gelip Resul ile buluştular. Resulullah mescitte oturur idi. Bunları gördü. Bir gaip taife; saçları kırkılmamış, bıyıkları alınmamış, tırnakları kesilmemiş. Duvara sıkıldı. Mihrap yeri ondan kaldı derler" 😀
"Her șeyi çok iyi bilmek isteyen o kadar çok insanın arasında, bekleyip dinleyebilecek biri yok mu? Acelecilik sadece tempo ve mizaca özgü bir şey değil. Zira teknik, somutlaşmış bir acelecilik olduğu için sabır, ona göre bir tür yabancı diyardır."
Hans Blumenberg
”Bugün sanatçının kendisi sanatını önemsiz bir çabaymış gibi görüyor. Olay sanatçının kendi yapıtıyla ya da işiyle pek ilgilenmemesi değil, onlarla asıl büyük bir önemleri bulunmadığından ötürü ve bulunmadığı oranda ilgilenmesi."
Ortega y Gasset
Wilflingen, 18 Eylül 1967
"Düşünmeyi öğrendiklerimden biri de Schopenhauer. Sürekli ona dönüyorum ve yine İsteme ve Tasarım Olarak Dünya'nın 3. kitabını okumakla meşgulüm. Moda filozoflarımızın alev alev yanan ışıkları çoktan söndüğünde bile onun yıldızı parlamaya devam edecek."