Uzun süredir üzerinde çalıştığımız 3 büyük projemiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık uzun vadeli dış finansman onayını aldık.
Bu kaynakla;
* Tatlar Atıksu Arıtma Tesisi’ne 306,3 milyon dolar,
* Güdül, Beypazarı, Ayaş ve Çayırhan’ın içme suyu yatırımlarına 90 milyon dolar,
* Ankara genelinde su kayıp ve kaçaklarının azaltılmasına 84,4 milyon dolar yatırım yapacağız.
Başkentimize hayırlı olsun.
Batıkent Alzheimer Yaşam Merkezi’mizi hizmete açtık.
Alzheimer ile yaşayan büyüklerimizin kendilerini güvende hissedecekleri, sosyal yaşamın içinde aktif biçimde yer alabilecekleri; ailelerinin ise uzman desteği ve rehberlik hizmetlerinden yararlanabilecekleri bir yaşam alanını Başkentimize kazandırdık.
Batıkent Alzheimer Yaşam Merkezi’nin Ankara’mıza hayırlı olmasını diliyorum.
Unutmayalım; sevgi, anlayış ve dayanışma hayatı güzelleştiren en güçlü ilaçtır.
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.
Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.
Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
Değerli yol arkadaşım Aydın Milletvekilimiz ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyemiz Süleyman Bülbül'ün kıymetli annesi Huriye Bülbül’ün vefatını derin bir üzüntü ile öğrendim.
Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Cenazesi 19 Haziran Cuma (Bugün) ikindi namazında Nazilli Koca Camii’den kaldırılıp Eğriboyun Mezarlığı’na defnedilecektir.
Numaraları baro eylemlerinde tanıdığım, hak mücadelesinde öncü üstadım Avukat Özkan Yücel ‘ i kaybettmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Sevenlerinin ve İzmir Barosu’nun başı sağ olsun. Işıklar içinde uyusun.
Demokratik bir seçimin, dayanışmanın ve umudun şölenine dönüşen bu güzel sürecin sonucunu, birbirimize sarılarak ve ortak değerlerimize sahip çıkarak karşılayan tüm başkan adaylarımıza, listelerde emek veren dostlarıma, yol arkadaşlarıma ve sürece katkı sunan her bir meslektaşıma yürekten teşekkür ediyorum.
Şimdi ortak hayalleri büyütme, rekabeti değil dayanışmayı güçlendirme zamanı. Ankara Barosu’nun geleceğini büyük bir aile ile yan yana kurmaya hazırlanıyoruz..
Bugün kazanan demokrasi kültürü, ortak akla olan inanç ve birlikte mücadele etme iradesidir. Kazanan DSA’dır.
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
Daha önceden planlanan ancak çeşitli nedenlerle gerçekleştiremediğim, önlem amaçlı başarılı bir operasyon geçirdim. İyiyim, sağlığım yerinde. İlgilenen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.
Sevgi, emek ve fedakârlığın adıdır anne.
Başta şehit anneleri olmak üzere değerli annem, kıymetli eşim, tüm annelerimizin ve anne yüreği taşıyan herkesin Anneler Günü kutlu olsun. 🌸
Bugün birçok genç çiftimiz artan maliyetler nedeniyle düğün yapmanın yükünü omuzlarında hissediyor.
Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, hemşehrilerimizin en mutlu günlerinde yanlarında olmaya devam ediyoruz.
Göksu Parkı ve Kuzey Yıldızı’nın ardından üçüncü ücretsiz düğün salonumuzu Demetevler Cemre Parkı’nda hizmete açtık.
Sosyal destek alan ailelerimizin çocukları ile gazi ve şehit yakınlarımız bu salonlardan ücretsiz yararlanabilecek.
Başvurular:
https://t.co/JQaKA7qEkg
Mansur Yavaş: ‘Bahçelihal’i çok yakında hizmete açıyoruz. BELMEK’lerimizin 18 atölyesi, 1000 m²’lik sanat galerisi, 400 kişilik sahnesi, çocuk kulübü, kadınlar lokali, açık hava etkinlik alanı ve çok daha fazlası…
Başkent’e yakışan, sosyal yaşamı güçlendiren bu eseri hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ve değerli eşi, bugün evimizde bizleri ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Başarılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yavaş’a ve kıymetli eşine, zor zamanlarda sergiledikleri anlamlı dayanışma ve nazik ziyaretleri için teşekkürlerimi sunuyorum.
Geçmiş olsun dileklerimizi iletmek için Adana gibi başkan Zeydan Karalar ve kıymetli eşini ziyaret ettik.
Zor zamanların ardından dimdik duran, halkına hizmetten bir an olsun geri durmayan Sayın Başkanımıza ve değerli eşine nazik ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum. @ZeydanKaralar01
Yol arkadaşım, yoldaşım, ağabeyim Fahrettin Kayhan’ı kaybettik. Çok üzgünüm.
Fahrettin Abi; Dosttu, yoldaştı, dağdı ardımda.
Bundan böyle bütün dağların önü de ardı da Fahrettin Kayhan benim için.
Başımız sağ olsun.
Cenazesi 12 Mart Perşembe günü (yarın) saat 15.00'te İçerenköy Pir Sultan Abdal Cemevi'nden kaldırılarak Küçükyalı Mezarlığı'nda sırlanacak.
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Aylar sonra yeniden sizlerle kucaklaşmanın tarifini kelimelerle anlatmak zor.
Adanalı, kendisine adanarak hizmet etmiş bir başkana nasıl sahip çıkılacağını tüm Türkiye’ye gösterdi; adeta tarih yazdı.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e ve bu dayanışmaya katkı sunan tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız…
Adana için yapacak daha çok işimiz var.
Türkiye’nin en karanlık, en acı günlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, Alpargün Apartmanı’nda hayatını kaybeden canlarımızı anmak için kıymetli aileleriyle bir araya geldik.
Büyük bir acının izlerini hâlâ yüreğimizde taşırken; Silivri’den çıkar çıkmaz bu anmaya katılmak, kaybettiklerimize ve geride kalanlara karşı taşıdığımız sorumluluğun bir gereğiydi.
Depremde yitirdiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan acılı ailelerimize sabır diliyorum.
Bu acıları unutmadan, depreme daha dirençli kentler için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Türkiye’nin başkenti; siyasi hedeflerle, üretilen dezenformasyonlara teslim edilemeyecek kadar büyüktür.
Biz Ankara'nın hakkını, yine Ankara'nın öz kaynakları ve doğrularıyla savunmaya devam edeceğiz. Tüm gerçekleri ve teknik raporları milletimizin takdirine sunuyoruz.
İncelemek için👇
https://t.co/P9cYHLiGk7