Açık konuşalım Türkiye çöküyor. Okullarda çocuklar silahlı saldırılar gerçekleştiriyor, borsada hortumcular halkı soyuyor, emekliler anayasa mahkemesi önünde intihar ediyor, gıda enflasyonu almış başını gidiyor, işsizlik, iş cinayeti, düşük ücret, mobbing, iş yeri tacizleri gırla. Hakkını alamayan yüzlerce emekçiler var. Doğası kirleniyor, demokrasisi boğuluyor, sağlıklı yiyeceğe ulaşım zorlaşıyor, evlilik oranları düşüyor, nüfus yaşlanıyor, fakirler daha da fakirleşiyor, zenginler daha da zenginleşiyor.
Sosyalizm ışığında Demokratik Devrim için komiteler oluşturma dışında hiçbir şey gerçekten bir çözüme yönelik ifade taşımıyor. Mafyanın, rantın, suçun, çürümenin, yozlaşmanın ve emperyalizmin karşısına dikilecek cesur gençler ya vardır ya da toplum tümden çökecek ve tarihten tüm ulus silinecektir.
Doğum oranının düşüşüne neden sevinmeliyiz?
1️⃣ D*vletin kontrolündeki kişi sayısı azalacak🤩
2️⃣ Vergi mükellefi sayısı azalacak🥳
3️⃣ Belediyeler süt dağatamayacak🤗
4️⃣ Sosyal d*vletten faydalananlar azalacak🕺🏼
Bu grafiğe bakanın aklına ilk gelecek şey belli: “Kapitalizm eşitsizlik yaratıyor.”
Ama kazın ayağı pek öyle değil.
Grafiğin asıl hikâyesi kapitalizmden çok para politikası. Yani bizzat kamu otoritesinin tercihleri.
Grafiği 2005 öncesi ve sonrası diye ayırın. Servet eşitsizliğindeki asıl kopuşun ne zaman başladığı gayet net.
2000’lerin ortasından itibaren gevşek para politikası giderek normalleşti. 2008 krizi sonrası Bernanke ile sıfıra yakın faizler ve parasal genişleme (QE) kalıcı politika araçlarına dönüştü. 2020 sonrasında ise parasal genişlemenin dozu iyice kaçtı.
Sonuç?
Ucuz para finansal varlık fiyatlarını yıllarca yukarı taşıdı.
Peki bu varlıklar kimde?
Hisse senetleri, fonlar, özel şirketler ve diğer finansal varlıklar zaten ağırlıklı olarak servet dağılımının üst tarafında. Orta sınıfın serveti ise daha çok ücret gelirine bağlı.
Dolayısıyla ucuz para herkesi eşit zenginleştirmiyor. Paraya ve krediye daha kolay erişen, finansal varlığı zaten yüksek olan kesim parasal genişlemeden çok daha hızlı faydalanıyor. Varlık fiyatlarındaki yükseliş de servet farkını daha da açıyor.
Sonra dönüp ortaya çıkan tabloyu “kapitalizmin yarattığı eşitsizlik” diye anlatıyoruz.
Hayır.
Son 15-20 yıldaki servet eşitsizliğinin en önemli hızlandırıcılarından biri, piyasanın kendisi değil; krizlere karşı uygulanan aşırı gevşek para politikaları ve bunların varlık fiyatları üzerinden yarattığı dağılım etkisi.
Bize piyasanın kusuru diye gösterilen, aslında piyasaya yapılan müdahalenin ve bizzat devletin yarattığı sonuç.
20 yıllık İş Bankası sponsorluğunun bitmiş olması ve yerine yeni bir sponsorun bulunamamış olması ve şartların daha da kötüleşmesi üzerine 2008’den beri oynadığım olimpiyatta bu sene oynamama kararı verdim.