Sonra yavaş yavaş rabbinin seni koruduğunu anlıyorsun. Çünkü senin olmadığın ortamlarda hakkında ne konuşulduğunu o işitti. Seni nankörle imtihan etti de, güzel yüreğini yar etmedi. Rabbinin yazdığı kadere, bir gün mutlaka tecelli ettireceği adaletine güven.
Yaş ilerledikçe insanlarla değil doğayla iç içe olmayı çok seviyorum. Yeşil ya da denize bakan yerler görünce kendimi çok dinlenmiş hissediyorum. Doğa müthiş bir şey. İnsana zarar da vermiyor, bedava mutluluk ve huzur.
“Kimse senin arka planda verdiğin sessiz savaşları, parçalandığın yerden kendini nasıl kurtardığını ve olduğun kişi için ödediğin bedelleri anlayamaz. Anlatmaya çalışma. Ateşten geçmeyene ateşi anlatamazsın. Hala deniyor ve yola devam ediyorsan kendinle gurur duymalısın.”
“1 yıl sonraki kendime not; eğer kalbinde biri çiçek açtırabildiyse onun hatrına o bahçeyi kimseye talan ettirme. Hayatta değilsen de eğer umarım toprağına güller getirecek vefalı insanların vardır.”
“eskiden hiç değişmem böyle kalırım zannediyordum efe bir cesaretle. ama hayat ettiğin büyük lafları sana yediriyor ya. bırak seneler öncesini, birkaç hafta önceki ben ile şimdiki ben arasında uçurumlar var. hiç aklında yokken ufacık bir şey yetiyormuş değişmek için, çok tuhaf.