Geceye Z kuşağının bilmediği bazı bilgiler bırakalım:
• Disketlerin kapasitesi sadece 1,44 MB’tı.
• CD’ler 700 MB’tı; yazarken disk yanabiliyordu.
• Her DVD oynatıcı CD oynatırdı ama hiçbir CD oynatıcı DVD okuyamazdı.
• Kızılötesiyle tek bir polifonik melodi göndermek için telefonlar sırt sırta yapıştırılır, aktarım bitene kadar kıpırdatılmazdı.
• İnternete bağlanırken ev telefonu meşgul olur, çevirmeli ağın o meşhur sesi mecburen dinlenirdi.
• Farenin altında, imleci hareket ettiren mekanik ve yuvarlak bir top vardı.
• MSN’de hoşlandığın kişinin dikkatini çekmek için peş peşe çevrimdışı olup tekrar çevrimiçi olunur, cevap gelmeyince tüm ekranı sarsan titreşim gönderilirdi.
• İnternet kafeden oyunun sadece masaüstündeki kısayolunu kopyalayıp eve geldiğinde açılmadığını görmek, dönemin en büyük dramlarından biriydi.
• Kasetin bandı makaradan fırlayınca kurşun kalemle sabırla geri sarılırdı.
• Radyodan şarkı kaydederken araya giren DJ’e içten içe sitem edilirdi.
• Tüplü televizyonu kapattıktan hemen sonra cama kolunu yaklaştırınca çıtırdayan statik elektrik tüyleri havaya kaldırırdı.
Şimdi düşününce teknoloji ne kadar zor, hayat ne kadar güzeldi. 🥹
Geldiğiniz için sana ve annene teşekkür ederim. Her yönünle; Türklüğün, bilim insanı kimliğin, anneliğin, vefakârlığın ve sayamayacağım daha nice ulvi özelliklerinle seni her şeyinle sevdim, güzel kızım @dagdevirencanan
İki bilimcimiz buluşmuş. Ne güzel anlar paylaşmışlar.
Cumhuriyet sayesinde zihinlerini yerelden evrensele taşımayı başarmış (ikisini de tanımaktan onur duyduğum) gönülleri geniş iki çalışkan, şahane insan..
Her Türk gibi ben de onlarla övünüyorum..