Hakan Fidan terör örgütü demiyor, örgüt diyor. Terörizme son verdiğini açıklamış demiyor, “silahlı mücadeleye” son verdiğini açıkladığını söylüyor. Yanlış bir terminoloji. Bir emekli asker ve yıllarca MİT müsteşarlığı yapmış bir kişinin yapmaması gereken bir hata. @zaferpartisi@zpgencresmi@ZPKadinAile
500 bini aşkın vatandaşımız birikimlerini rulet masasına koymadılar. Devletin lisans verdiği, yatırım yapabilirsiniz diye onay verdiği, SPK aracılığı ile denetimim altında dediği, kamu aydınlatma platformu (KAP) ile şeffaflık vadettiği yatırım şirketlerine devletlerine güvendikleri için koydular.
Devlete düşen görev vatandaşın birikimini dolandıranların mal varlıklarına el koymak, daha önce dünyadaki örneklerde de görüldüğü gibi davranmak ve vatandaşın mağduriyetini çözmektir.
#FonMadurları
#FonMağduru
@zaferpartisi
İlişkileri görmek çok şeyi anlamamızı sağlar…
Şu Diyarbakır adını değiştirip Amed olarak telaffuz edenler bu şehrin Büyükortadoğu projesinin kalbi olacağını da ima ettiler.
Yugoslavyada olduğu gibi ilk adımlar müzikle sanatla futbolla atıldı. Birden bir spor klübü ortaya çıktı adı Amedspor oldu. Yöneticisi Narin Nadirova Kazakistan ve dünyada şubeleri olan Home Credit Bank CEOsu. Kendisini kürt ekonomist ve aktivist olarak tanıtıyor.
Babası ise Ermenistanda milletvekili..,
Bu ve benzer konuları kurcalamayı ihmal etmeyin…
Hazine ve Maliye Sekreteri Mehmet Şimşek’e soruyoruz!
“Seçim” konuşulmaya başlandıysa; macun tüpten çıkmış, ülke seçim sürecinin içine girmiş demektir.
İktidar partisinin kendi içindeki KAVGADAN da bu seçim yarışı apaçık anlaşılıyor…
Cumhur İttifakı İktidarı’nın ve AKP’nin içindeki grupların, ekiplerin, güç odaklarının “kuvvet kavgasını”; BÜROKRASİDEKİ KADROLAŞMADAN tutun, MEDYADAN SANAT DÜNYASINA, ŞİRKETLERDEN, PARA VE İŞ DÜNYASINDAN BORSAYA KADAR; her yerde yaşıyor, her sabah Türkiye yeni bir sansasyonla güne başlıyor.
İktidar kaynaklı yeni krizimiz; geçen hafta, yani 15-16 Eylül tarihlerinde sermaye piyasalarında patlak veren BORSANIN ÇÖKMESİ oldu.
Türkiye’nin kurumlarını tasfiye etmeye, en güvenli yapılarını çökertmeye ahdetmiş olan AKP; şimdi de 1980’lerin Bankerler Krizini veya 2001 yılının Bankacılık Krizini aratmayacak bir altüst oluşu sermaye piyasalarında yaşattı.
Borsa İstanbul’un (BIST 100) Endeksi 15 ve 16 Eylül’de 2 günde toplam kümülatif endeks düşüşü %7,82 düşerek neredeyse çöktü!!!
2 günde hızlı bir düşüş gösteren Borsa, bu şekilde şirketlere 1,08 trilyon TL seviyesinde bir değer kaybı yaşattı ki; bu da 22,2 milyar ($) dolar gibi yüksek bir değer kaybı anlamına gelmektedir.
Bu depremin doğrudan etkilediği ve tasfiye kararı verilen toplam 131 fondan, “zarar gören 517 bin yatırımcının” sahip olduğu fonun toplam değerinin ise 850 milyar TL, dolar cinsinden 17,4 milyar USD civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Bu durumda “Hazine ve Maliye Sekreteri” Mehmet Şimşek’e soruyoruz;
4 Kasım 2025 tarihindeki Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi konuşmasında; “borsa ve fon piyasalarındaki manipülasyonla mücadele için cezaları ağırlaştıracaklarını; özellikle bazı yatırım / hisse fonları üzerinden manipülatif işlemler ve spekülasyonlar yapıldığının farkında olduklarını ve piyasaların şeffaf, kurala dayalı ve uzun vadeli yatırım anlayışıyla işlemesi gerektiğini belirterek borsanın bir spekülasyon veya oyun alanı gibi görülmemesi gerektiğini” ifade etmesine rağmen; aradan geçen 11 ayda neden hiçbir tedbir almadı?..
Buna ek olarak; geçen Mayıs ayında uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın (Morgan Stanley Capital International); Türkiye ve Borsa İstanbul’a yönelik, özellikle piyasa şeffaflığı, fiili dolaşım (halka açıklık) oranları ve fonlar üzerinden yapılan koordineli işlemler hakkındaki uyarıları neden dikkate alınmadı?..
Zafer Partisi olarak; Türk kamuoyuna ve doğrudan zarar gören hisse senedi sahiplerine bu soruların cevabını en kısa sürede vermesini istiyor ve bekliyoruz.
Çünkü bu rakamlar, bu yük fakir halkın sırtına yükleniyor!
Sonuç olarak; uluslararası kuruluşların da uyarılarına rağmen yeterince önlem alınmadığı için piyasalarda oynanan; Ponzi-Saadet Zinciri benzeri uygulamalar ve yapılan manipülasyonları önleyemediniz!!!
Vatandaşa, Türk toplumuna yaşatılan ağır ekonomik sorunlar ve maliyetin üzerine bir de bu “çöken borsa krizi” eklenmiş oldu ve AKP’nin ülke yönetimindeki başarısızlıklarına bir yenisi daha eklenmiş oldu.
AKP, uyguladığı yanlış politikalarla Türk ekonomisini ithalata bağımlı hale getirirken, bu sayede; tarımı ve Türk çiftçisini de batırmış, Türk sanayisini kapanma ve iflas noktasına getirmiş ve gördüğünüz gibi; geçen hafta Borsayı da çökerterek; “tasarruf sahibi yatırımcıları” da zamanında tedbir almayarak büyük bir zarara uğratmıştır.
Zafer Partisi buna sebep olanların en ağır şekilde hesap vermeleri için bu sorunun, konunun takipçisi olacak ve insanlarımızın bundan daha fazla zarar görmemesi için uyarılarda bulunmaya ve vatandaşlarımızın yanında durmaya devam edecektir.
@umitozdag@zaferpartisi
Sevgili gençler,
Biz Zafer Partisi olarak gençlerin girişimci olmasını, kendi işlerini kurmalarını istiyoruz.
Bu yüzden gençlerin tüm ticari girişimlerini güçlü bir şekilde teşvik edeceğiz.
@zaferpartisi
İmralı'da Öcalan'a bir villa yapacaklar demiştim aylar önce, şimdi villanın yapılacağı teyit edildi.
Ya çok merak ediyorum, acaba bu villa sıvasız mı olacak? Evet. Bu villa sıvasız olmalı. Buradan villayı yapanlara sesleniyorum. Bu villanın sıvasını atmayın. Sıvasını atmayın ki yüzlerce sıvasız şehit evi hatırlansın.
250 metrekare. 15 bin şehit verdi bu ülke. 250'ye bölün bakayım, her metrekaresine kaç şehit düşüyor?
Aralarında Genel Başkan Yardımcımız Ali ÇOLAK'ın da yer aldığı 10 partilimiz hakkında, 08/12/2024 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen bir olayla ilgili 24/12/2024 tarihinde yapılan bir şikayete istinaden geçtiğimiz günlerde başlatılan disiplin soruşturması, Zafer Partisi Tüzüğü' nün 68'inci maddesinin 6'ıncı fıkrasında yer alan 6 aylık zamanaşımı nedeniyle hukuken hükümsüzdür.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunar, bu sürecin partimize zarar vermeden bir an önce sona ermesini dilerim.
Tabanın sesine kulak vermek zorundadır siyasi yetkililer. Acilen Zafer Partisi ve İyi Parti Türkiye İttifakı kurmalıdır. Başka Türkiye yok.
Başbuğ Türkeş'in dediği gibi;
Mevzu vatansa hepimiz ölelim, mevzu makamsa hepiniz ölün!!
@zaferpartisi@iyiparti
Amaçları hiç bir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı. Kravatlı ve kravatsız teröristlerin hedefi toprak ve egemenlik elde etmek.
Sivas’a kadar uzanan Kuzeyde Karadeniz’e güneyde Akdeniz’e uzanan, GAP bölgesini Türkiye’den koparan bir Kürdistan’ı kurmak.
Bunun için zamana ihtiyaçlar var. Türkiye’yi parçalamadan önce “Batıyı birlikte yönetelim, doğuyu biz yönetiriz “diyorlar.
Türk milleti bu projeye izin vermeyecek. @zaferpartisi@ZPKadinAile@zpgencresmi
Savcı Sayan bile duruma isyan ediyor. AK Partili Savcı Sayan sürecin başından buyana PKK ile müzakerelerin terör örgütüne silahla kuramadığı hakimiyeti siyaseten kurma imkanı vereceği haklı uyarısını yapıyor. AK Partili vatansever yurttaşlarımızın bu uyarıyı dikkate alması gerekiyor. @zaferpartisi@ZPKadinAile@zpgencresmi
Kastamonu Zafer Partisi il başkanlığı Şehitlerimize Saygı Çadırı kurarak Çerçeve Yasayı protesto etti. Dün elime gelen bir araştırma Çerçeve Yasa konusunda toplumun ancak yüzde 30’u bilgi sahibi. Yüzde 48 durumdan haberdar değil. Geri kalanlar ise “Biraz Biliyorum” diyor. @zaferpartisi
PKK silah bırakacak ve karşılığında PKK affı ile teröristler serbest kalacak ve terör bitecek gibi anlatıyorlar. Oysa PKK terörü sona erdirmek için Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin yıkılmasını ve “kurucu önder” Öcalan’ın kurucularından birisi olduğu yeni bir devletin kurulmasını istiyor. Bunun nasıl olduğunu videoda anlattım. Lütfen izleyin ve izletin. @zaferpartisi@zpgencresmi
PKK terör örgütü destekçilerine tanınan ayrıcalıklara itiraz eden vatanseverler, cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, Türk milliyetçileri süreci sabote etmekle suçlanıyor ve tehdit ediliyor.
Bu şekilde Türk milletini baskılamaya devam ederseniz biz de Atatürk’ün Bursa Nutku'nun takipçisi oluruz!
BU BİR SOYGUN DÜZENEĞİDİR!
2 boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi.
Bu kararın alınış şekli, ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha açık bir şekilde ortaya koymuştur çünkü parlamenter demokratik sistem olsaydı, bu alınan karar ve bu tür kararlar bir tek kişinin iki dudağı arasında değil, önce Özelleştirme Yüksek Kurulu’nda tartışılır ve karara bağlanır, ardından Bakanlar Kurulu’nda enine boyuna tartışılır ve ülke yararına karar alınırdı.
Fakat üzülerek yaşıyor ve görüyoruz ki artık rasyonel devlet aklı yönetimden tamamen tasfiye edilmiştir.
Cumhur İttifakı iktidarı, yüksek enflasyon, yüksek iç ve dış borçlar ve yüksek faiz sarmalında bocalayıp durmakta ve sistemin devam etmesi için çıkış yolu bulamamaktadır.
Köylünün, çiftçinin, işçinin, esnafın, emeklinin, topyekun tüm vatandaşların ortak paralarıyla, vergisiyle yapılan bu köprüleri ve otoyolları satarken, bu geliri ve getirisi yüksek olan bu yatırımlar özelleştirilip 30 yıl süreyle şirketlere verilecek.
Bu özelleştirmeden ele geçen köprü ve otoyollar, şirketlerin yönetim marifetiyle daha da zamlanacak, vatandaşa daha yüksek ücret, daha pahalı yol ve köprü kullanımı olarak geri dönecek ve daha yüksek enflasyon olarak yansıyacak.
Bu bir soygun düzeneğidir değerli arkadaşlar. Yani burada partili vatandaş ayrımı yoktur. AKP seçmeni olan vatandaşların kasası da soyuluyor. Çünkü devletin hazinesi gelir kaybına uğruyor, zarar ettiriliyor.
Ayrıca zarar etmeyen, aksine kar eden, devlete yük olmayan bu işletmeleri elden çıkarmanız, varlıklarımızı haraç mezat işletme karşılığında satmanız, vatandaşa daha pahalı, daha yüksek ücretli köprü, otoyol geçişleri olarak yansıyacaktır. Yatırımlarımızın, birikimlerimizin gelecek 30 yılını devletten kaçırıp özel sermayeye ipotek ediyorsunuz.
Gençlerin karartılan gelecek ufuklarının yeniden aydınlatılabilmesi için Zafer Partisi yine gençlerle birlikte Türkiye’mizin yönetiminde söz sahibi olacaktır.