Dernek olarak takip ettiğimiz Alya Urkasimova davasında karar çıktı!
Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, toplanan deliller ışığında mahkeme heyeti fail hakkında hiçbir indirim uygulamadan AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET hapis cezasına hükmetti. ⚖️
Bu karar, kadın cinayeti dosyalarında etkin soruşturma ve yargılamanın ne denli büyük bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
#AlyaUrkasimova'nın yaşam hakkını savunduğumuz gibi, hiçbir kız kardeşimizin şüpheli ölümünün karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz! 💜
Avukatlarımız: @sibeelmutlu, @oncekmek
Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği'nden Avukat Bilge Çarpıcı, MEB bünyesinde yürütülen “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi” kapsamındaki yatılı kursta eğitim gören 11 yaşındaki çocuğun şiddet gördüğü iddiası ile başlatılan soruşturmanın etkin yürütülmediğini belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.
@oncekmek
https://t.co/95nibVXFOE
Herkes şanına yakışanı yapar. Sizin geçmişinizde Abd askeri için genelev duvarı boyamak, bizim geçmişimizde onları denize dökmek var. Trump'ı da bu ruhla karşılayacağız.
Bugünden itibaren artık iki parti var. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşılıklı tavizlerle anlaşacakları beklentisi büyük olasılıkla gerçekleşmeyecek. Ancak bu iki partinin birbirinden ayrışması kolay olmayacak. Tam da AKP’nin istediği gibi, birlikte yürüyemeyen ama ayrılmaları zahmetli ve zaman gerektiren iki parti CHP.
Bir taraf diğerini “Saray’ın emriyle hareket etmekle” suçlarken diğer taraf yolsuzluklar ve ahlaki bozulmanın üzerinde duruyor. Defalarca söylediğimiz gibi dünya ve memleket meselelerine ilişkin bir tartışma yok ortada.
Türkiye’de iktidara dönük tepkili kesimleri önemli bir bölümünün desteğini alan bir parti olarak CHP’nin kitlesi “AKP’yi yenecek” lider arıyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu yolsuzluklar konusunda ikna edici olsa dahi CHP tabanını kendi yanına çekemez. İnsanlar hayata küser, içe kapanır, başka arayışlara girenler olur ama Kılıçdaroğlu’nun peşinden gitmez. Geniş bir kesim ise kulaklarını ve gözlerini tıkayarak Özgür Özel’in arkasında durmaya devam eder. Seferber edilen bütün kaynaklara ve şişirme girişimlerine rağmen Kılıçdaroğlu’nun bugün Genel Merkez binası önünde gerçekleştirdiği mitingin sönük geçmesi bunun kanıtıdır.
Böyle bir tablo iktidarın daha fazla müdahalesine yol açacaktır. İktidar iki CHP yaratıp ana muhalefeti zayıflatacağını düşünmüştür ama kendisi ikna edici olamadığı için politik gündemi bir anda iki CHP belirlemeye başlamıştır. Toplum CHP’ler arasında tercih yapmaya zorlanmaktadır. AKP buna tahammül göstermeyecek ve CHP’li bazı isimlere ve yerel yönetimlere daha fazla yüklenecektir. Kılıçdaroğlu’nun stratejisi de tamamen bunun üzerine kuruludur. Şimdiye kadar kendisine yol gösterip belge ulaştıranların buna devam etmesini ummaktadır.
Peki iktidarın bu müdahaleleri, şu anda hâlâ birlikte hareket etmeye devam eden Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in, kendilerini aşan bir toplumsal hareketin ortaya çıkmasına yardımcı olmasına neden olur mu?
Görüldüğü kadarıyla Türkiye solunun geniş bir bölümü buna inanıyor. İktidarın saldırıları gerekçe gösterilerek, sınıfsal ve ideolojik karakteri, dünyaya bakışı son derece açık bir ekibe kefil ve destek olunuyor.
Bugün hemen her açıdan inandırıcılığı zayıflamış iktidarla mücadeleyi “geniş kesimlerin tercihi bu” gerekçesiyle devrimci değerlere karşıt bir çizgiye yerleştirmek, şu yolsuzluk vb. iddiaların tamamı düzmece ve iftira olsa bile büyük, çok büyük bir yanlış.
Bu yanlış, “başka bir dünya mümkün” iddiasının reddedilmesi anlamına gelir.
İktidarın siyaset alanını ve başka partileri tasarlama girişimlerine karşı durmak ile sermaye egemenliğinin talan ve aşırı sömürü mekanizmalarının iyice çürüttüğü düzen siyasetine yerleşip burada güç toplamaya çalışmak arasında büyük bir fark var.
Bugün İmamoğlu-Özel ikilisinin arkasında duran toplumsal kesimlerin yeni gelişmelerin yaratacağı travmaları atlatması ve henüz bu olup bitenlere ilgisiz ancak yoksulluk nedeniyle arayışta olan geniş kesimlerin güvenebileceği bir seçeneğin yaratılması bu kirletilmiş düzlemin içinde mümkün değildir.
Dahası, bu yaklaşım, halkın karşı karşıya olduğu yaşamsal sorunlar ve bu sorunların kaynaklarıyla ilgili tutum alarak iktidarın karşısında bir direnç ve seçenek yaratma sorumluluğunun en olmadık zamanda bir kenara konması anlamına gelecektir.
Oysa bu kadar “umutsuz” ve “çaresiz” olmak için bir neden bulunmamaktadır.
İlk kez 24-25 Mayıs 2025'te toplanan Cumhuriyetçiler Kurultayı’nın ikincisi, 7 Haziran 2026'da Ankara’da, ülke genelinden gelen 257 delege ve yüzü aşkın konukla gerçekleştirilmiş, gerici ve emperyalist saldırılara karşı bağımsız bir emekçi cumhuriyeti mücadelesini yükseltme iradesini devralmıştır.
kbb doktoruyla bugun aramızda gecen konusma:
-alerjin var
+neye
-simdi ilac yazıcam
+neye alerjim var
-tetikleyen bir seyler var alerjini bu ilac iyi gelir
Vehbi Koç 1901 doğumlu. Kurtuluş Savaşı başladığında ailesi Ankara'da. Ama tabi İstanbul'daki gayri müslim esnafla ilişkileri var, ordan mal getirip satıyorlar. Düzenleri ülkenin halinden bağımsız ilerliyor. Sonra Vehbi diyor ki o zamanlar yaşım küçük olduğu için savaşa
Sanatçı Sabahat Akkiraz'a @sabahatakkiraz kampanyamıza desteği için teşekkür ederiz.
DAYANIŞMA YAŞATIR 🇨🇺☀️🇹🇷
#Küba'nın karşı karşıya olduğu enerji krizi, sağlık hizmetlerini de etkiliyor. Elektrik kesintileri ve kaynak yetersizlikleri nedeniyle binlerce ameliyat ertelenmek zorunda kalıyor. Bugün ülkede ameliyat sırası bekleyen hasta sayısı 100 bini aşmış durumda; bunların yaklaşık 12 bini çocuk.
Hastanelerin kesintisiz hizmet verebilmesi için güneş enerjisi sistemlerinin kurulmasına katkı sunuyoruz. Küba'ya Güneş Topluyoruz! ☀️
Dayanışma kampanyamıza destek olmak için:
TÜRKİYE İŞ BANKASI – MEŞRUTİYET ŞUBESİ (4213)
SWIFT: ISBKTRIS
TL HESABI
IBAN: TR98 0006 4000 0014 2131 2503 79
USD HESABI
IBAN: TR02 0006 4000 0024 2131 0985 51
EURO HESABI
IBAN: TR81 0006 4000 0024 2131 0985 84
Her katkı, Küba'da bir hastanenin daha güvenilir enerjiye kavuşmasına ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesine destek olacaktır. ✊
*Ankara Valiliği izni ve 06.2026.4513 faaliyet numarası ile yürütülmektedir.
#Cuba #CubaNoEstáSola #CubaEstáFirme #100AnosConFidel #Fidelle100Yıl
Aklınızdan bile geçirmeyin!
Ülkemizin içine bir ur gibi yerleşip yayılan dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun 36. Zirvesi 7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da düzenlenecek.
Lafa gelince “vatan, millet, sakarya” diyenlerin ülkemizin bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik en büyük tehditlerin başında gelen emperyalist ABD’nin ve onun liderlik ettiği NATO’nun emir eri gibi davranmaya ne kadar hevesli olduklarını bu vesileyle bir kez daha görüyoruz.
Tam da bu kapsamda, Ankara’da NATO karşıtı bir miting düzenlenecek diye kenti açık hava hapishanesine çevirme niyetlerini yakından takip ediyoruz.
Partimizin çağrısını yaptığı, 5 Temmuz'da Tandoğan'da gerçekleşecek mitingin yasaklanacağı haberlerini üstü kapalı olarak servis etmeye çalışanları uyarıyoruz: Aklınızdan bile geçirmeyin!
Daha geçtiğimiz aylarda Filistin ve Lübnan halkının üzerine, komşumuz İran halkının üzerine yağdırılan ABD menşeli bombalar tüm dünyanın ve tabii ki halkımızın hafızasında ve vicdanında yakıcılığını koruyor.
Bu düzenin ev sahibi olan patronlar, AKP iktidarı ve buldukları her fırsatta NATO övücülüğü yapan düzen muhalefeti tüm bu katliamların bir numaralı sorumlularından Trump’ın, ülkemize gelecek olmasından mutlu olabilir.
Yeni anlaşmalar ve yeni görevlerle kendi servetlerini, koltuklarını sağlama alacaklarını düşünüyor olabilirler.
Ancak bu ülke onlardan, işbirlikçilerden ibaret değil.
Memleketimizin bağımsızlığını ayaklar altına alacak, halkımızı kendi çıkarları doğrultusunda ölüme gönderecek ABD’nin planları önünde boyun eğecek bir halk yok bu ülkede!
Kalbi İsrail ve ABD caniliğinin karşısında, sonuna kadar Filistin ve İran halkının yanında atan milyonlar var bu ülkede.
Memleket toprağındaki ABD ve NATO üslerinden utanç duyan bir halk var bu ülkede.
Bunları aklınıza kazıyın ve asla unutmayın.
Ankara’da NATO’yu hak ettiği gibi karşılamak, on binlerce kişiyle bu emperyalist haydutluğun karşısına dikilmek bu ülkenin yurtseverlerinin, cumhuriyetçilerinin, devrimcilerinin, komünistlerinin boynunun borcudur.
Bu miting bu anlamıyla sadece TKP’nin değil, ülkemizin tüm onurlu yurttaşlarının ve emperyalizme karşı samimi olarak mücadele yürütenlerin mitingidir.
Çağrımız onlaradır, gelin memleketimizin bağımsızlık bayrağını hep birlikte yükseltelim, gelin işbirlikçilerin ve emperyalist haydutların karşısına hep birlikte dikilelim.
BU MEMLEKET BİZİM!
CK Danışma Kurulu Üyesi, Akademisyen Kaan Eroğuz:
"Bağımsızlığı savunmanın yolu NATO'ya karşı çıkmaktan geçiyor. 100 yıl önce emekçi halka güvenerek mücadele ettik. Yine aynısını yapacağız."
TKP Ankara İl Örgütümüzden bir heyet ile bugün Doruk Madencilik işçilerinin yanındaydık.
İşçiler ödenmeyen maaşları ve gasp edilen hakları için Nisan ayında Ankara'ya yürüyürek ülkenin gündemine oturan bir mücadele örneği göstermişlerdi. 15 Mayıs'a kadar tüm haklarının ödeneceği sözü verilmesine ve 3 Bakanlığın garantör olmasına karşın, ödemeleri tamamlanmadığı için ikinci kez Ankara yoluna düşen, ancak kente girişi engellenen işçiler, Beypazarı'nda direnişini sürdürüyor.
Direniş alanında açıklama yapan TKP PM üyesi İlter Aslaner: “Bu ülkede bakanlık koltuklarında oturanların çoğu patronlar. Şunu biliyoruz, o koltukları patronlardan, patron temsilcilerinden almadığımız sürece bu tür hak gaspları devam edecek. Türkiye Komünist Partisi, Doruk Madencilik işçileri haklarını alana kadar yanlarında olmaya devam edecek”