Şeriatla yönetilen bazı toplumlarda kadınların kamusal yaşamdan katı biçimde dışlanmasıyla birlikte ortaya çıkan “bacha bazi”, yoksul erkek çocukların dans ettirildiği, aşağılandığı ve çoğu zaman sistematik cinsel istismara maruz bırakıldığı karanlık bir düzendir.
Karşımızdaki şey bir “gelenek” değil; çocukluğun, insanlığın ve onurun yok edilmesidir. Sahnedeki gençlerin gözlerine bakın… Birçoğunun yaşadığı travma yüzlerinden okunuyor. Ezilmiş hayatlar, çalınmış çocukluklar…
Cumhuriyet ve laiklik ise tam da bu yüzden vazgeçilmezdir: Çocukları tarikatlardan, istismardan ve dogmatik baskıdan koruyan şey; hukuk, özgürlük ve birey haklarıdır.
Hilafet ve şeriat özlemi duyanların neyi savunduğunu herkes açıkça görmeli. Hiçbir toplum çocukların sömürüldüğü, bireyin iradesinin yok sayıldığı bir düzeni kabul etmek zorunda değildir.
Her çocuk; kimliğini, hayatını, mesleğini ve geleceğini özgürce seçebilmelidir. Çocuklar korkuyla değil, özgürlükle büyümelidir.
Afganistan gibi ülkelerde ise halk yıllardır savaşın, radikalizmin ve dış güçlerin çıkar hesaplarının arasında eziliyor. Bunun bedelini en ağır şekilde yine çocuklar ödüyor.
50 yıl bu ülkeye sınıf öğretmeni olarak nesiller yetiştireceksin!
Biri tıp profesörü, diğeri diş hekimi iki evlat kazandıracaksın!
Çocukların ülkeden kaçmayacak memlekete hizmet edecek!
Akciğer kanserini yeneceksin!
Ailen ile mutlu olacaksın!
Kurallara riayet eden sağlam bir vatandaş olacaksın!
Sokağa salınmaması gereken, hastane de güvenlik görevlisi yapılan!
Şerefsiz bir maganda!
Trafikte eşinizin yanında siz darp edecek ve öldürecek!
İyi vatandaş! Namuslu vatandaş! Ölüyor, Öldürülüyor!
Sorumlular uyusun, hamasete devam etsin!
Şeyh Edebali'nin güzel bir sözü var, "İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"
@tcbestepe@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Bosna savaşında beni etkileyen olaylardan biri.
Tüm köyü ve ailesi sırplar tarafından katledilen Senad Medanoviç.
Kimsenin sağ kalmadığını öğrenince bir ağaca sarılıp ağlıyor.
Savaş ne türkün ne de başka milletlerin düğünü falan değildir.
Atatürk, 1922'deki Bursa konuşmasında öğretmenlere: "Muallim Hanımlar, muallim Beyler" diye seslendikten sonra şöyle demiştir: Belki eski deyişle 'muallime' demediğim için beni ayıplıyorsunuz. Ben dilimizde ille
dişiliği belirten yabancı ekler kullanmanın gerekli olmadığını sanıyorum."
Ömer Asım Aksoy
Bir arkadaşı, İlber Ortaylı'yı anlattı:
"Bir panelde Yunanlı akademisyen 'Makedonya' yerine 'Eski Yugoslav Makedon Cumhuriyeti' diyordu.
Hoca buna sinirlendi. Hocanın sırası geldi, 'Yunanistan' yerine 'Eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi."
Hepsi,hep bir ağızdan yok efendim Fatih Sultan Mehmet'in yanına nasıl defnederler nakaratı çalıp, çamur atıyorlar.Kimse sormuyor onu oraya defneden GÜÇ; kim ve ne diye..Türk'e hizmet eden, mükafatını alır. Haddiniz bilin çenenizi kapatın.
Rahmet ve Saygıyla..
Öğretmen öldürülüyor bakan bey cenazesine katılmıyor!
Bir anne ve kızı öldürülüyor Aile Bakanı cenazesine katılmıyor!
Ama sorsan onlar hep mağdur bizler hep parmak sallayan!
Kul Hakkı ile yaşayın!
Bu ülkenin birinci gündemi kadın kıyımı, çocuk istismarı ve işçi kıyımıdır. Sistematik olarak öldürülüyoruz. Bu akşam meclise kim iftara gitmiş ya da gitmemiş merak etmiyoruz. Sabahtan beri cehennemden bağırıyor kadınlar, işçiler, öğretmenler. Duyuyor musunuz?