Tavır koyacaksın kardeşim,elini filan sıkmayacaksın. Senin bütün belediye başkanlarının içeri atılmasına sebep olan,partinin dağılmasına sebep olan adamın elini sıkmayacaksın arkadaş! bu kadar basit.
Çok yanlış bir analiz olmuş. Erdoğan yalnızca seçmenlerinin kendisine biat etmesi nedeniyle kazanmıyor. İktidarın, özellikle sosyal yardımlar aracılığıyla partizan kaynak dağıtımı, yürüttüğü kutuplaştırma stratejisi ve muhalefetin yaptığı hatalar, Erdoğan'ın seçim başarılarında çok daha büyük rol oynuyor. İktidar bir yandan maddi bağımlılık ve kutuplaşma üzerinden kendi tabanını konsolide ederken, muhalefetin aday, söylem ve örgütlenme hataları da iktidar karşıtı seçmenin etkili biçimde mobilize edilmesini zorlaştırıyor.
Özellikle CHP, uzun süredir kendi tabanının itirazlarına rağmen belli siyasi tercihlerde bulunuyor ve gelen tepkileri AKP karşısında tek alternatif olduğu iddiasıyla bastırıyor. "Tatava yapma, bas geç" sloganıyla özetlenen bu anlayışla muhalif seçmenler Ekmeleddin İhsanoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi istemedikleri adaylara oy vermeye çağrıldı; muhafazakâr danışmanları sineye çekmek durumunda kaldı ve hemşeri ağlarıyla şekillenen parti siyasetini kabullenmeye zorlandı.
Sorun şu ki, seçmenler sabırla bekleyip "tıpış tıpış" oy vermelerine rağmen CHP sandıkta kaybetti. Söylemde ve aday profilinde kısmi bir değişiklik yapıldığında ise 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde başarı geldi. Bu iki seçim bize, sorunun seçmende değil; doğru aday, doğru söylem ve doğru strateji kurabilmekte olduğunu gösterdi.
Çerçeve yasa krizinden sonra Yeni Parti'li siyasetçilerin seçmenlere laf yetiştirmek, eleştirileri trollere atfetmek ya da onları suçlamak yerine tabanı biraz daha dinlemeleri çok daha faydalı olur. Tabanı temsil etmek, seçmene hesap vermek ve gerektiğinde özeleştiri yapabilmek, bir süredir çok övülen "yeni nesil siyaset"in en temel unsurları olmalı.
Dostlarım, bundan daha önemli ne sorunumuz var?
En önemli tarım bölgelerimizden biri
Bununla sulanan ürünleri tüketiyoruz
Karpuz yediğimizi sanıyoruz, ölüm yiyoruz
Portakal, mandalina yediğimizi sanıyoruz, zehir yiyoruz
Salataya limon sıktığımızı sanıyoruz, zehir sıkıyoruz
Her olayı bu kadar büyük yaşamamız galiba çaresizlik hissimizden kaynaklanıyor.
Son on yılda o kadar çok "bu sefer olmazsa her şey bitti" hissi yaşadık ki yılda 10-15 kez dünya başımıza yıkılıyor, "Eyvah, buraya kadar bir ihtimal yine bir şeyler olabilirdi ama bu sefer gerçekten kaybettik" hissi yaşıyoruz. Her bir siyasi olay varoluşsal bir mücadeleye dönüşüyor, ölüm-kalım meselesi hâline geliyor.
Kendimi bundan ayrı tutarak söylemiyorum, ben de benzer durumdayım. Ama bunun sürdürülebilir bir ruh hâli olmadığının farkına varmamız gerek diye düşünüyorum. Evet demokrasinin d'sinin kalmaması hepimizin uykularını kaçırıyor, evet bunun yansımalarını çoğumuz kişisel yaşamlarımızda acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. Ama her seferi bir siyasetçiye, bir partiye aşırı umut bağlayıp en ufak pürüzde yerlere yıkılmak da sorunumuzu çözecek gibi görünmüyor.
O yüzden (bunu yine kendime de söylüyorum) kısa vadeli her olayda "bu sefer öldük bittik" yasına tutulmak yerine, azimle bu ülkenin uzun vadede hak ettiği yere ulaşması için elimizden ne geliyorsa onu yapmanın çok daha faydalı bir mücadele biçimi olduğunu düşünüyorum. Partiler, liderler, seçimler, oylamalar, şunlar bunlar gelip geçecek. Vatandaşlar olarak biz burada olacağız.
Özgür Özel'in bugün neden "hayır" verilmesi gerektiğini uzun uzun anlattığı yasaya "evet" demesini yanlış buluyorum. Yeni Parti'nin yarattığı bir rüzgâr vardı, bu karar o rüzgârı nasıl etkileyecek göreceğiz. Ama her hâlükârda siyaset tek atışlık bir oyun değil, her zamanki gibi akmaya devam ediyor. Yeni Parti'yi desteklemeye devam edelim ya da desteğimizi çekelim fark etmez, çözüm zaten tabandaki değişim iradesinde. Liderler ve partiler bu iradenin dönemsel taşıyıcıları olabilir elbette, ama aslolan iradenin kendisidir. Şöyle oldu, böyle oldu, o geldi, bu gittiyle bu irade yok olmayacağına göre her on beş günde bir "öldük bittik" endişelerine düşmemeye gayret edelim, akıl sağlığı da önemli sonuçta :)
Bu teyzenin burnundan fitil fitil getirilmezse, mahkemelerde hapislerde sürünmezse çok daha kötü günlere uyanırız. Bu dünyaya kimse size uygun yaşamak için gelmiyor, cennete de çan eğrisiyle gidilmiyor haddinizi bileceksiniz!
İthal çöp politikası geri dönüşüm değil, ekolojik yük transferidir. Sonuç: Makroplastikler kıyılarımızda, mikroplastikler soframızda. Türkiye çöplük değil.
👉Cinayete karışanların ya da tanıkların ifadeleri geldikçe, dosyadaki deliller netleştikçe belli ki telaş ve panik de artmış.
👉Gülistan Doku davasının şüphelisi eski Vali Tuncay Sonel için bir el "derin ve gizli" bir çalışma başlatmış.
👉Dosyanın, suçun işlendiği yer olan Tunceli’den alınıp Erzurum’a nakledilmesi için çaba harcanıyormuş.
👉Tunceli Başsavcılığı’nın gayret ve çalışmaları ile önemli mesafeler alınmış olan bu dosyanın, Erzurum’a gönderilmesi büyük bir hata hatta skandal olur.
👉Bu dosyanın aydınlatılması için devletin bütün kademeleri dikkat ve özen göstermeli.
👉Bu konuda hem Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'ten @abakingurlek hem de İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi'den @mustafaciftcitr özellikle hassasiyet ve dikkat rica ediyoruz.
👉Sürecin her ayrıntısını takip edeceğiz.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri
#GülistanDoku
chp'nin ilçe ve il yönetimleri, sosyal medya hesaplarının isimlerinin başına "özgür" ekleyerek kayyum idaresinden kurtarmaya çalışıyor. herkes elinden gelen desteği versin.
Nerede ünlüler? Nerede çok anarşist rapçiler? Nerede sizin sayenizde milyonlar kazanan youtuberlar? 2 kelime edin lan, ülkenin en büyük partisi şu an el değiştiriyor. Siz bunlara para kazandırmaya devam edin hala.
Cumhuriyet adına kapkara bir gün yaşandı. Bu noktada önemli olan yeniden ayağa kalkmak ve aynı şevkle mücadeleye devam etmek.
Birkaç yüz kişi, iktidar yargısına dayanarak 18 milyon seçmeni olan bir partiye çökmeye çalışıyor. Özel’in konuşmasında CHP’nin “3. kuruluşuna” atıf yapması bu açıdan doğru bir tercihti.
Bu yaşananların normalleşmemesi, asla kabul görmemesi ve tabandaki enerjiyi dağıtmaması gerekiyor. 10 senedir muhalefetin kurumsal kapasitesi baskı nedeniyle akamete uğruyor ama tabanı daralmıyor. Çıkış da buradan olacak.
Özgür Özel kahramanca yönetiyor bu çok zor süreci.
“Bize bina değil mücadele lazım” dedi ve yürüyor.
Yarın her ne olursa olsun, gerçek bir lideri oldu CHP’nin.
İnanılmaz bir dönemden geçiyoruz.
Bu günlerde şu yaşananlar utanç olarak geçecek tarihe.
Ama biz umudumuzu kaybetmeyelim. Umutlar yüreğimizdedir…
Bravo Özgür Özel
CHP Genel Merkezi önünde tansiyon yüksek!
🗣️CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Kemal Kılıçdaroğlu'na sert çıktı:
"3 yıl bekle, saraydan aldığın mazbatayı teslim almaya gel, utanmıyor musun!"
"Yıllarca kendisiyle omuz omuza yürüyen arkadaşlarını dövdürtecekse, öldürtecekse Allah onun belasını versin. Bu millet onu affetmeyecek, tarih onu affetmeyecek!"
https://t.co/dTeTbzsHkU