İslam toprakları saldırı ve işgal altında. Sadece topraklarımız değil zihinlerimiz de işgal altında. Hangisi neden, hangisi sonuç? Önemli olan; fiziki işgalden kurtulmak için önce zihinlerdeki işgalden kurtulmalı, “Kitab”ın önderliği ve birleştiriciliğinde yeniden saf tutmalıyız.
Hayırlara vesile olsun
İnşallah toplumsallaşmayı da hep beraber başaracağız ve önümüze bakacağız
Bu süreçte herkes üzerine düşeni yapmalı ve iki adım ilerlemek için bir adım geri adım atmayı öğrenmeli
“İnançsız insan, kendini yaratanı unuttuğunda tıpkı kesik bacağa beyinden gelen sinyaller gibi bir süre sinyal alır. Bu köprüden önceki son çıkıştır, bunu yakalayıp dönmeyen kişi sonsuz, cesur bir yolculuğa çıkar. Ateist cesurdur!Muhtaç olduğu kudret, kendi aklı ve bileğindedir. Hesap gününe, cehenneme inanmadığından cesareti bitmez. Bir kere kendini yaratıp koyan, nimetlerle donatan Allah’tan korkmayınca insan kimseden korkmaz. Elinde nankörlük diye bir silah da mevcuttur. Nasıl olsa yiyip içip gidecek, ‘Ben yaptım, ben kazandım!’ diyecektir. Allah’tan bir dileğim var: Keşke herkesin cehennem ısısı kendi kibriyle orantılı olsa! Gerçi hepimiz cehenneme kendi odunlarımızı götürüyoruz ama yine de bir dilek de benden olsun. Kibirli insanlardan nefret ediyorum. Yetenekliymiş, hak ediyormuş, iyi şairmiş, bilim adamıymış umurumda değil. Ben kibirli bir hayvan görmedim, insanın kibirli olmasını da ölene dek kınayacağım…
Böyle konuşunca yobaz, gerici diyorlar! Hayır, sizler dünyaya, arabaya, buzdolabına, eşyaya çakılıp önünüzü göremezken yobazlar bu dünyadayken ahireti görüyorlar. Daha uzak görüşlü ilerici varsa gelsin dinleyelim.” …
Bu satırlar, benim “saf insani ruh” olarak gördüğüm, kitaplarında şehrin yüksek kulelerinden, dağların doruklarından bir meczup gibi “Ey insanlar!” diye bağırıp duran Bülent Akyürek’in “Geriye Doğru İleri” kitabından… Geçenlerde de 25 yılda yazdığını söylediği “Satılık Adam” romanına başlamış ilk elli sayfadan sonra çarpılıp bırakmıştım. “Bu müthiş kitaba başka hiçbir şeyle uğraşmayacağın bir haftanı ayır” diye kendime tembihlemiştim.
Büyük uyarıcıların soyundandır Bülent Akyürek, dünya hayatını, bedenini zerre miskal ciddiye almayan soylu-delilerdendir. İnsan ki şeylerin adını bilir, dili vardır o halde o dilin varoluşu, hayatın ana gayesini anlatmasını sağlamayı esas amaç edinmelidir der ve anlatmaya çalışır. Ben onu bildim bileli yoksulluğuna, hastalığına, bedeninin ihtiyaçlarına bakmadan, yüksünmeden, sızlanmadan en güzel şekilde konuşmaya çalışır. Yürekten “aşk olsun!” dediklerimizdendir. Bülent Akyürek gibiler yüzündendir, artık onlardan sadece burada kaldığına inancımdandır, bu topraklara bağlılığım… @ketebe
@mfcanbaz Üstad merhaba,
Banka kredisi ile alınmış bir evin kalan banka borcu peşin olarak kapatılarak ortak olunsa ve evi ilk alan kişinin bankaya yapmakta olduğu miktar kadar katılım fianas sisteminden ev alımına girilse ve bu ev de ortak olacak olsa rakamsal farktan dolayı caiz olur mu?
@mfcanbaz Üstad merhaba,
Banka kredisi ile alınmış bir evin kalan banka borcu peşin olarak kapatılarak ortak olunsa ve evi ilk alan kişinin bankaya yapmakta olduğu miktar kadar katılım fianas sisteminden ev alımına girilse ve bu ev de ortak olacak olsa rakamsal farktan dolayı caiz olur mu?
Yeni gündem çalışmasına başlıyoruz. İsrail bu benzetmeden çok rahatsız oluyor. Bu sebeple “#nazisrael” etiketini seçtik. Yoruma birkaç cümle ile bu etiketi yazar mısınız?
“Felekte pâdişah olsam da etmem itibâr ancak
Kapında kulluğumdur bana matlab yâ Resûlallah”
Sultan III. Selim Han
Bu mübârek kandil hürmetine; hastalarımıza şifâ, dertlilere devâ, borçlulara edâ, Gazze başta olmak üzere bütün mazlumlarına selâmet ve saâdet ihsân eylesin.
Âmîn..