Herkese günaydın değerli arkadaşlar ,
Yaklaşık 1 yıl önce SPK’ya yapılan bir başvuru…
Sait Ürünlü bey tarafından 20 Ekim 2025 tarihinde CİMER üzerinden SPK’ya iletilen şikâyet ve bilgilendirme başvurusu. Dilekçeyi kendisinin izni ile paylaşıyorum.
Başvuruda aralarında TERA, TEHOL ve TRHOL gibi payların da bulunduğu bazı hisselerde gerçekleştiği ileri sürülen işlemler, fonlar ve şirketler arasındaki hisse/nakit transferleri, yüksek miktarlı emirlerin yazılıp silinmesi, özel emirler, ilişkili olduğu iddia edilen kişi ve kurumlar arasındaki işlemler ve aynı IP üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemler hakkında SPK’nın inceleme yapması talep edilmiş.
Başvuruda ayrıca, bu işlemlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili piyasa bozucu eylemler düzenlemeleri kapsamında incelenmesi gerektiği ifade edilmiş.
📌 Bu iddialar 20 Ekim 2025 tarihinde resmi olarak SPK’nın önüne taşınmış.
📌 Başvuru CİMER tarafından aynı gün SPK’ya sevk edilmiş.
📌 SPK ise 20 Kasım 2025 tarihinde başvuruyu cevaplayarak, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemler ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin şikâyetlerin 6362 sayılı SPKn’nun 88. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğini ve gerekli görülen hallerde ayrıntılı inceleme yapıldığını bildirmiş.
Yani yaklaşık bir yıl öncesine ait resmi bir CİMER başvurusu ve SPK’nın bu başvuruya verdiği resmi cevap bulunuyor.
Bugün yaşanan gelişmeler ışığında bu belgenin yeniden gündeme gelmesinin nedeni de tam olarak bu.
Bir yıl önce SPK’nın önüne getirilen bu iddialar sonrasında hangi incelemeler yapıldı?
Hangi işlemler incelendi?
Hangi emir kayıtları kontrol edildi?
Fonlar arasındaki virmanlar ve nakit hareketleri araştırıldı mı?
İlişkili kişi ve kurumlar arasındaki işlemler incelendi mi?
Aynı IP üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler araştırıldı mı?
Varsa tespit edilen aykırılıklar hakkında hangi idari veya adli süreçler işletildi?
Bugün yaşadığımız büyük fon ve sermaye piyasası krizine ilişkin geçmişte SPK’ya ulaşmış ihbar ve şikâyetlerin tamamı geriye dönük olarak yeniden değerlendiriliyor mu?
Bu yüzden bu ihbarların ne zaman yapıldığının ve kamu kurumları tarafından nasıl değerlendirildiğinin ortaya konulması büyük önem taşıyor.
Türkiye'de son yıllarda kurum sayısının da artmasıyla sermaye piyasalarında sık rastlanan bir tablo var: Uzun yıllar düzenleyici ya da piyasa altyapı kurumlarında veya aynı köklü kurumda çalışıp kariyerinin sonlarında farklı bir kuruma geçen yöneticiler.
Bu kişilerin önemli bir kısmı, kendilerine gelen ciddi tekliflerin yetkinliklerine değil, geçmişte yönettikleri kurumların sağladığı ilişki ağına olduğunu ya fark edemiyor ya da paranın cazibesine kapılıyor. Bu teklifler çoğu zaman kredibilitesi zayıf isimlerden geliyor. Yıllar içinde biriktirilen itibar, bu isimlerin yanında bir vitrin olarak kullanılıyor ve kısa sürede yıpranıp gidiyor.
Halbuki para itibarın önüne geçtiğinde, geçmişte yönetilen kurumların ağırlığı kalmıyor; insanları artık yanlarında durdukları isimler anlatıyor.
@AhmetBeyefendi Parayı hükümet vermiyor ki? Devlet veriyor. İmar bankasında Kastelli’de vb olaylarda devlet mi ödedi? Nice aileler darmaduman oldu yok oldu gitti. Onların günahı neydi? Bu işi yapanların ya da yarım puan fazla ödüyor diye yatırım yapanların ödemesi gereken bir bedel yok mu?
@CGulpinar@eozpeynirci Gerekli şartlar oluşmamış arkadaş açısından. yoksa şu an 7 sayfa güzelleme yazardı. Rüştü bey lansman falan ayağına gezdirsin biraz akabinde güzelleme gelir.
Buse Terim, karnesinde 6 sıfır görünce Fatih Terim’in okula geldiğini anlattı:
🔹 “Bir gün karnem geldi, 6 tane sıfır var.”
🔹 “Matematik, felsefe, tarih; Allah ne verdiyse.”
🔹 “Babam, ismini de mi yazmadın kızım dedi.”
🔹 “6 tane sıfır alacak kadar ne yapıyorsun dedi.”
🔹 “Ben de sporla ilgileniyorum dedim.”
🔹 “Okulla pek ilgim olmadığını söyledim.”
🔹 “Babam, ben okula geleceğim dedi.”
🔹 “Bence burada bir sıkıntı var, hoca sana takmış dedi.”
🔹 “Hocaya, ismini soyadını da mı yazmadı diye sormuş.”
🔹 “En azından ismini yazdığı için bir puan vermeniz lazım demiş.”
🔹 “Sonra bir şekilde geçtim.”
🔹 “Babamın okula gelmişliği çoktur.”
Bu memleket adamın tüm enerjisini götünden çeker alır işte böyle. Mesihim diye iddialı bir şekilde yola çıkıyorsun normalde hıyar Tezgah’ı kovalayan zabıta gelip müdahale ediyor hahshshssh. Adamı muhatap ettikleri seviyeye bak
Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı.
Belaruslu bir pasaport kontrol memuru, Türk bordo pasaportunu morötesi ışığa tuttuğunda ortaya çıkan detaylara hayran kaldı:
“Daha önce bu kadar güzel bir pasaport görmedim. Sayfalarında adeta şehirler saklı, muhteşem manzaralar işlenmiş.”
@Aysenurkahrmn Pert olan aracın sovtaj bedelini neden hesaptan düşmüyorsunuz? Değindiğiniz nokta doğru ama insanları bu kadar korkutmanın bir mantığı yok.