15. Dk da Fenerbahçe lehine penaltı verilen pozisyonda VAR müdahalesi kesinlikle yanlış…!
Beklenmeyen top , kafa topuna yükselen bir oyuncunun eli ne kadar kapalı olabilirse o kadar kapalı , buna rağmen elini toptan kaçırıyor …
Penaltı kararı yanlış …!
Fenerbahçe, Lyon ile eşleştiği günden bu yana Fransız basınında Fenerbahçe’ye karşı ciddi bir çalışma var. Geçen gün Mason Greenwood hiç Fransa’da oynamamış gibi Türkiye’de kendisine karşı olan tepkiler üzerine bir haber yapmışlardı.
Bugün çıkan sayıda da birbirinden farklı konulara değinmişler:
• Fenerbahçe’nin, Kerem Aktürkoğlu için yaptığı çift sözleşme nedeniyle UEFA tarafından 7 M€ para cezasına çarptırılması.
• Fenerbahçe’de maaş bütçesinin kulüp gelirlerinin %70’ini aşmaması gerekirken %84 seviyesine ulaşması.
• Fenerbahçe’nin yıllık maaş bütçesinin 170 M€ civarında olduğu belirtilirken, bu rakamın Galatasaray’da 116 M€, Lyon’da ise yalnızca 55 M€ olduğu.
• Mason Greenwood’un maaşının, primlerle yaklaşık 12.5 M€ olduğu.
• Fenerbahçe’nin kuralları ihlal etmeye devam etmesi halinde sportif yaptırımlar veya yeni para cezalarıyla karşı karşıya kalabileceği. Buna rağmen kulübün önceliğinin, UEFA’nın vereceği cezalar ne olursa olsun şampiyonluğa ulaşmak olduğu.
• Fenerbahçe’nin, uzun süredir şampiyonluk bekleyen taraftarlarının üzerindeki baskı nedeniyle diğer kulüplere kıyasla daha fazla harcama yaptığı.
Işık hızında Galatasaraylılara işlem başlatanlar bunu niye görmedi?
Aziz Yıldırım: "Acun Ilıcalı, Dominik'te Fetöcülere pasaport veriyormuş.“
Adnan Oktar'dan yargılananların %20'si bizi Acun tanıştırdı diyor. 9 sene yanında kaldın? Beni konuşturmasın, bir daha çıkamaz sokağa."
Sevgili Tuzlalı Komşularım,
Öncelikle bugüne kadar bana verdiğiniz her türlü destek için sizlere gönülden teşekkür ederim.
Genç yaşta bana güvenerek, Tuzla gibi çok güzel ama aynı zamanda da büyük sorunları olan bir ilçenin yönetilmesi görevini emanet ettiniz. Ben de güveninize layık olabilmek için var gücümle çalıştım. Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla’nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak.
Ne yazık ki bazen siyasi hesaplar, halkın ihtiyaçlarının, umutlarının ve haklarının önüne geçebiliyor.
Yaklaşık iki yıldır, önce yetkililere, sonra da sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, ilçemiz tarihinin en büyük barınma ve mülkiyet kriziyle karşı karşıya.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir.
Ortada geçmişten gelen hukuki bir problem olduğu doğrudur; ancak söz konusu olan sadece hukuki ve teknik bir imar meselesi değil, insani bir krizdir.
Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB’nin de büyük sorumluluğu vardır.
İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez.
Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla’nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk.
Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık.
Bu düzeyde insani ve toplumsal bir meselede gösterilen duyarsızlığa şahit olmak büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu. Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum.
50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip "parti disiplini ve sadakati" kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum.
Bugüne kadar mevcut siyasi zeminde çözüm üretmek için tüm girişimleri yaptım. Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır.
Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır.
Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim.
Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var. Eğer mesele siyasi ikbal olsaydı, en kolay yol mevcut düzeni sürdürmekti. Kolay olanı değil, Tuzla için doğru olduğuna inandığım yolu seçiyorum.
Biliyorum, kararımı eleştirenler olacaktır. Farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Ancak inanıyorum ki zaman içerisinde bu kararın sebepleri ve Tuzla için doğuracağı sonuçlar daha iyi anlaşılacaktır.
Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım.
Saygılarımla
Eren Ali Bingöl
Tuzla Belediye Başkanı
@demarkesports İnanılmaz bir yüzsüzlük. Geldiği günden itibaren rakip camialardan hakkında bir kelime yazılmamışken her gördüğü kameraya salya akıtarak ortamı geren adamın dediklerine bak.
CİNAYET MAHALLİNE İLK KATİL GELİRMİŞ.
Futbol dünyasına yönelik devam eden bahis operasyonunda Galatasaray Sportif A.Ş. Yöneticisi Maruf Güneş'in de gözaltına alınması sonrası sosyal medyanın gayrimeşru çocuklarının Galatasarayımız üzerinden alçak bir algı operasyonuna giriştiğini dikkatle gözlemliyoruz.
Hiçbir resmi açıklama olmadığı halde afaki dönemlere ilişkin afaki rakamlarla yalan bilgiler yayan bu aşağılık sürüye yalan bilgiyi alenen yaymak suçundan suç duyurularında bulunulmasını ve akabinde soruşturmalar açılmasını ivedilikle bekliyoruz.
Cinayet mahalline ilk katil gelir deyiminden hareketle ortalığa dökülen bu hafızasız operasyon çocuklarının acziyeti artık bilimsel açıdan incelenmeli.
Yıllardır tüm sportif faaliyetleri bir tarafa bırakarak UEFA'dan TESCİLLİ ŞİKELERİNİ unutturmak için debelendikleri lağımı etraflarına sıçratmaya çalışan bu sürüngenler istedikleri kadar sürünebilir çünkü Fenerbahçe TÜM DÜNYADA TESCİLLİ ŞİKECİ DİYE BİLİNİR!
Yasadışı bahis yüzünden soruşturma geçiren, uyuşturucu madde temin etme, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak ve uyuşturucu kullanma suçlarından dolayı gözaltına alınan eski başkanlarının yerine, futbol maçı izlemesi bile sakıncalı ilan edilmesi gereken “ben şike yaptıysam Fenerbahçe için yaptım” diyen bir ŞİKECİYİ tekrar seçen; kaptanları bahis şikesinden aylarca cezaevinde yatan ve halen soruşturması devam eden bu meczupların haline artık acımaktan sıkıldık.
Algı manipülasyonlarıyla yönetilen gündem değil, hukukun üstünlüğü kazanacaktır. Adil ve şeffaf şekilde yürütülen süreç sonunda Maruf Güneş'in aklanmasını umuyor, aksi takdirde şahsi olarak bir yanlışı varsa bu yanlışın cezasını bağımsız yargının vereceğine inanıyoruz.
Galatasaray tarihinde sadece kupalar kazananlar değil, bu armanın haysiyetini tek başına savunanlar ölümsüzleşir. Mauro Icardi, Florya’da geçirdiği 4 yıla sadece şampiyonluklar sığdırmadı; bu kulübün genetiğindeki o boyun eğmez karakteri her cephede tek başına ayağa kaldırdı. 🦁🏆
Siz Erden Timur’un arkasında duramazken kameralar karşısına aslan gibi dikilen oydu.
Ali Koç sahne aldığında Bebek Otel masalarının altına saklanan korkak vizyonunuza inat; Kadıköy’de, statlarda o formayı ters giyip bu ülkeye şampiyonluk dersi verdi.
Mourinho bu coğrafyaya "maymunluk" anlatırken taraftar dışında herkes sus pusken, o sahada dersini verip Moruk’a çeviren yegane aktördü. 🔥🤫
"Formsuz, antrenman yapmıyor, sevgilisinin peşinde koşuyor" diye besleme kalemlerinizle ergen beyinleri zehirlediniz.
O adam ise tüm dünyada dakika başına gol istatistiklerinde zirveyi zorlarken, parçalanmış ailesini toplama mücadelesini mahkeme salonlarında sessizce verdi.
Seyircinin tapmasından korktunuz; 1 yıldır sözleşmesini bilerek oyalayıp "biz istedik, o gitti" tiyatrosunu tezgahladınız.
Adam giderken bile asaletini bozmadı, sadece acı bir tebessümle "Öpüyorum" dedi. 🎭💔
Bu kirli operasyon, vizyonsuzluğun Wesley Sneijder’i Florya’dan söküp attığı o meşum günün birebir kopyasıdır. Siz neyi, hangi ruhu kaybettiğinizi henüz idrak edemediniz.
Eserinizle gurur duyun, satılık kalemlerinizle avunun. Şimdi hodri meydan; Icardi'siz de şampiyon olun bakalım, görelim o muhteşem planlarınızı! 🦅🖕👇
CHP veya bir başka parti zerre umrumda değil. Sadece şu iki yüzlülüğü söylemek istiyorum.
Dava eden CHP’li davalı CHP’li diyen arkadaşlar.
Bülent Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde kim bunu soruşturdu, kaçınız sordu?
Türkiye’deki insanlar hayattan soğudu aynı şekilde ben de öyle. Ben gelecek yıllar için buraya not düşsün diye yazıyorum. Bu yapılan adalet değildir.
AK Parti’ye veya DEM Parti’ye de yapılsa doğru bulmam. Özgür Özel ile de 2 sene önce Mavi Vatan hakkında danışmanının yaptığı bir açıklama nedeniyle tartışmıştım ve sonrasında bir kez bile konuşmadım. Şahsı umrumda değil.
Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlıktır.