Son günlerde gördüğüm en kahredici görsellerden biri oldu bu. Sokağımızda yaşayanından iskelede kıvrılıp uyuyanına kadar, aradaki uçurumu hepimiz görüyoruz. Dünyanın en özel canlılarından birini düşmanlaştırdılar, eziyetle topladılar, öldürdüler. Bu kıyımı affetmeyeceğiz.
Valiliğin kararını herkes okumalı…
“Ücretlerini alamadıkları iddiasıyla eylem yapacaklarmış, yasakladık!” diye yazmışlar.
Ücretlerini alamadıklarını İçişleri Bakanı biliyor, Enerji Bakanı biliyor, Çalışma Bakanı biliyor üstelik Çalışma Bakanlığı bunu resmi olarak rapor haline getirdi!
Buna rağmen böyle saçma sapan hukuksuz bir “karar” alındıysa bu işçi düşmanlığı değildir de nedir?
İşte bu hukuksuz kararla işçi arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Gözaltı aracına binerken bir kardeşimiz şöyle sesleniyordu, basın abluka nedeniyle yoktu ama herkesin duymasını istiyorum; “binlerce insanın alınterine çöken, binlerce işçi çocuğunun açlığına sebep olan patronu bir tek defa gözaltına aldınız mı, ifadesini aldınız mı?”
"Akademik dünyada artık çoğu şeyi gördüm" derken emekliliğe yakın bir şeyi daha görmek nasip oldu. Bugün editörü olduğum DSİ Teknik Bülten'e gönderilen ve üç hakemin ikisinden ret, birinden de büyük değişiklik gelen bir makaleyi yayına kabul etmediğimiz için CİMER'e şikayet edildik. Şimdi CİMER'e bu makalenin neden yayına kabul edilmediğini anlatacağız.
Adam hala konuşuyor...AKP belediyesi döneminde başlayan son yılların en büyük imar yolsuzluklarından birini ihbar edeceğine populist davranıp devam ettirmişsin...Özür dileyeceğine...Sen en iyisi doğrusunu yap AKP ye git...
Gördüğünüz bu şahıs, Kastamonu Akbük Köyü'nün cami hocasıdır.
Anne köpek ve 5 yavrusunu çuvala koyup aldırttı, engel olmaya çalışan iki kadına da şiddet uyguladı!
Tutuklama ‘istisna’ değil ‘asıl’dır bu coğrafyada. Sinem Dedetaş’ın kaçmayacağını en çok bu kararı veren hakim biliyor . Hiç inandırıcı değil. Hiç adaletli değil. Diğer bir çok tutukluluk gibi..
“Başıma bişey gelirse, intihar demeyin” demişti Fatma Çelik.
Başına çok şey geldi; 8 yaşındaki kızı istismar edildi, kendi çocukken istismar edildi, failiyle evlendirildi.
Kızıyla birlikte ölü bulundu, olayla ilgili kimse yargılanmadı.
Sesini bile duymadılar. Kimi korumak için?
Ben İlayda Zorlu. Henüz 19 yaşındaydım, hayallerim vardı. Sadece "kadınlar öldürülmesin" dediğim için, eylemlere katıldığım için beni kendi aileme hedef gösterdiler, eve hapsettiler. Kendi babamın silahıyla hayattan koparıldım. "İntihar" deyip üstünü örtmelerine izin vermeyin..
Gözaltında olan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’tan gelen mesajı, kız kardeşi okudu:
Benim durduğum yerde durmaktan çekinenler olabilir ama ben bir Cumhuriyet kadını olarak dim dik buradayım!
Korkmuyorum! Adalet için korkmadan savaşan herkes burada!
Sen kimsin? Şehrin ağası mı oldun, derebeyi misin? Bu ülke vatandaşlarını hangi hakla, nereye almıyorsun? Hakkında soruşturma açılması gereken adam işte bu ama muhalif belediye başkanları gözaltına alınıyor.
Deniz Göktaş'ın tutukluluğu çok ağrıma gidiyor. Onu ordan almamız lazım. Adam resmen özlediğimiz insan formu ya. Çıkıp yüzümüze gözümüze biraz bundan bulaştırması lazım.
Üsküdar iradesine sahip çıkıyor.
Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunmak adına tüm Üsküdarlıları 30 Temmuz Perşembe günü saat 19.00’da Üsküdar Sahili Marmaray çıkışında buluşup, hep birlikte belediye binamıza yürümeye davet ediyoruz.