“Annem 13 yaşında evlendirilmiş.
Derdi ki:
“Ahırda yeni doğmuş buzağıyla oynuyordum.
Alnında bir tutam saç vardı, hiç unutmuyorum…
Kemik tarağını çalmıştım yengemin, buzağının saçlarını tarıyordum.
Abim geldi bir küfür etti, sonra ensemden tuttu.
"KOCA KADIN OLDUN
OYUN MU OYNUYORSUN HÂLÂ?
YÜRÜ, SENİ VERDİK" dedi.
Verilecek bir şey miydim ben?
Yengemden tarağını istesem vermezdi.
Ben neden bu kadar kolay verildim…?”
30 koyun,1 hamile at...
11 Reşadiye karşılığı verilmişti annem...
Anneannemin tek kızı üstelik
8 erkekten sonra…
7 yaşına kadar emzirdiği kızı.
Eski Ford minibüse bindirdiklerinde aklında kalan tek şey arabanın önünde süsledikleri oyuncak bebekmiş.
Dönüp arkaya baktığında yerde baygın annesini görmüş.
11 kişilik bir ailenin en büyük oğlu ile evlenmiş.
Büyük derken lise 2 öğrencisi.
Kazanla yemek pişermiş.
Derdi ki: “Benle görümcem
kazana girip denizcilik oynardık.
Bursa'da deniz var üzerinde gemiler var diye üzerine de hâyâl gücümden ekleyerek tuhaf hikâyeler anlatırdım benden küçük görümcelerime”.
Bir suç işlense sıra dayağından geçerlermiş. Çocuklar bardak kırdı onu da döverlermiş...
Evdeki küçük bebeler ona anne dermiş…
Çok sevinirmiş.
Evcilik oynadığını düşünürmüş.
Karnı büyümüş…
Karnında bir şey varmış…
Demet ablam.
Sonra 6 aylıkken kucağında,
bir burun deliğinden kan gelen,ardından “çok şükür uyudu” dediği ama hiç uyanmayacak olan maviş kızı Demet.
Yaş 14…
Artık farkında, bir evlat ve bir çocukluk kaybettiğinin...
Yaş 15…
Artık farkında tekrar hamile olduğunun ve bakımsızlıktan böbreklerini kaybetme
raddesine geldiğinin...
Yaş 16…
Artık farkında cılız ve sürekli hasta bir kızının olduğunun…
Adı Özlem…
Çünkü kocası asker, çekiyor dibine kadar özlem…
Ve karnında ben…
Yaş 18…
Dizinde Ben…
Göğsünde Özlem…
Bu da kız…
Beceriksiz…
Hem beceriksiz hem hastalıklı…
Baba evine bırak gel denilerek biniyor trene babamla…
O günden sonra ne babam bırakıyor annemi
ne de Bursa onları…
İlk iş hastaneye gitmek…
Doktor kızıyor babama “Öldürüyorsunuz sonra
can ver diyorsunuz…
Ben ne yapayım bu çocuğa şimdi böbrekleri sırf iltihap?”
Babam çıkarıyor askerlik kağıdını,
4 gün önce terhisim.
Bilmiyordum diyor…
Sonra Umut doğuyor
sonra yeni bir yaşam başlıyor, umudumuz olsun diye…
Maviş Umut…
Tıpkı Demet ablası…
Yaş 22….
İnsan annesinin 22 yaşını hatırlar mı?
Ben hatırlıyorum…
Karnı burnunda…
Karnında Fatih var.
Siyah uzun saçlarını, yemyeşil gözlerini…
Sonra o cılız yeşil gözlü
Özlem çok hastalanıyor…
Doktor demiş bu daha anne karnında hastaymış…
Kronik böbrek yetmezliği…
Bitmek bilmeyen diyaliz seansları…
Annem çok vakur durdu…
İçten çürüdü…
Çocuk bedenine yüklenen ağırlıklar 46 yaşında
bir kalp krizi ile patlak verdi…
“Kalbi çatlamış” demişti doktoru hiç unutmuyorum…
Kalp kapakçıkları değişti…
Ama çocuk gelinler hâlâ değişmedi…
Hâlâ var....!
BİR ÇOCUĞUN ÇIKARAMADIĞI SES OLMAK ZORUNDASIN!
"O SUSAR, SEN SUSMA."
Not: Bu ülkede çocuk evliliği maalesef hep olmuştur, laik bir ülke olmamamıza rağmen önüne geçilmeyen bir utancımızdır.
Gerici ülkelerde kadınlar her zaman aşağılanıyor, eziliyor ve cezalandırılıyor.
Bakın bu videoda ne oluyor: Bir kadın zincire vurulmuş, saçları zorla kesilerek halkın önünde teşhir ediliyor.
Din, gelenek ya da “adalet” kılıfıyla kadınlara yapılan bu vahşet hiçbir şekilde kabul edilemez.
Mob linçi, kadına şiddet, aşağılama… Bu ortaçağ zihniyeti hâlâ yaşıyor.
Bu tarz olaylara sessiz kalmak suçtur.
İstanbul'da haklarını arayan öğretmenleri döve döve gözaltına alıyorlar.
Yere yatırıp boğazlarını sıkarak...
Bu çürük düzeni işbirlikçiler ve şiddetle savunabiliyorlar
Arapça sanılan, aslında İbranice kökenli olan bazı isimlere bakalım:
Gabriel: Cebrail
Michael: Mikail
David: Davud
Isaac: İshak
Mousa: Musa
Solomon: Süleyman
Eve: Havva
Adam: Adem
Abraham: İbrahim
Usain: Hüseyin
Elias: İlyas
Noah: Nuh
Jacob: Yakup
Jasmin: Yasemin
Joseph: Yusuf
Aaron: Harun
Örnekleri çoğaltmak mümkündür…
Çocuklarımıza Türkçe adlar verelim…
Arapça, İbranice veya başka kültürlere ait isimleri koymayalım…
Araplar, ev temizliği yapan kızlara “Ayşe” derler…
Fatma, “sütten kesilmiş” demektir.
Hatice, “vaktinden önce doğmuş” demektir.
Zeynep, “tombul” demektir.
Gonca, Yonca, Gül, Bilge, Irmak, Deniz, Doğa, Başak, Begüm, Burcu, Türkan, Türkü, Hatun, Işıl, Öykü, Sevim, Toprak, Ülkü, Aykız, Bengü vb. gibi öz Türkçe isimler dururken, neden Arapça ve İbranice isimleri çocuklarımıza koymakta ısrar ediyoruz?
Mesela Osman, Arapça bir isimdir ve “yılan yavrusu” demektir…
Öz Türkçe “Yiğit” gibi bir isim dururken, el kadar çocuğa “yılan yavrusu” anlamına gelen bir ismin konması akıl kârı mıdır?
Araplardan ayrı bir kültür geleneğine sahip olan Türk milleti içinde hâlâ İslam dini ile Araplığı ayıramayanlara, şalvarı ve hurmayı dinin gereği sayanlara rastlayabiliyoruz.
Bunlar, koyu bir Arap milliyetçiliğine hizmet ettiklerinin farkında değiller…
Asimile olmak, çocuklarınıza Türkçe isim vermemekle başlar…
Dilini, özünü unutursun…
Özün dışında herkese, her şeye benzersin…
Millî benliğini koruyamayan, vatanını da toprağını da koruyamaz.
TÜRKÇE KONUŞ, TÜRK GİBİ YAŞA…
Bu günden sonra çarşıda, pazarda, sokakta ve devlet erkânında yalnızca Türkçe konuşulacaktır…
Türkçe konuş!
Türkçe selamlaş!
Türkçe düşün!
Türkçe oku!
Türkçe yaz!
Türkçe dua et!
Türkçe giyin!
Türkçe gez!
Türkçe sev!
TÜRK GİBİ YAŞA…
Çocuklar okula bilim öğrenmeye gidiyor, ama karşısına ‘hoca’ çıkıyor ve onlara cennet-cehennem anlatıyor. Matematik, fizik, kimya, tarih, felsefe? Hepsi arka planda.
Bu sistemde çocuklarımızın itaati mi isteniyor?
Hoca camide olsun, okulda değil!
😢
#عاجل_الآن
لماذا الصمت المطبق بشأن ملفات إبستين؟
أُفرج عن 3.5 مليون صفحة + 2000 فيديو + 180 ألف صورة.. ثم صمت رهيب.
الملفات تكشف تورط نخبة السياسة كـ ترامب في أمريكا وخارجها. لكن نصف الوثائق (حوالي 3 ملايين أخرى) ما زالت محجوبة ‼
#اشحنها_معاك_يالاخضر#السعوديه_اسبانيا
Fatih Altaylı, milli takıma villa vereceğini söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu’na seslendi:
▪️ “Bodrum’da 4000 tane villa yapıyorum. Milli takım oyuncularına birer tane hediye edeceğim.” demek kolay ama insanın aklına bazı sorular geliyor.
▪️ Bodrum’da 4000 villayı nereye yapıyor, bunu merak ettim.
▪️ Birine villa hediye edecek kadar büyük bir servetin varsa, o serveti elde ederken ne kadar vergi ödediğini de açıklayabilmen gerekir.
▪️ Sayın Hacıosmanoğlu çıkıp, “Ben şu işleri yaptım, geçen sene şu kadar vergi ödedim, kazancım budur.” desin.
▪️ Çünkü milli takımdaki 22 futbolcuya villa hediye etmek ciddi bir maliyet demektir; bunun arkasında da ciddi bir kazanç ve ciddi bir vergi yükümlülüğü olması gerekir.
▪️ Bir anlatsın bana.
📌Rüşvet suçundan 5 yıl 2 ay ceza alan AKP'li Keskin Belediye Başkanı'nın görevine devam ettiği ortaya çıktı.
Başkanın soruşturma ve dava aşamasında 1 gün bile gözaltına alınmadığı öğrenildi.
NOW Haber
🔴 FIFA açıkladı: Fenerbahçe ilk 20’deki tek Türk kulübü
FIFA, 2026 Dünya Kupası’nda milli takımlara futbolcu gönderen kulüplere yapılacak dayanışma ödemelerini duyurdu.
Açıklanan verilere göre, yaklaşık 500 kulübe ödeme yapılacak. Turnuvada görev alan her futbolcu için kulüplere günlük 11 bin dolar ödeme yapılması planlanıyor.
Listede yaklaşık 4,64 milyon euro gelirle Manchester City ilk sırada yer alırken, Bayern Münih 4,04 milyon euro ile ikinci, PSG ise 3,58 milyon euro ile üçüncü sırada yer aldı.
Türkiye’den ilk 20’ye girmeyi başaran tek kulüp ise Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertliler, Dünya Kupası’nda forma giyecek 10 futbolcusu sayesinde FIFA’dan ödeme alacak kulüpler arasında 15. sırada yer aldı.
Fenerbahçe’nin Dünya Kupası’nda mücadele edecek oyuncuları arasında Çağlar Söyüncü, Mert Günok, Mert Müldür, İsmail Yüksek, Oğuz Aydın, Kerem Aktürkoğlu, Ederson, Nelson Semedo, N’Golo Kanté ve Edson Álvarez bulunuyor.
🚨Murat Ağırel : " Yasadışı bahis baronları Erden Timur'un inşaat şirketi üzerinden 100 milyonlarca Euro para aklıyor."
💥Erden Timur'un savcılıkta 1000'in üzerinde dava dosyası bulunuyor.
👉🏻Ve Bu adam Galatasaray’a milyonlarca lira getirdi..
Bangladeş’te bir İslamcı, elinde silahla tıp fakültesini basıp "Kadınların eğitilmesi haramdır!" diye bağırıyor.
Önce "Başörtülü bacımız okula giremiyor" diye mağduriyet yaratanlar, güçlenince "Kadının okula gitmesi haram" demeye başlıyor. Olan yine geleceğe oluyor… 🇧🇩