Freud’un büyük eserleri arasında kısa sayılabilecek bir metin olan ‘Başarı Karşısında Yıkılanlar’, oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu makale, başarıya veya mutluluğa dayanamayan insanların durumunu, basit bir olgu gibi sunulan bir konunun arkasında aslında çok güçlü ve yoğun bir dinamiğin çalıştığını göstererek okuyucuyu şaşkına uğratır. Nevrozun nedenselliğine ufak bir atıfla başlayan Freud, arzu, iyileşme ve başarma gibi son derece popüler meselelerin kökenlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunur.
Freud, uzun zamandır beklenen bir mutluluğa kavuşmanın ardından hastalanan bir kadının hikayesini şu şekilde ifade eder: “Uzun yıllar birlikte yaşadıktan sonra adam, ailesini onunla barıştırmayı başardı ve ardından onu yasal eşi yapmaya hazırdı. Ancak, tam bu noktada kadın dağılmaya başladı. Hanımı olmak üzere olduğu evi ihmal etti; adamın, kendisini aileye dahil etmek isteyen akrabalarının kötü davrandığını düşündü. Anlamsız kıskançlığı nedeniyle adamın sanatsal çalışmalarını engelledi ve sevgilisine tüm toplumsal ilişkileri yasakladı. Sonunda ise kısa sürede iyileştirilemez bir zihinsel hastalığa yenik düştü.”
İnsan, bu tür bir başarının ardından gelen boşluk hissiyle karşılaştığında şaşkınlık yaşayabilir; ancak bu durumu yalnızca arzu ve onun gerçekleşmesi karşısındaki depresyon ya da hayal kırıklığı olarak değerlendirmek yetersizdir. Çünkü bir idealin neye destek olduğu, neyi koruduğu ve neyle ilgili olduğu, özellikle özne düzeyinde büyük bir öneme sahiptir. Bir başarı, öznenin kendisini Öteki’nden uzaklaştırması gereken kastrasyon kompleksinin çıkmazlarını yeniden harekete geçirebilir. Freud’un ünlü vakalarından biri olan Schreber’in, Dresden Yüksek Mahkemesi’ne atandığı sırada psikotik bir hezeyan geçirdiğini hatırlamak bu bağlamda önemlidir. Ayrıca, şöhretlerinin zirvesindeyken insanların bazen kılık değiştirmiş şekilde (riskli davranışlar, uyuşturucu, alkol) intihar ederek ortadan kaybolmayı bir çözüm olarak bulduklarını da biliyoruz. Terfi aldıklarında ya da bu konumlarla bağlantılı bir işi bitirmeye yakın olduklarında, tam da bu konumlarını sarsacak ya da başarılarını engelleyecek edim hataları yapmaları da tesadüfi değildir. Freud bu durumu şöyle açıklar: “Başarının insanları hastalandırdığı bu istisnai olgularda iç engellenme kendi başına işlemiştir; aslında yalnızca bir dış engellenmenin, bir istek doyurulmasıyla yer değiştirmesinin ardından ortaya çıkmıştır. İlk bakışta bunda tuhaf bir şey vardır; ancak daha yakından incelendiğinde, düşlemde (fantazm) yer aldığı ve doyurulmaktan uzak göründüğü sürece bir isteği zararsız olarak görüp ona izin vermenin Ben için alışılmadık bir şey olmadığı anlaşılır. Öte yandan, doyurulmaya yaklaştığında ve bir gerçeklik haline gelme tehdidi taşıdığında, Ben kendisini böyle bir isteğe karşı ateşli bir biçimde savunur.”
Arkadaşım ben kartları en başında açık oynuyorum bu sayfa siyaset sayfası değil 1 haftadır sesimi çıkarmamış olmam rahatsız olduğum anlamına gelmez ben Apolitik biriyim siyasete çok meraklı olsam vekil olup inek satardım o yüzden siyasi rahatsızlığını gidip sandıkta değerlendir
la sprint cuando no la veo: gana verstappen, chocan los mclaren , choca russell, llueve, dnf de 8 pilotos , viene messi
la sprint cuando la veo: gano kimi antonelli por 20 segundos de ventaja y max verstappen no pudo subirse al auto porque había una bomba
Used to get mad when mom posted the ugliest pics of me, but now that I'm older, l realized that she was always choosing the ones I looked the happiest in.